AKİT MENÜ

Medya

Yemiyoruz ulan bu yalanları! Siz nasıl bir alçaksınız! Hâkim kültürün leş yancıları sizi

İsmail Kılıçarslan, Batı’nın, kendi tanımladığı kavramları başkasına tahakküm kurmak için tepe tepe kullandığına vurgu yaptı. “Yemiyoruz ulan” deme cesareti ve kararlılığı gösteren çok az sayıda insan hariç, Batı’nın tüm insanlığa ahlaki üstünlük ve gelişmişlik otoritesi de tesis ettiğini belirten Kılıçarslan, “Hâkim kültürün yendiği toplumlara kendi kültürünü kabul ettirirken sattığı ahlaki üstünlük pozunun artık geçerli bir poz olmadığını Siyonistler ve hâkim kültürün leş yancıları, mesela Türkiye’deki ünlümsüler hariç bütün dünya anlamış durumda. Bu, büyük bir kırılma” dedi. Kılıçarslan, Yeni Şafak gazetesindeki yazısında özetle şunları kaydetti:

2

İsmail Kılıçarslan, Batı’nın, kendi tanımladığı kavramları başkasına tahakküm kurmak için tepe tepe kullandığına vurgu yaptı. “Yemiyoruz ulan” deme cesareti ve kararlılığı gösteren çok az sayıda insan hariç, Batı’nın tüm insanlığa ahlaki üstünlük ve gelişmişlik otoritesi de tesis ettiğini belirten Kılıçarslan, “Hâkim kültürün yendiği toplumlara kendi kültürünü kabul ettirirken sattığı ahlaki üstünlük pozunun artık geçerli bir poz olmadığını Siyonistler ve hâkim kültürün leş yancıları, mesela Türkiye’deki ünlümsüler hariç bütün dünya anlamış durumda. Bu, büyük bir kırılma” dedi. Kılıçarslan, Yeni Şafak gazetesindeki yazısında özetle şunları kaydetti:

3

“(…) İnsanlığın bugün kullandığı düşünce setlerinin tüm kavramları bütünüyle 17. yüzyılda başlayıp bugün de dinamik bir süreç olarak devam eden “Batı düşünce geleneği”ne ait. Korkunç bir emperyalist tecrübe, ikisi “dünya savaşı” olmak üzere binlerce savaş, uzunca bir soğuk savaş dönemi falan atlatmış olmasına rağmen Batı, insanlığın mevcut düşünce setlerini oluşturan kavramların sahibi olmayı çok çeşitli yöntemler kullanarak sürdürmeyi başardı.

4

Adalet, insan hakları, terörizm, savaş, barış, erkek, kadın, merhamet, düşmanlık… Aklımıza gelen gelmeyen tüm kavramların patenti Batı düşünce dünyasına ait halihazırda. Onlar tanımlamış süreç içerisinde, onlar dönüştürmüş, onlar kullanmış ve tüm insanlığa da kullandırtmış. Bu süreçte Batı, kendi tanımladığı kavramları başkasına, ötekine tahakküm kurmak için de tepe tepe kullanmış. Bir yandan da “yemiyoruz ulan” deme cesareti ve kararlılığı gösteren çok az sayıda insan hariç tüm insanlığa ahlaki üstünlük ve gelişmişlik otoritesi de tesis etmiş.

5

İşte İsa, Gazze’de bombalanan Şifa Hastanesi’nin elektriksiz doğumhanesinde tam da bu yüzden ve bu sebeple doğmuş olabilir. 7 Ekim 2023 tarihinden sonra canhıraş şekilde İsrail’in Gazze’ye uyguladığı soykırıma destek veren Batı iktidarlarının ve Batı’nın kültür endüstrisinin insanlığa tahakküm edebileceği, ona otorite tesis edebileceği bir kavramlar dünyası kalmamış görünüyor.

6

Hâkim kültürün yendiği toplumlara kendi kültürünü kabul ettirirken sattığı ahlaki üstünlük pozunun artık geçerli bir poz olmadığını Siyonistler ve hâkim kültürün leş yancıları, mesela Türkiye’deki ünlümsüler hariç bütün dünya anlamış durumda. Bu, büyük bir kırılma.

7

(…) “İnsan haklarınızı, adaletinizi, uluslararası hukukunuzu, savaşınızı, barışınızı, paranızı, gücünüzü de alıp defolun insanlığın zihninden” diyebiliriz Gazze’den Sonra Birinci Yüzyıl’ın ilk günlerinde. İşgal edilmiş, tahakkümle çevrelenmiş zihnimizi bir devrimle berkitip kuşatmayı yarabiliriz. Dünyanın tek özgür kara parçası Gazze, başarabilir bunu. Yeter ki Gazze’nin bize önerdiği şeye iman etme cesareti gösterelim. Üzerimizde kocaman bir kaya parçası olmasına rağmen “Ehad, Ehad” diyebilelim.”