AKİT MENÜ

İslam

Ahiretin azap yurdu Cehennem nasıl bir yerdir? İşte elem, ıstırap ve pişmanlık yurdu Cehennem

Derin kuyu, ahirette kâfir ve günahkâr kimselerin azap Cekecekleri ceza yeri. Kur`an-ı Kerîm`de inanan ve güzel amel işleyen kimselere Cennet vadedildiği gibi (el-Kehf 18/107); kâfir ve günahkâr kimselere de Cehennem vâdedilmiştir.

3

CEHENNEM NE ZAMANDAN BERİ VARDIR? Allah Cehennem`i diğer yaratıklardan önce yaratmıştır ve şu anda mevcuttur, yok olmayacaktır. Nitekim şu ayet bu durumu gayet açık ifade eder: "Artık o ateşten sakının ki, onun tutuşturucu odunu (kâfir) insanlarla taşlardır. O (ateş) kâfirler için hazırlanmıştır. " (el-Bakara, 2/24) "Kâfirler için hazırlanan ateşten korkun. " (Âli İmrân, 3/131).

4

EN AĞIR AZAP ATEŞLEDİR: Ateş, insan cismine çok büyük acı ve ızdırap verdiği için ahirette kâfir ve münâfıkların cezası ateşle verilecektir. Böylelikle Cehennem, Allah`nı tutuşturulmuş ateşinin ismidir (Râğıb el-İsfahani, el-Müfredat, I02).

5

CEHENNEM'E GİRECEKLER ÇOK OLACAK: Cezalandırma azgınlığın çeşit ve derecelerine göre olacağı için Cehennem`in yedi kapısı veya tabakası vardır. Bu kapı veya tabakalar şunlardır:

6

1- Cehennem; yukarıda söz konusu edildiği şekilde Kur`an-ı Kerîm`in yetmişyedi ayetinde geçmektedir. 2- Lâzâ (alevli ateş): "Lakin ne mümkün! (Allah onu azabdan kurtarmaz) Çünkü o Cehenneın alevli bir ateştir" (el-Meâric, 70/15). 3- Saîr (çılgın ateş): "O şeytanlara (ahirette) çılgın ateş azabı hazırladık. " (el-Mülk, 67/5). Ayrıca on beş ayette daha bu isimle geçmektedir. (22/4; 31/21; 34/12 vs.) 4- Sakar (kırmızı ateş): "Hem ey Rasûlüm bilir misin, nedir o sakar (Cehennem). " (el-Müddessir, 14/27) 5- Hâviye (uçurum): "O, kızgın bir ateştir " (el-Kâria, 101/9-11). 6- Hutame (kalbleri saran ateşli kaygı): "Şüphesiz o, Hutame ye (ateşe) atılacaktır." (Hümeze, 104/4). 7- Cahim (yanan kızgın ateş):

7

CEHENNEM HAKKINDA PEYGAMBER EFENDİMİZİN MÜBAREK SÖZLERİ: “Bir adam Hz. Peygamber’e (s.a.v.) gelerek, ‘Ey Allah’ın Resûlü! (Cennet ve cehennemi) gerektiren iki sebep nedir?’ diye sordu. Allah Resûlü, ‘Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimse cennete girer; Allah’a bir şeyi ortak koşarak ölen de cehenneme girer.’ buyurdu.” (Müslim, Îmân, 151)

8

KİBİRLİLER... “Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan hiç kimse cehenneme girmez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan hiç kimse de cennete giremez.” (Müslim, Îmân, 148; Tirmizî, Birr, 61)

9

İNSANLARI CEHENNEM SÜRÜKLEYEN İKİ ŞEY: “Resûlullah’a (s.a.v.), ‘İnsanların cennete girmelerine en fazla sebep olan şeyler nelerdir?’ diye soruldu. Resûlullah, ‘Allah’tan sakınmak (takva) ve güzel ahlâktır.’ buyurdu. ‘İnsanların cehenneme girmelerine en çok sebep olan şeyler nelerdir?’ diye soruldu. Resûlullah, ‘Ağız/dil ve cinsel organdır.’ diye cevap verdi. (Tirmizî, Birr, 62; İbn Mâce, Zühd, 29)

10

DOĞRULUK VE YALANCILIK: “Şüphesiz, doğruluk (insanı) iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Kişi devamlı doğru söyler ve doğruluktan ayrılmazsa Allah katında ‘doğru/sıddîk’ olarak tescillenir. Yalandan sakının! Çünkü yalan (insanı) kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. Kişi devamlı yalan söyler, yalan peşinde koşarsa Allah katında ‘yalancı/ kezzâb’ olarak tescillenir.” (Buhârî, Edeb, 69)

11

CENNET VE CEHENNEMİN YOLLARI: “Cehennem, nefsin arzu ettiği şeylerle, cennet ise nefsin hoşlanmadığı şeylerle kuşatılmıştır.” (Buhârî, Rikâk, 28; Müslim, Cennet, 1)

12

DEHŞET YURDU CEHENNEM: “Güneş tutuldu. Resûlullah (s.a.v.) namaz kıldırdı. Sonra, ‘Bana cehennem gösterildi. Bugünkü kadar kötü ve dehşet verici bir manzarayı ömrümde görmedim!’ buyurdu.” (Buhârî, Salât, 51)

13

ZAKKUM: “(Cehennemliklerin yiyeceği olan) zakkumun bir damlası dünyaya düşmüş olsaydı dünyadakilerin geçim kaynaklarını mahvederdi. Peki ya yiyeceği zakkum olan nasıl dayanacak!” (Tirmizî, Sıfatü cehennem, 4)

14

ATEŞTEN AYAKKABI: “Muhakkak cehennemliklerin en hafif azap göreni ateşten iki ayakkabı giyecek, ayakkabılarının hararetinden beyni kaynayacak.” (Müslim, Îmân, 361) ARIM HURMA

15

YARIM HURMA İLE DAHİ OLSA... “Yarım hurmayla bile olsa kendinizi ateşten koruyun. Bunu da bulamayan güzel bir sözle (kendisini ateşten korusun.)” (Buhârî, Rikâk, 49)