ÇOK UZUN ÖMÜRLÜ OLMADI
Bu köprünün çok uzun ömürlü olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Reyhan Körpe, "Yaklaşık 9 ay kadar burada kaldığı söyleniyor. Daha sonra Çanakkale Boğazı'nın fırtınası, dalgaları bu köprüyü dağıttı. Çanakkale Boğazı'nda tekrar yeni bir köprünün yapılması günümüzde ancak mümkün olabildi. Yani 1915 Çanakkale Köprüsü, aslında Çanakkale Boğazı'nda inşa edilen ikinci köprü oluyor. Çanakkale Boğazı'nda yapılan ilk köprü antik kaynaklardan Herodot'un bize anlattığına göre yaklaşık 700 geminin birbirlerine halatlarla bağlanması, üzerine kalasların ve toprağın döşenmesiyle yapılmış bir yüzer köprü. Nara Burnu ile Gelibolu Yarımadası'ndaki Bigalı Kalesi arasında birbirine paralel iki köprü birden inşa etmişler" diye konuştu.
"BİRİ SAVAŞIN, DİĞERİ BARIŞIN KÖPRÜSÜ"
Prof. Dr. Körpe, bugün tamamlanmak üzere olan 1915 Çanakkale Köprüsü'nün yaklaşık 26 kilometre batısında yapılmış olan Çanakkale Boğazı'nın ilk köprüsüne dair günümüzde herhangi bir iz görülmediğini belirterek, şöyle konuştu:
"Çanakkale Boğazı, tarih içerisinde insanların Asya ve Avrupa arasında yüzyıllar, bin yıllar boyunca geçiş yaptığı bir yer. Şimdiye kadar insanlar, ilk boğaz köprüsünü saymazsak hep bu denizi kayıklarla, gemilerle geçtiler. Bu geçişlerden belki de bizim tarihimiz için en önemlisi Gazi Süleyman Paşa komutasındaki Türklerin, Anadolu'dan Rumeli'ye geçerek, bu toprakları Türk yurdu yapmalarıdır. 1915 Çanakkale Köprüsü ile birlikte, fırtınalar artık boğazın geçilmesine engel olmayacak. 1915 Çanakkale Köprüsü, Asya ve Avrupa'yı binlerce yıl önce olduğu gibi tekrar birbirine bağlayacak. 2500 yıl önce aslında ilk köprü bir savaş amacıyla yapılmıştı, savaşın köprüsüydü. 1915 Çanakkale Köprüsü ise barışın köprüsü oldu. Yani iki kıtayı, insanlığı bir araya getiren barışın köprüsü demek daha doğru olur."