Biz de salgından çıkan bir millet olarak ayılar gibi doğaya saldırdık. Ayı nedir, doğa nedir, bilmeyen birçok insan ayı ile karşılaşma tehlikesi ile karşı karşıya. Ayıdır bir şey yapmaz, demesinler. Mutlaka saldıracaktır ayı, sonuçta yabani bir hayvan” dedi. Ayıların yerleşim yerlerine kadar indiğine dikkat çeken Başkaya, “Turistlerimizin geldikleri yerler belli. Uzungöl, Sümela Manastırı’nın bulunduğu yer. Yeni yeni katılan birçok orman içi turizm mekanlarımız var ama salgınla birlikte boş kalan ve insanların evlerinden çıkarak şenlendiremediği bu yerler artık artan ayı popülasyonu ile birlikte ayılara ve yaban hayvanlarına kaldı... Ayılar buralarda geziyor ya da bu bölgelerin civarlarında dolaşarak yemek arıyorlar. Bazı insanlarda piknik yapıp arta kalan yiyeceklerini ormanda yaban hayvanları için gelişi güzel bırakıyor. Daha sonraki gün yaban hayvanları gelip bu yiyecekleri götürüyorlar ve bu durumda ayılar başta olmak üzere yaban hayvanları insanların geçtiği yerlere daha çok uğruyorlar” diye konuştu.
Durumun facia ile sonuçlanmaması için harekete geçilmesi gerektiğine vurgu yapan Başkaya, “Turistlerin ayılarla karşılaşma oranları çok yüksek, bu durumda uyarılmaları gerekiyor. Turistik beldelerimizde uyarı levhalarını yeterli bulmuyorum. Akşamüzeri veya sabahın erken saatlerinde yürüyüş yapmak, otelden ayrılıp uzaklaşan ormana doğru giden insanların sıkıntı yaşaması an meselesi. Dağ başlarında bile çöp kutuları var. Bunlar sıkıntılı ve doğanın dengesini bozan şeyler. Ayıyı da bir yere kadar uzak tutabilirsiniz...