İSLAM
Dostlarla hasbihal
...Birileri bu memleket üzerinde ameliyat rüyaları ile yatıp kalkadursun, tarihten dersini ve ibretini almış, derdini ders edinmiş bu necip nesil her daim teyakkuz halindedir!..
Kıymetli ve aziz dostlarım, gün geçmiyor ki, bu cennet vatan için felaket senaryoları yazılıp çizilmesin, gün geçmiyor ki, bu milletin bedel ödemiş evladının sinir uçları test edilmesin. Gün geçmiyor ki, bu yiğit torunlarının sabırları sınanmasın! Şu kadarını söyleyeyim;
Kimin ne hesabı olursa olsun, kim ne plan üzere olursa olsun!
Birileri bu memleket üzerinde ameliyat rüyaları ile yatıp kalkadursun, tarihten dersini ve ibretini almış, derdini ders edinmiş bu necip nesil her daim teyakkuz halindedir!
Bilge kumandanın da dediği gibi;
Her daim savaşacak kadar genç.
Her an ölecek kadar yaşlıyız!
Bizler biliriz ki, bir kalkışma ihtimali bu memleket için tıpkı deprem gibidir. O hep vardır. Biz onunla yaşamaya alışmışızdır. Bazı sarsıntıları vardır ki bizler duyar, tepki veririz. Bazılarını ise sadece merkez (rasathane) duyar. Bazıları ise yüksek ölçeklidir. (15 Temmuz gibi) böylesi sarsıntılara vereceğimiz toplu tepkilerle üstesinden geldik ve geleceğimizi de herkes bilsin biiznillah! Gayret var, gevşemek yok! Azim var, rehavet yok! İbret var, ihmal yok! Uyanıklık var, uyuşukluk yok! Metanet var, nedamet yok! Dahası bizim ölülerimize cennet var, ehl-i salibe ise cehennem...
Herkes bilsin ki, bu milletin evladı yıllar yılı sınandı. Vatanına, milletine, din-ü devletine kısaca mukaddesatına karşı hassas olan bu toplum, dost yüzlü düşmanlar ve melek yüzlü şeytanlar tarafından türlü oyunlar içerisine sokulup birbirine düşman ettirilmeye çalışıldı. Bugün gelinen noktada takke düşmüş, kel görünmüştür! Dost da bellidir, düşman da.
İnsanların aklıyla alay etmeye çalışan beyhude ümitler taşıyan sefihler de bellidir!
Devletler, insanlara benzer. Mesela basit insanlar çabuk tepki verir, çabuk öfkelenir ve zaaflarını hemen belli ederler. Küçücük, tarihi olmayan ve tarihten beslenmeyen devletler de böyledir. Hemen atar/gider yapar, her şeye tepki vermenin derdine düşerler.
Bazı insanlar da vardır ki, asildirler, tarih bilinciyle hareket eder, az konuşur çok iş yapar, vakur ve haklı tepkilerini yerli yerinde verirler. Kadim devletler gibi...
Sınanır, sabrı imtihan edilir, tahrik ve taciz edilir ama her daim teyakkuz halinde, kötü komşu ile komşuluğun gereksinimleri doğrultusunda hareket ederler. Biz biliyoruz, devemiz yorgun, yolumuz uzun, yükümüz ağır. Devecinin şarkısı daha yanık olmalıdır!
Bu milletin iki ordusu vardır ve ikisi de aktiftir biiznillah.
Birincisi silahlı ordudur ki, yiğitlerden, şahadete sevdalanmış, kızıl elma aşkıyla yanıp tutuşan ve düğüne gider gibi sefere çıkan erlerden oluşur!
İkincisi ise, dua ordusudur elhamdülillah. Gecesi gündüzüyle, hacısı bacısıyla, Fetih ve Fatiha’sı abdesti ve namazıyla duadadır biiznillah. Dik durmak bizden, Muvaffakiyet Allah’tandır!
Salih KIRMIZI (Prof. Dr. N. Erbakan Külliyesi Camii İmam Hatibi)