Gündem
Ahmet Dede'ye özgürlük
Sivas Cezaevi’nde 22 hastalığın pençesinde 56 farklı ilaçla hayata tutunmaya çalışan 85 yaşındaki ağır hasta Ahmet Turan Kılıç hakkında devlet hastanesinin verdiği “Cezaevinde kalamaz” raporu 9 aydır işleme konulmuyor. Sivas mazlumu Kılıç’a reva görülen uygulama her kesimin tepkisini çekerken, sosyal medyada başlatılan “Ahmet Dedeye Özgürlük” kampanyasına katılan onbinlerce vatandaş, Kılıç’a uygulanan zindan zulmüne son verilmesi çağrısında bulunuyor.
Asrın tezgâhı, asrın zulmü
Türkiye tarihinin en karanlık tezgahları arasında yer alan 1993 yılındaki Sivas olaylarının suçlusu olarak zindanlara doldurulan mazlumların çilesi katlanarak devam ediyor. Televizyon tamirciliği yaptığı Sivas’ta olay günü protesto yürüyüşüne dahi katılmamış biri olarak 26 yıldır zindan çilesi çektirilen 85 yaşındaki Ahmet Turan Kılıç, suçsuz yere cezaevinde tutsak edilmesinin yanı sıra 22 hastalığın pençesinde 56 farklı ilaçla hayata tutunmaya çalışıyor. Kılıç’ın durumu ile ilgili Sivas Numune Hastanesi’nin 18 Nisan 2019 tarihindeki 2400 no’lu Sağlık Kurulu Raporu’nda “Cezaevinde kalamaz” şeklindeki 8 uzman doktorunun raporu 9 aydır uygulanmıyor.
Kamuoyu tek ses: Kılıç’a özgürlük
Sivas mazlumu Kılıç’a reva görülen uygulama her kesimin tepkisini çekerken, sosyal medyada başlatılan “Ahmet Dedeye Özgürlük” kampanyasına katılan onbinlerce vatandaş, Kılıç’a uygulanan zindan zulmüne son verilmesi çağrısında bulunuyor. Alanında uzman hukukçular ise 85 yaşındaki Ahmet Turan Kılıç’ın cezaevinde tutulmasının işkence olduğunu ve Adalet Bakanlığı’nın bu işkence suçuna alet olmayarak gerekli adımları bir an önce atması çağrısında bulunuyor.
Toraman: Sivas mazlumlarını affetmeyin, af dileyin
Türkiye’de bir grubun Sivas Davası dosyasının özellikle kapalı kalmasını istediğine değinen Toraman, “Çünkü dosya yeniden açılırsa bütün pislikler ortaya çıkacak. Dönemin devletinin kurduğu bütün kumpaslar ortalığa saçılacak. Hadi diyelim bu insanlar tahliye olur veya cezaevinde ölür... Peki daha sonraki nesiller bu dosyayı açmayacak mı? Bu hukuk cinayetini incelemeyecekler mi? Üniversite öğrencileri bu dosyaları araştırmayacaklar mı, görmeyecekler mi? Bu elbet olacak” sözlerini sarf etti.
Neden korkuyorsunuz?
Yetkililere seslenen avukat Toraman, şunları söyledi: “Mevcut hükümetin de artık bu dosyanın yeniden açılması için adım atması gerekiyor. Kanunları değiştirdiniz, ceza muhakemesi kanunlarını değiştirdiniz, ceza kanununu değiştirdiniz, terörle mücadele kanunu değiştirdiniz, 28 Şubat darbesini yapanları yargıladınız ve mahkum ettiniz, 15 Temmuz’da darbeye teşebbüs edenleri de yargıladınız. İşte bunların tezgahıydı Sivas olayları, neden korkuyorsunuz hala bu dosyayı açmaktan?”
Sivas Davası’nın baştan sona hukuk skandalı olduğunu hatırlatan Toraman, şöyle devam etti:
“Ben o davada avukatlık yapmış biri olaraktan suç görmedim. En fazla izinsiz yürüyüş var. Protesto için izin almaya da gerek yok zaten. Toplantı ve gösteri yürüyüşü kanunu ihlalin cezası 1 sene yahu. En fazla 6 ay-8 ay hapis cezasını gerektirir, o kadar. Sivas olaylarında otelin perdelerini yakıp tutuşturan kontrgerillanın adamlarıydı. Aynı elemanlar aynı yıl Başbağlar’a gitti. O dönemin gizli tanıkları bu yönde ifadeler verdi ama soruşturma bile açılmadı. Sivas davası dosyası baştan sona hukuk skandalıdır. “
Avukat Başaran: Başlı başına işkence
Avukat Mehmet Ali Başaran, Ahmet Turan Kılıç’ın önce suçsuz yere cezaevine atılarak ardından hasta ve yaşlı olarak zindanda tutularak işkenceye maruz bırakıldığını kaydetti. Mehmet Ali Başaran, “Bu olay şüphesiz işkencedir. Ahmet Turan Kılıç haksız ve hukuksuz olarak yargılandı, adil yargılanmadan ceza alarak tutuklandı. Hukuksuz olarak 26 yıldır cezaevinde bulunması başlı başına bir işkencedir. Sivas Davası raporlarla sabittir ki bu insanlar adil yargılanma hakkından mahrum bırakılmışlardır. Bu kadar uzun süreli mahkumiyet işkencedir. 85 yaşına gelmiş ağır hasta birisinin zindanda tutulması da işkencenin boyutunu artırmaktadır” şeklinde konuştu.
“Bir an önce Kılıç’ın mağduriyeti giderilmelidir” diyen Başaran şöyle devam etti: “Kılıç’ın yaşlılığı ve hastalığı onu ayıran noktadır. Adil yargılamanın yeniden gerçekleşmesi de tüm Sivas tutukluları için yeniden görülmelidir. Sivas Davası’nda adil olmayan davanın yeniden gerçekleşmesi ve cezaevindeki insanların tamamının derhal tahliye edilmesi gerekmektedir.“
Başaran, “Uzun süreli mahkumiyetleri de bu vesileyle sorgulamak gerekiyor. İslam’da bugünkü anlamda uzun süreli zindan uygulaması yoktur. Uzun süreli olarak insanları dört duvar arasına kapatan bir cezalandırma sistemi gayri insani ve gayri İslamidir. Islah edici değildir” dedi.
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber: