Gündem
Nur Serter’in gözlerindeki kini unutamadılar!
Çocuklar, üniversitemize hoşgeldiniz. Öncelikle kendinizi bir tanıtın. Hangi okul mezunusunuz? Hangi illerden geldiniz? Baba mesleği nedir? Ne tür kitaplar okursunuz? vb sorular sordu. Yanımızdaki arkadaşımız: Öncelikle biz kimlerle muhatap oluyoruz, hoca mısınız? Kendinizi tanıtır mısınız? dedi Evet ben bu üniversitede profesörüm, yanımdaki arkadaşım da psikolog.Sizlere yardımcı olmak için buradayız, dedi. Soruları cevapladık. Akabinde: Peki başörtüsü konusunda kim yada kimler size baskı yapıyor? Kim sizi zorla kapattı? Bu yaşta böyle bir kararı sizin verdiğinizi düşünmüyoruz. Aile baskısı mı? Bizlere açıkça, korkmadan söyleyin, yardımcı olalım. Hayır aile baskısı falan yok. Bizler 18 yaşına gelmiş kendi kararlarını kendi alabilen insanlarız.Dinimizin gereği örtündük, dedik. Profesör hoca: Ama böyle aynı babaannelere benziyorsunuz, hiç güzel görünmüyorsunuz, dedi. Aydınlıkçı, çağdaş bir profesörün ağzından dökülenler bizleri hayretler içinde bırakmıştı. Bu muydu modernlikten anladıkları?! Az önceki zoraki samimi atmosfer, bizlerin fikirlerini anladıkça yerini daha ciddi bir atmosfere terketmişti. Bizlere: Başörtüsü ile okulda eğitim alamazsınız, bu hukuk kurallarına ve Yök'ün aldığı resmi kararlara aykırıdır. Kayıt olabilmeniz için öncelikle burada başınızı açıp önünüzdeki formu imzalamanız gerekiyor, dediler. Bir dizi sorular içeren anket doldurmamız istendi ve bir kağıda; "okulda kılık kıyafet kurallarına uyacağımı ve başörtüsü ile okula gelmeyeceğimi taahhüt ederim" yazıp imzalamamızı istediler. Biz de onlara: Burada başımızı açmak istemiyoruz, henüz kendimizi hazır hissetmiyoruz. Size söz versek? Okulda açacağız başımızı, ama şimdi değil, dedik. Bizden önceki öğrencilere baskı yaptıkları için ağlayarak dışarı çıkıyorlar ve ortam iyice geriliyordu. Belki de olayların büyümesinden çekindiklerinden midir bilinmez, teklifimizi kabul ettiler. Bizden sonraki bazı arkadaşları da bu şekilde kabul ettiler. Bizlere: -Bakın eğer okulda açmazsanız yine o kapıdan içeri giremeyeceksiniz. Binlerce öğrencinin rüyası olan bir okul kazandınız, kıymetini bilin, hayatınızı mahvetmeyin, dediler.