AKİT MENÜ

Gündem

Yeter, söz milletin, devlet millet içindir: Sözde çağdaşlar, bilimin Osmanlı tokadını yedi

Yazarımız İbrahim Karataş’ın, taklidi savunan sözde çağdaşlar ile eğitim hakları yıllarca engellenen/ellerinden alınan ve üstelik gericilikle suçlananların mücadelesini anlattığı yazısını görselleriyle birlikte bir solukta okuyacaksınız. Nereden nereye...

3

Teknofest etkinliklerinin yerli savunma sanayisini tanıtması bir yana, öğrenciler üzerinde bıraktığı etki muazzam. Birçok lise öğrencisinin etkinlikler sayesinde mühendislik bölümlerine yönelerek mühendis olmaya karar verdiği görülüyor.

4

Mühendislik teknoloji, teknoloji muasırlık, muasırlık da gelişmek demektir. Teknofest’e öncülük eden Bayraktar kardeşler bunun mücessem örneğidir.

5

İki kardeş ürettiği SİHA’lar sayesinde hem milyar dolarlık cirolar yaptılar, hem meşhur oldular hem de ülkenin imajına, savunma sanayisine ve ekonomisine hatırı sayılır bir katkıda bulundular. Ayrıca başka firmalara da ilham oldular -ki bir insani yardım derneğinin bile bir yazılım firması kurduğunu biliyoruz.

6

Ama en çok da bu ülkenin üretmeden çağdaş olduğunu zanneden kesimine zarar verdiler. Osmanlının son döneminden bu yana ilerlemeyi Batıyı topyekûn taklitte görenlerle kültürel mirası koruyup sadece teknik/teknolojik konularda taklidi savunanlar arasında bir mücadele vardı.

7

İktidarı ilk grup ele geçirince taklit başladı ve diğer kesim gericilikle suçlandı. Ancak geçen dönemde ülkeyi muasır medeniyet seviyesine çıkaracak hiçbir hamleleri olmadı. (Not: 1936 yılında Nuri Demirağ tarafından kurulan uçak fabrikası, dönemin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü tarafından kapatıldı.)

8

Sonra ikinci grup iktidar oldu ve engellemelere rağmen teknolojiye yatırım yaptı. Onların sayesinde dünyaya ün salan bir savunma sanayisi oluştu.

9

Bugün en iyi SİHA’ları kim üretiyor diye sorsalar cevap Türkler olur. Bu demektir ki Türkler silah sanayisinde diğer ülkeleri sadece yakalamayıp onların önüne de geçtiler.

10

Yani muasır medeniyetleri sadece yakalamadık, bazı alanlarda önüne de geçtik. Dileğimiz diğer sektörlerde de benzer etkinliklerle yerli ve milli olanın teşvik edilmesidir. Örneğin bir “enerjifest” neden olmasın?

11

Konuya dönersek; gerici denilen kesim Teknofest’le gönülleri kazandığı için muhalefet etkinliğin başarısını görmezden geliyor.

12

Elon Musk bile potansiyeli gördü ve belki de Türkiye’de yatırım yapacak ama bilime önem verdiğini söyleyen muhalefet ısrarla potansiyeli görmek istemiyor. İstese görür ama inadına görmek istemiyor.

13

Çünkü bugüne kadar çağdaş olduklarını söyleyip başkalarını gericilikle suçlarken birden gerici dediklerinin gerisinde oldukları ortaya çıktı. Belli ki bir eziklik içindeler. Bunun için de söylem üstünlüğünü kaybetmek istemeyip biz daha çağdaşız diyerek üste çıkmaya çalışıyorlar.

14

Ama öyle olmuyor. Eyleminiz sözünüzü yalanlayınca ofsaytta kalırsınız. Çağdaşsan ne yaptığını sorar insanlar. Daha iyisini yaptıysan insanlar sana inanır ve peşine düşerler. (Not: 2020 yılındaki korona salgınında hükümeti eleştiren ve çağdaşlıktan, teknolojiden ve ehillikten dem vuran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın, kısa bir süre içinde bin kişilik “Sahra Hastanesi” kurduğu iddiası kandırmaca ve yalandan öteye geçememişti.)

15

Yok, bu çağdaşlık sözde ise kimse sana itibar etmez. Nitekim çağdaşlığı kendinden menkul olanlara itibar edilmiyor ve bu yüzden iktidar yüzü görmüyorlar.

16

Yoksa bu halk kimi başa getireceğini iyi bilir. Eğer mesela teknoloji festivallerine çağdaşlığı kendinden menkul kesim öncülük etseydi ve kaliteli ürünleri o zihniyete mensup olanlar üretseydi bugün durumları çok daha parlak olurdu. (Not: Malûm zihniyet “Fest” veya “Festival” terimlerini teknolojik gelişimler üzerine değil “konserler” üzerine kuruyor.)

17

Görünen o ki muhabbet besledikleri şey bilim de değil, sadece bir kuruntu. Çünkü bilim inanmaktan çok pratikle ilgili bir şeydir. Bizdeki sözde çağdaşlarda bu pratiği görmedik. Dahası, ne manevi güç olan dinin ne de maddi güç olan bilimin etkin olmasına izin verdiler. Dinden uzaklaşırken bilime de yakın olamadılar.

18

Diğer yandan inançlı insanlar engellemelere rağmen hem okudular hem ürettiler hem de başarılı oldular. Bu yolun sonu belki de sözde çağdaşlığın zaman içinde kaybolmasıdır. Çünkü (din değil) bilim bunu gerektiriyor.

19

Bilim der ki; İspat edemediğin her teori geçersizdir. Bizdekilerin çağdaşlığı da böyle bir şey. Bu gidişle bizzat bilimin tokadını yiyerek meydandan çekilecekler.