AKİT MENÜ

Gündem

Türkiye depremiyle ilgili bilinmeyen detayı açıkladı: Proje mi bilemem ama radara takılmadan gizlice geziyorlar

Türkiye'yi etkileyen deprem felaketinin ardından en çok merak edilen soru 'doğal mı yapay mı?' konusu oldu. Toplumun büyük bir kesimi depremin bu denli sarsıcı olmasının arkasında başka işler olabileceğini düşünüyor. Konuyla ilgili Yüksek Teknoloji Uzmanı Tuncay Uludağ'dan dikkat çeken açıklamalar geldi.

2

Sosyal medya hesabından paylaşımlarda bulunan Tuncay Uludağ, depremin doğal olmadığı hallerde nasıl meydana getirebileceğini açıkladı. İşte Uludağ'ın o açıklamaları...

3

Yapay depremler hangi yöntemler ile yapılamaz ve hangi yöntemler ile yapılabilir. Konuya girmeden önce Rezonans ve Fay Hattı konularına kısaca göz atalım.

4

Her yapının bir rezonans frekansı vardır. Bir maddeye kendi doğal frekansı dışarıdan mekanik bir güç ile verildiğinde, madde büyük salınımlar yaparak titremeye ve güç yeterli ise parçalanmaya başlar.

5

Örnek : Kristal bir bardağa tınlayacak şekilde vurduğunuzda duyduğunuz ses frekansı, o bardağın yaklaşık rezonans frekansıdır. Aynı frekansı bir hoparlör ile bardağa yönlendirirseniz, bardak rezonansa girerek kırılır.

6

Hoparlör havayı, hava ise bardağı mekanik olarak rezonans frekansında titretir. Aynı frekansı anten ile RF olarak vermiş olsaydınız, RF dalganın havayı mekanik olarak titreştirme özelliği olmadığı için bardak etkilenmeyecektir.

7

İnternet üzerinde Elf dalgaları ile sünger oyuncak dağı devirme videosun RF frekans ve rezonans ile hiçbir ilgisi yoktur, ses havayı titretiyor ve sünger dağ düşüyor, üflesek zaten düşecek.

8

Nikola Tesla ' nın taşınabilir ufak bir mekanik frekans üreticisi ile bulunduğu binayı rezonansa soktuğu ve Tesla öldüğünde tüm belgelerine ABD tarafından el konulduğunu biliyoruz. İnternet yalanları ise bu mekanik deprem makinesini RF deprem makinesi olarak anlatmaktadır.

9

Kimileri depremden çıkan enerjiyi referans alarak, yapay depreme bombalar bile yetmez diyor. Dedikleri fay hattında birikmiş potansiyel enerji olmasa doğru. Fakat birikmiş enerji için bu bilgi geçersizdir. Birikmiş enerjiyi tetiklemek için çok daha az patlayıcı yeterlidir.

10

Örnek: İki tane 1 tonluk çelik levhanın birbirine ayakta dayalı durduğunu düşünün. Denge bozulursa açığa çıkacak enerji büyük olsa da dengeyi bozmak için çok daha az güç gerekir. Bu ise abartı olmayan bir patlayıcı veya rezonans ile fay hattının kırılabileceği anlamına gelir.

11

ABD gemisi üzerindeki antenler doğal olarak RF frekans üretir; ister bir noktaya direk olarak, ister atmosferden yansıtsın, bu yöntem mekanik bir frekans olmadığı için fay hattını rezonansa sokarak zarar veremez. Fakat...

12

2020 de anlattığım gibi en tehlikeli savaş araçları denizaltılardır. O yüzden F35 gibi ürünlerin reklamı yapılırken, Denizaltılar hiç anlatılmaz. Nükleer enerji kullanan ABD ve RUS denizaltıları onlarca yıl ek enerjiye ihtiyaç duymadan denizlerde gizlice gezebilir.

13

Gizli diyorum çünkü bir denizaltını normal radarlar ile tespit edemezsiniz. Su altında haberleşme bile akustik sistemler ile yapılır; kısa mesafeler için uzun dalga rf kullanılsa bile verimsizdir. Su altındaki bir cihazla RF haberleşme için çok yüksek bir güç gerekir.

14

Yıkım isteyen bir ülkenin elinde nükleer enerji ile yıllarca denizde kalabilen ve uzaktan kontrol edilebilen sistemler var ise deniz dibinde konumları belli olan fay hatlarına patlayıcı ya da mekanik rezonans sistemleri yerleştirebilmesi olasıdır

15

Deprem doğal mı oldu, projemi şu an bilmiyoruz. Fakat HAARP ile komplo kurmaya çalışırsak, Kısa ve güçlü RF dalgalar ile yapabileceği askeri tek şey, deniz ya da karada fay hatlarına önceden yerleştirilmiş sistemlere kumanda etmek olurdu...