Eski yılların, al takke ver külah ilişkilerini kendilerince tereyağından kıl çekercesine dizayn edenler, şimdi 50.7 milyar dolarlık anlaşmanın, cemaziyel evveli ile uğraşıp, itibarsızlaştarmaya kalkışıyorlar..
Oysa, işin başında, Kanaltürk patronu Tuncay Özkan olduğu dönemlerde, bakın Koç Holding ile Erdoğan'ı devirme girişimlerinde neler yapılmış..
Yayınlanan reklam bedelleri için dahi 30-60 gün vadeli ödemeler yapılan bir konjonktürde, Koç Holding’den, 2004 yılında Kanaltürk adına, ilerde yayınlayacağı iki yıllık reklam parasını alan Tuncay Özkan'ın CHP'si, "50.7 milyar dolar, Türkiye'ye ne ile getirilecek, çanta ile mi, bavulla ile mi?" tartışması başlattılar..
Tuncay Özkan, Erdoğan'ı devirmemiz için, bize para vermeniz lazım diyerek, ilerde yayınlayacağı iki yıllık reklam bedellerini peşin istediğinde,
Koç Holding de hiç sormamış..
“Kardeş, tamam, AK Parti iktidarını devirmek için geceli gündüzlü çalışıyorsun.. Ben de sana, ortak hedefimiz doğrultusunda destek vermek istiyorum. Ama, üç ay sonra sen bu kanalı kapatırsan, bizim size verdiğimiz iki yıllık reklam bedeli ne olacak?”