Gündem
Avrupa ülkesinden gündemi altüst edecek itiraf: Ne yaparsak yapalım Türkiye F-35’leri de alacak
Hellas Journal'den Harris Samaras, Türkiye'nin F-16 alacak olmasıyla ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
Gündem
Hellas Journal'den Harris Samaras, Türkiye'nin F-16 alacak olmasıyla ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
Twitter'dan Hermes tarafından çevirisi yapılan yazının detayları şöyle...
Yıllar önce Türkiye'nin F-16'ları alamama ihtimalinin çok düşük olduğunu ve bunun Atina'nın tutumuna bağlı olduğunu yazmıştım. Çok kişi beni yalanlamaya koşmuştu.
Şimdi yazıyorum. Ne yaparsak yapalım F-35’leri de alacaklar.
ABD'deki diasporamızın mücadelesine teşekkür etmeli ve onları selamlamalıyım. Bu duruma sadece onlar karşı koydu. Eğer oradaki diasporamız olmasaydı, Türkiye çoktan F-35'leri kullanıyor olurdu.
Ankara'yı durdurmak için mümkün olan her yolu deneyen Senatör Bob Menendez'in mücadelesini unutmayalım.
Türklere F-16'ların satışının onaylandığı 26 Ocak 2024 günü Helenizm için kara bir gündür. F-35'lerin Yunanistan'a olası satışı kutlama ve sevinç için değil, özeleştiri ve düşünme için bir sebeptir.
Türkiye'nin Yunanistan'a karşı F-16'ları kullanmayacağına dair sadece cahillere yönelik sözde hükümler gülünçtür.
Eğer Türkiye'nin Ege'yi, Girit'i ve Trakya'yı grileştirmekten vazgeçeceğini düşünüyorsanız, aklınızı kaçırmışsınız demektir (Ege'deki gri bölgelere atıfta bulunuyor).
Obama döneminden bu yana Ortadoğu ve Trump'a ilişkin politikasının sadık bir takipçisi ve yükselticisi olan Biden'ın, Beyaz Saray'ın ve Beyaz Saray'ı yöneten şahinlerin, başkan ister Demokrat ister Cumhuriyetçi olsun, tüm göstergeler şunu gösteriyor: Türkiye'yi bölgede ABD'nin vekil ülkesi olarak konumlandırmaya çalışıyorlar.
Ege, MEB ve F-16'lar, Ukrayna, Rusya ve NATO'nun genişlemesi, ABD-Çin ekonomik ve ticari savaşı gibi son gelişmeler ışığında biraz düşünün.
NATO, AB ve BM'nin İsrail'e yönelik tutumlarını düşünün. Türkiye'nin Hamas'a verdiği desteği ve buna Washington'un sıfır tepkisini. Washington'un İran ve Venezuela'ya karşı ılımlı tutumu, Washington'un ABD'ye düşman bu iki ülkeyle flörtü.
Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta uluslararası toplum tarafından "engellenmeyen" yayılmacılığı ve ABD'nin "müttefiki" olan gruplara yönelik etnik temizliğini düşünün.
Türkiye'nin, ABD'den en ufak bir açıklama gelmeden İran ile ilişkilerini gösterişli bir şekilde sıkılaştırması. Kafkasya'da Ermenilerin etnik temizliği, ABD'nin rolü ve Türkiye'nin rolü.
Tüm bunların Yunanistan ve GKRY için önemini düşünün. Atina, Türk-Yunan sorunlarını "çözerek" Türkiye'den barış alacağı konusunda kendini kandırıyor.
Yunan hükümeti, sürekli olarak gelişmelerin gerisinde kalmakta, büyük resmi ve uluslararası jeopolitik koşulları yorumlayamamaktadır.
Fatih'in (1453 göndermesi) eylemleri yüzüne karşı tam tersini, ona güvenebileceğini haykırırken, kendini kandırmaya da devam ediyor.
Hayır, çok geç değil. Kişisel, küçük siyasi ve partizan çıkarlar yerine Helenizmi aklımızda tutarsak temel bir ortak politika geliştirmek için asla çok geç değildir.
DERLEYEN, KAYNAK: YENİAKİT, HERMES