AKİT MENÜ

Gündem

Türkiye'nin doğalgaz gazını çalma girişimi! Çok sayıda ülke dev rezerve çökmek için harekete geçti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)'nin Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi (TPAO)'ne verdiği ruhsat sahalarında çok sayıda ülke harekete geçti. Atılan sinsi adım sonrası önemli detaylar paylaşıldı.

2

Eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın danışmanlarından birisi olan Sabahattin İsmail'den Doğu Akdeniz'de oynanan kirli oyuna dair dikkat çeken uyarılar geldi. İşte İsmail'in o uyarıları...

3

Seçim sonrası özellikle Doğu Akdeniz’e çok dikkat etmek ve çok kararlı bir duruş sergilemek gerekecek. Çünkü Rusya’ya uygulanan yaptırımlar/ ambargolar nedeniyle büyük enerji sorunu yaşayan AB ve AB’ı Rusya’ya enerji bağımlılığından kurtarmak isteyen ABD gözünü Doğu Akdeniz’e dikmiş durumda.

4

Rum-Yunan ikilisi de bu konjonktürü değerlendirerek emperyalist ülkelerin dev petrol şirketlerine birçok bölgede sondaj yapma ve doğalgazı çıkarıp satma yetkisi verdi. Oysa bu sahalarda Kıbrıs Türk Halkının da eşit söz ve pay hakkı var. Bu sahaların bir kısmı Türkiye, bir kısmı da, KKTC kıta sahanlıkları içinde.

5

Türkiye yapılmak istenen gaspa geçmişte izin vermedi. Nitekim, İtalya’ya ait Malta bayraklı Nautical Geo gemisi ve başka araştırma gemileri, geçmişte Türk savaş gemileri tarafından engellendi.

6

Yeni dönemde bu konuda çok daha kararlı ve sonuç alıcı bir politika izlenmesi gerekiyor. Bu bağlamda Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan ile bir çatışma olasılığı da var... Bilindiği gibi, tüm adanın tek meşru hükümeti olduğu iddiasıyla, KKTC‘nin haklarını gasp eden Rum Yönetimi ek taraflı olarak Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan etti.

7

Sonra kendi aklına göre bu sözde MEB alanını 13 parsele böldü ve her parsel için uluslararası sondaj ihaleleri açtı. Bu parsellerin bir kısmı Türkiye ve KKTC kıta sahanlıklarını ihlal ediyor. Yani enerji kaynaklarımızı gasp ediyor, çalıyor.

8

Kıbrıs'ın güneybatı açıklarındaki, sözde 1, 4, 5, 6, 7 numaralı parseller, Türk kıta sahanlığını ihlal ediyor. Sözde 2, 3, 8, 9, 12, 13 numaralı parseller de KKTC kıta sahanlığını ihlal ediyor. Sadece, sözde 10. ve 11. parsellerde bir ihlal olmuyor.

9

um yönetimi, 2003’de Mısır ile, 2007’de Lübnan ile ve 2010’da İsrail ile deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşması yaptı. Türkiye ve KKTC, Rum Yönetiminin kendi aklına göre tek taraflı olarak ilan ettiği MEB sınırlarını ve ilan ettiği parselleri tanımıyor.

10

Bilindiği gibi sözde 10. parsel, ABD'li Exxon Mobil ve Katar Enerji ortaklığına verildi. Bununla ilgili sözleşme 5 Nisan 2017’de imzalandı. Konsorsiyum burada ilk sondajı Şubat 2019’da GLAFKOS 1 kuyusunda yaptı ve 518 trilyon küp ayak (tfc) doğal gaz bulduğunu duyurdu.

11

İkinci sondajı ise 19 Kasım 2021-30 Ocak 2022 tarihleri arasında yaptı. Kazdıkları kuyuya “GLAFKOS 2” adını verdiler. Sözde 2., 3. Ve 9. parselleri İtalyan ENİ (?) ve Güney Koreli Kogas ( ) konsorsiyumu aldı.

12

Sözde 6. Ve 11. Parsellerin, Fransız TOTAL (P) ve talyan ENİ (P) konsorsiyumu aldı Sözde 8. Parseli ise İtalyan ENİ şirketi tek başına almış durumda. Sözde 12. Parsel ise ABD'li Nobel (5), İngiliz BG(5) ve İsrailli Delek ve Avner (0) konsorsiyumu aldı.

13

Sözde 5'inci parsel ABD’li Exxon Mobil (`) ve Qatar Petroleum’a (@) aldı.Rum yönetimi sözde 1'inci, 4'üncü, 7'inci ve 13'üncü parseller için de değişik konsorsiyumlar ile görüşmelerini sürdürüyor. Görüldüğü gibi Rum yönetimi, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, İsrail, Güney Kore, Katar gibi ülkelere ait, siyaseti de yönlendiren dev petrol şirketlerine Kıbrıs Türk Halkının/KKTC’nin de hakkı olan Doğu Akdeniz’deki hidro karbon yataklarını peşkeş çekmiştir.

14

Türkiye’nin, bu ülkelerle çatışma içine giremeyeceğini, onların şirketlerine ait gemileri engelleyemeyeceğini düşünmektedir.

15

Böyle birşey söz konusu değil ama olsa bile, Türkiye’nin de kendi sondaj gemileri ile onların açtıkları kuyuların dibinde sondaj yapma kapasitesine sahip olduğunu unutuyor. İlaveten çıkarılacak doğal gazın taşınacağı denizaltı borularının döşenmesini engelleyebileceğini de göz ardı ediyor.

16

Özetle, ENİ şirketi CEO’sunun geçtiğimiz hafta İtalyan Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi’ne söylediği gibi, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC'yi dışlayan, rızasını almayan hiçbir hidro karbon projesi hayata geçirilemez, başarılı olamaz.

17

East Med projesi bu nedenle hayata geçirilememiştir Seçilecek Cumhurbaşkanı ve oluşturacağı hükümetin bu konuda kararlı, tavizsiz dik duruşu gelişecek süreçlerin belirleyicisi olacaktır. "Gerginlik olmasın, AB/ABD ve Yunan'ı kızdırmayalım denirse, enerji kaynaklarımızı kaybederiz.