‘ŞIMARIK AKTÖR’
Güneyde Suda körfezinde üslenen ABD, Doğu Akdeniz’i ve güneyden Ege’yi, Batı Trakya sınırında Dedeağaç’ta konuşlanarak da Çanakkale ve İstanbul Boğazı’nı, Marmara Denizi’nin yanı sıra kuzeyden Ege’yi ve Doğu Akdeniz’i kontrol ediyor... Ayrıca Dedeağaç’ta komşu oluyor. Türkiye, Suriye’de komşu olan bir ABD’nin neye mal olduğunu anladı. PYD/PKK’ya operasyon yapamayacak durumuna geldi. Türkiye, BM 51. Maddesi doğrultusunda meşru müdafaa hakkını kullanıp, oldu bittilere göz yummamak açısından atacağı herhangi bir adımda, Yunanistan silahlı kuvvetlerinden önce Dedeağaç’ta ABD’yi bulacaktır.
Türkiye’nin stratejik yalnızlık yaşaması bir boşluk oluşturdu. Bu boşluğu da en çok Atina istismar etti ve ABD ile AB’yi arkasına alarak doldurmaya çalışıyor... Yunanistan bu durumdan faydalanıp, 50-60 yıldan bu yana uluslararası hukuka aykırı olarak ileri sürdüğü hasmane tutumlarını ve adımlarını sertleştiriyor.
Türkiye için önemli bir gerçek daha ortaya çıktı. Türkiye-Yunanistan arasındaki gerginlikler artık Türkiye-ABD, Türkiye-AB sorunları haline gelmiştir. Çünkü ABD, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne silah ambargosunu kaldırıp, anlaşmalar yapmış. Yunanistan’la da askeri anlaşma imzalamış. Bu, artık ABD tamamen Yunanistan’ın yanında ve onu tercih eder durumdadır.
Yunanistan, bu güce dayanarak Türkiye’ye karşı bir askeri adım atar mı? Şu an atmaz ama ileride şöyle atabilir: Karasularını 6 mil üzerine çıkarması, Türkiye açısından savaş nedenidir. Dolayısıyla ‘şımarık aktör’ Yunanistan, önümüzdeki süreçte, ABD ve AB desteğiyle birlikte, Türkiye’nin gücünün stratejik sorunlar nedeniyle olumsuz bir duruma gitmesi halinde, bu şansını kullanacaktır.
Türkiye’nin bu durumu çevirmek için Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı cephe oluşturduğu Mısır, İsrail gibi aktörleri yanına çekmese bile, onları tarafsız kılacak iş birliklerine yönelmeli, diplomasiyi işletmeli, Şam’la da iş birliği kurmalıdır.”