Bu yöntemler, konu üzerine kafa yoran hormon karşıtı aktivistler tarafından ortaya konmuş. Hormon karşıtlarının dikkat çektiği en önemli belirti meyvenin yapısında meydana gelen çatlaklar. Forchlorfenuron büyümeyi hızlandırdığı için, hızlandırılmış büyüme sonrasında bu çatlaklar belirgin olarak görülüyor. Forchlorfenuron kullanılan meyveler doğalları gibi, hatta bazen doğallarından daha fazla canlı ve olgun görünebilir. Bu görüntü albesini yüksek ürünlere sebebiyet verse de, iş tat konusuna gelince durum değişiyor. Canlı ve olgun görünen karpuz, ısırdığınızda yavan bir tat veriyorsa, maalesef forchlorfenuron veya benzeri bir hormona maruz kalmış olabilir. Çünkü zamanından önce olgunlaşan meyve, kendi aromasını geliştiremeden hasat ediliyor. Kullanılan hormon karpuzu zamanından önce olgunlaştırdığı için bu durum meyvedeki su oranını da etkiliyor. Meyve, olması gerektiği zamandan önce olgunlaştığı için bünyesinde yeteri kadar sıvı barındıramıyor. Forchlorfenuron hormonu meyveyi o kadar çabuk olgunlaştırıyor ki, karpuzun sevdiğimiz kırmızı rengi tam olarak oluşamıyor. Canlı ve parlak görünen kabuğun altından çıkan bu beyaza çalan kırmızı maalesef büyüme hormonunun belirtilerinden. Hormonun sonucu olarak vaktinden önce olgunlaşan karpuzun çekirdekleri alışık olduğumuz siyah renkten çok uzak. Hormonlu karpuzlarda, siyah ve kalın çekirdekler yerine beyaz ve ince çekirdekler görülüyor. Ancak bu beyaz çekirdek tüyosu sadece normal karpuz için geçerli. Bunu beyaz çekirdekli karpuz cinsiyle karıştırmayın.