AKİT MENÜ

Gündem

2100 yılında Türkiye'yi neler bekliyor? O bölge tamamen değişecek

Dünyanın ortalama sıcaklığı arttıkça atmosfer, okyanuslar ve kutup bölgelerinde çok hızlı değişimler yaşanıyor. Bu değişimler dünyanın dört bir yanındaki aşırı hava olaylarının sayısını ve sıklığını hızla artırıyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) 9 Ağustos günü yayımlanan Altıncı Değerlendirme Raporu'nun ilk kısmında da bu sorunun altı kalın çizgilerle çiziliyor. Dünyanın dört bir yanından 234 bilim insanının imzasını taşıyan raporda, sıcaklıklar değiştikçe Dünya'nın nasıl değiştiği ve bunun gelecek için ne anlama geldiği ifade ediliyor.

1

Küresel iklim krizi adım adım Türkiye’nin kapısını çalmaya yaklaşıyor. Önümüzdeki 80 yıllık süreçte ortaya çıkacak olan doğal afetler ve iklim krizi neticesinde Türkiye haritasında değişimler yaşanabilir.

3

ABD'li bilim insanı Wallace Broecker, 1975 yılında "küresel ısınma" terimini bir bilimsel makalede ilk kez kullandığında çok kısa bir süre içinde dünyanın bu noktaya geleceğini kimse tahmin etmiyordu. Sadece 45 yılda işler "küresel ısınma" noktasından "küresel iklim krizi" aşamasına ulaştı. Son bir ayda ülkemizde yaşanan seller, yangınlar ve ardından bir kez daha gelen seller bile krizin büyüklüğünü anlayabilmek için yeterli. En kötüsü de tüm bu felaketlerin sorumlusu biziz, yani insanlar. Hızla artan nüfusumuzla, üretim ve tüketim alışkanlıklarımızla dünyanın hızla ısınmasına katkıda bulunuyoruz.

6

Raporda uzmanlar sera gazı emisyonlarında hızlı ve kapsamlı bir sınırlamaya gidilmediği müddetçe önümüzdeki 20-30 yılda dünyadaki ısınmanın ara hedef olan 1,5 santigrat derecenin üzerine çıkacağını, hatta kritik eşik olan 2 santigrat derecenin bile aşılabileceğini net bir biçimde ortaya koyuyor. Rapora göre, eğer sıcaklık artışı 1,5 derece ile sınırlı kalırsa, sıcak dalgaları artacak sıcak mevsimler daha uzun, soğuk mevsimler ise daha kısa sürecek. 2 derecelik artışta ise sıcak dalgaları hem tarımı hem de insan sağlığını tehdit eder boyutlara erişecek. Ancak mesele sadece sıcaklık artışıyla sınırlı değil. Nem ve kuraklık dengeleri, rüzgarlar, kar yağışları ve buzul tabakaları, sahil kıyıları ve okyanusların tamamını karanlık bir gelecek bekliyor.

7

IPCC raporunda denizler ve okyanuslar konusuna özel bir başlık ayrılmış. Bu başlıkta en çok dikkat çeken ve Türkiye gibi üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede en dikkatle okunması gereken noktaların başında da deniz seviyelerindeki yükselme geliyor.

8

Peki deniz seviyesi 2 metre yükselince ne olacak? IPCC'nin raporunu geçtiğimiz günlerde Demirören Haber Ajansı için değerlendiren Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, bu rakamların zihnimizde daha iyi canlanması için bazı örnekler vermişti. Prof. Dr. Kurnaz'ın belirttiğine göre, deniz seviyesinin 1 metre yükselmesi, denizin 100 metre içeri girmesi anlamına geliyor. Yani kıyıdan itibaren 100 metre içerideki alanların tamamı sular altında kalma riski yaşıyor. Bu sorunu önlemek için denize kıyısı olan yerlerde evlerin önüne duvarlar çekilmesi gerekecek, ev alacak kişiler deniz kenarları yerine tepeleri tercih etmek zorunda kalacak, belediyeler yapacakları metroların çıkışlarının ağzını denize değil karaya doğru inşa etmek zorunda kalacak. Bütün bunların sonucunda orta-uzun vadede dünyanın haritasının değiştiğine şahit olacağız.

9

Haritanın geneline bakıldığında, Türkiye'de deniz seviyesinden en fazla etkilenecek bölgeler Ege ve Marmara. Özellikle İzmir'in çok büyük bir kısmı sular altında kalacak. İstanbul'un da özellikle güney ilçelerindeki denize yakın yerleşim yerleri risk altında görünüyor. Aynı şekilde, Marmara'nın Bursa, Balıkesir, Yalova, Çanakkale gibi birçok ilinde de rakımı düşük bölgeler su altında kalma riskiyle karşı karşıya.

10

Trakya'da Ergene; Güney Marmara'da Biga, Gönen, Karacabey; Ege'de Gediz ve Büyük Menderes; Akdeniz'de Finike, Antalya, Silifke ovaları ile Çukurova; Karadeniz'de de Bafra ve Çarşamba ovaları, 80 yıl içinde tarım yapılamaz hale gelecek. Buna bir de artan kuraklıkları ve yağış düzenindeki değişimleri dahil ettiğimizde, önümüzdeki yüzyılda tarım sektörünü oldukça zor zamanların beklediğini söylemek yanlış olmaz.

11

İşte diğer bölgeler...

12

İşte diğer bölgeler...

13

İşte diğer bölgeler...

14

İşte diğer bölgeler...

15

İşte diğer bölgeler...

16

İşte diğer bölgeler...

17

İşte diğer bölgeler...

18

İşte diğer bölgeler...

19

İşte diğer bölgeler...

20

İşte diğer bölgeler...

21

İşte diğer bölgeler...

22

İşte diğer bölgeler...

23

İşte diğer bölgeler...

24

İşte diğer bölgeler...