Ekonomi
“Şehirlerimizin yenilenmesini hızlandırmalıyız”
Elazığ ve Malatya'da yıkımın yanında can kayıplarına da neden olan 6,8 şiddetindeki deprem sonrası gözler bir kez daha kentsel dönüşüme çevrildi.
Elazığ ve Malatya depremi, gözleri bir kez daha çürük binalara ve kentsel dönüşüme çevirdi. İnşaat sektörünün önde gelen firmalarının temsilcileri, riskli binaların bir an önce yenilenmesi gerektiğinin altını çizdi.
-Artaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, “Birçok güzelliği içinde barındıran ülkemiz; maalesef Elazığ ve Malatya’da yıkıcı hasara yol açan sarsıntıyla aynı zamanda bir deprem ülkesi olduğumuzu bir kez daha hatırlattı bize” dedi. 2012 yılında çıkan kentsel dönüşüm yasasının ardından tespit edilen 7 milyon konutun 5 milyonu aşkın bir nüfusa hitap eden kısımda dönüşüm yapıldığını belirterek, “Tabloya dönüp baktığımızda başarılı bir veriyle karşılaşıyoruz. Ancak bu rakamlar istenen seviyenin altında kalıyor. Kapıda bekleyen deprem gerçeğini göz önüne alarak başta riskli yapılar olmak üzere şehirlerimizin yenilenmesini hızlandırmalıyız” diye konuştu.
-İhlas Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Celep de “Bulunduğumuz deprem kuşağını ve deprem geçmişimizi göz önüne aldığımızda, hükümetten, sade vatandaşa kadar hepimizin bu realite karşısında hassas olması, bilim ve teknolojinin bizlere tavsiye ettiği tedbirlere riayet edilmesi gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu. Celep, şunları söyledi: “Kaliteli, düzenli ve yaşanılabilir şehirler meydana getirmek için özel sektörün yanı sıra, hükümetimiz de taşın altına elini koymuş, bu kapsamda kentsel dönüşüm projelerine hız kazandırmıştır. Ancak sürecin daha da ivme kazanması, sağlıksız yapıların bir an önce dönüşmesi için gidecek daha çok yolumuz vardır. Sektörde nitelikli konut inşaatında faaliyet gösteren bizler, inşa ettiğimiz yapılar ve hayata geçirdiğimiz markalı projelerle şehirlerimize ve en önemlisi insan hayatına değer katmaya çalışıyoruz.”
-Yılmaz İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yılmaz ise şunları söyledi: “Önemli olan deprem gerçeğine göre yaşamalı ve bu bilinçle konutları inşa etmeliyiz. Özellikle İstanbul 16 milyon nüfusu ile bu noktada daha da önem arz ediyor. Vatandaşlarımız konut alırken artık lokasyon ve merkezi noktalarından ziyade binaların deprem yönetmeliğine uygunluğuna, güvenli ve sağlam olduğuna bakıyor. Sektörümüzün bu konuya hassasiyet gösterdiğine inanıyor, güvenli yapıların giderek artacağını düşünüyoruz.”