AKİT MENÜ

İSLAM

Cuma namazı saat kaçta? 31 Ocak Diyanet il il cuma namazı vakitleri

Cuma namazı saat kaçta kılınacak? sorusu 31 Ocak cuma günü cuma namazını eda edecek olan vatandaşlarımız tarafından sorgulanıyor. Cuma namazı inananlar için büyük bir sevap kapısıdır. Cuma namazı müminlerin bayramı olması nedeniyle cuma namazı kılmak oldukça önemlidir. Diyanet İşler Başkanlığı her cuma il il cuma namazı saatlerini yayınlamaktadır. Vatandaşlar yaşadıkları illere göre 31 Ocak cuma günü cuma namazı saat kaçta sorusunun yanıtını merak ediyor. İstanbul'da cuma namazı saat kaçta? Ankara'da cuma namazı saat kaçta? İzmir'de cuma namazı saat kaçta kılınacak? İşte Diyanet il il 31 Ocak cuma namazı vakitleri...

Güncelleme Tarihi:

Cuma namazı saat kaçta kılınacak? sorusu 31 Ocak cuma günü cuma namazını eda edecek olan vatandaşlarımız tarafından sorgulanıyor. Cuma namazı inananlar için büyük bir sevap kapısıdır. Cuma namazı müminlerin bayramı olması nedeniyle cuma namazı kılmak oldukça önemlidir. Diyanet İşler Başkanlığı her cuma il il cuma namazı saatlerini yayınlamaktadır. Vatandaşlar yaşadıkları illere göre 31 Ocak cuma günü cuma namazı saat kaçta sorusunun yanıtını merak ediyor. İstanbul'da cuma namazı saat kaçta? Ankara'da cuma namazı saat kaçta? İzmir'de cuma namazı saat kaçta kılınacak? İşte Diyanet il il 31 Ocak cuma namazı vakitleri...

Cuma namazı 31 Ocak cuma günü saat kaçta kılınacak?

İstanbul: 13:22

Ankara: 13:07

İzmir:  13:30

Diyanet il il cuma namazı vakitleri için tıklayınız

Cuma günü hangi ibadetler yapılmalı?

Sahip olduğu özelliklerden dolayı gerek fert gerekse toplum olarak Müslümanlar açısından büyük önem taşıyan Cuma gününde, farz olan Cuma namazının dışında boy abdesti almak (bazı alimlere göre farzdır), bıyıkları kısaltma, tırnak kesme vb. bedeni temizlikleri yapmak, güzel ve temiz elbise giymek, güzel koku sürümek, camiye erken gitmek, Hz. Peygamber’e salâtü selam getirmek gibi hususların yerine getirilmesi sünnet kabul edilmiştir.

Bir Müslümanın Cuma namazı ile yükümlü olabilmesi için erkek, hür, mukim (dinen yolcu sayılmayan) ve mazeretsiz olması şarttır.

Cuma günü imam minbere çıkıp iç ezanın okunmasından itibaren namaz kılınıncaya kadar alışveriş ve benzeri bir dünya işiyle meşgul olmak, Cuma günü namaz vakti girdikten sonra yolculuğa çıkmak gibi bazı hususların yapılması yasaklanmıştır.

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” Cum’a, 62/9

Hadis-i şeriflerde Cuma günü gerekli temizliği yaptıktan sonra camiye gidip hutbe dinleyen ve namazı kılan kimsenin o gün ile daha önceki Cuma arasında işlemiş olduğu günahların affedileceği haber verilmiş, bu günü önemsemeden üç Cuma namazı terk eden kimsenin kalbinin mühürleneceği bildirilmiştir.

31 Ocak Diyanet Cuma hutbesi konsusu nedir?

AFETLERE KARŞI BİLİNÇLİ OLALIM

Muhterem Müslümanlar!

Ülkemiz geçen hafta büyük bir depremle sarsıldı. Hüzün ve keder yüreklerimizi dağladı. Onlarca kardeşimizi ahiret yolculuğuna uğurladık. Yaralılarımız ve evini barkını yitiren insanlarımız için seferber olduk. Afet gerçeğiyle bir kere daha yüzleştik. Bu elim hadisede vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevdiklerine sabr-ı cemil niyaz ediyoruz. Rabbim, yaralılarımıza şifalar ihsan eylesin. Depremden zarar görenlere en kısa zamanda toparlanmayı, yaralarını sarmayı, hayata tutunmayı nasip etsin. Milletimizi bu tür afetlerden muhafaza buyursun.

Aziz Müminler!

Kâinatın düzeni ve işleyişi “Sünnetullah” denilen ilâhî kanunlara göre cereyan eder. Cenâb-ı Hak bu kanunları sonsuz kudretiyle ve ilmiyle belirlemiştir. Toprağın, rüzgârın, suyun ya da ateşin kendine has bir yapısı ve dengesi vardır. İnsanoğlu bu yapıyı bilerek ve bu dengeyi koruyarak yaşamak durumundadır.

Deprem de ilâhî kurallara uygun biçimde meydana gelir. İnsanoğlu depreme engel olamaz; depremin zamanına ve şiddetine müdahale edemez. Ama depremde zarar görmemek için çeşitli önlemler alabilir. Zira deprem, sel, yangın gibi doğal afetler karşısında can ve mal kaybının en aza indirilmesi ancak gerekli tedbirleri almakla mümkündür.

Kıymetli Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!”[1] Mümin, imtihan dünyasında farklı sıkıntılarla karşılaşacağını bilerek yaşar. Sınırlı ve aciz bir varlık olduğunun, kul olarak Rabbine muhtaçlığının farkındadır. Sıkıntılar karşısında elinden geldiği ve gücü yettiği kadar mücadele eder. Aklını, bilgisini, tecrübesini kullanarak tedbirini alır. Sonrasında ise imanı gereği, teslimiyet ve tevekkül ile hareket eder. Uğradığı musibetten sabrederek ve güçlenerek çıkar. Nimete şükür, mihnete sabır göstererek ilâhî imtihanı kazanır. Peygamberimiz (s.a.s), müminin bu halini şöyle anlatır: “Müminin durumu ne hoştur! Her hâli kendisi için hayırlıdır. Bu durum sadece mümine hastır. Bir nimetle karşılaştığında şükreder; bu onun için hayır olur. Bir musibetle karşılaştığında ise sabreder; bu da onun için hayır olur.”[2]

Değerli Müminler!

Afetlere karşı sorumluluğunun bilincinde olmak, mümince bir duruşun gereğidir. Takdir Allah’ındır, bizlere düşen ise önce tedbir almak, sonra Rabbimize tevekkül etmektir. Nitekim Resûl-i Ekrem (s.a.s) musibetler karşısında tavrımızın nasıl olması gerektiğini şöyle anlatır: “Allah ihmalkârlık ve gevşeklikten hoşlanmaz. Senin akıllı davranman gerekir. Fakat artık yapabileceğin bir şey kalmadığı zaman, حَسْبِىَ اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ ‘Allah bana yeter. O, ne güzel vekildir.’ de.”[3]

Öyleyse acı tecrübelerden ders alalım. Güvenli bir hayat için afetlere karşı hazırlıklı olalım. Tabiatın dengelerine ve yaşadığımız bölgenin gerçeklerine uygun, doğru ve sağlam adımlar atalım. Ailemizi afet ve acil durumlar hakkında bilgilendirelim.

Aziz Müslümanlar!

Hamdolsun ki dün olduğu gibi bugün de inancı, mezhebi, etnik kökeni ve düşüncesi ne olursa olsun milletçe el birliğiyle yaralarımızı sarıyoruz. Devletimizin desteği ve milletimizin dayanışması her türlü takdirin üzerindedir. Sevgili Peygamberimizin müjdesi ise bu aziz, fedakâr ve cömert milleti beklemektedir: “Bir kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da o kulun yardımcısıdır.”[4]

[1] Bakara, 2/155.

[2] Müslim, Zühd, 64.

[3] Ebû Dâvûd, Akdiye, 28.

[4] Ebû Dâvûd, Edeb, 60.

Yorumlara Git

Zelenskiy silah için yalvarıyor! Savaş uçağı istiyor

Hazine ve Maliye Bakanlığına yeni bakan yardımcısı: Bekir Bayrakdar atandı

Irak’ta tarihi adım, Soydaşlarımızın hakkı teslim edildi! Kürşad Zorlu’dan Irak hükümetine teşekkür!

Bakan Kurum'dan 26 il için kritik uyarı: Zorunlu olmadıkça evden çıkmayın

Balıkesir'de aşırı yağışlar köprüyü yıktı! Susurluk Çaylak Köprüsü'nde çökme: Yol trafiğe tamamen kapatıldı!