Eğitim Gündemi
Suriyeli mülteci çocukların devlet okullarındaki durumu
İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi'nin Suriyeli Mültecilerin eğitimiyle ilgili yapmış olduğu araştırmanın sonuçlarını istifadelerinize sunuyoruz...
Suriye’de savaş dolayısıyla yerinden edilerek komşu ülkelere kaçan mültecilerin Türkiye’de kayıtlı olanlarının sayısı 1,939 milyon civarındayken; bu nüfusun 1,7 milyon kadarı şehirlerde ikamet etmekte ve 300 bin civarında Suriyeli ise İstanbul’da yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır.
Bu raporda, İstanbul’daki çeşitli ilçelerdeki devlet okullarına devam eden Suriyeli
öğrenciler, Türkiyeli öğretmenleri ve okul idarecileriyle görüşmeler yaparak İstanbul Bilgi
Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi tarafından yürütülen bir araştırmada belirlenen sorunlar ve bu sorunlara ilişkin politika ve uygulama önerileri yer almaktadır.
Eğitim Suriyeli çocuklar için önemlidir çünkü araştırmalar okula gitme hakkından faydalanamayan Suriyeli çocukların: daha fazla istismar ve kötü muamele riski altında olduğunu, travma sonrası stres bozukluğu semptomlarını (tedirginlik, stress, endişe, umutsuzluk gibi) daha fazla gösterdiğini, ve fiziksel ve psikolojik gelişimlerini tamamlamayı başaramadıklarını göstermektedir.
Araştırma çerçevesinde Bağcılar, Kağıthane ve Beyoğlu’nda üç ayrı okulda 4 idareci, 24 öğretmen ve 25 Suriyeli öğrenciyle yüzyüze görüşmeler ve odak gruplar yapılarak öğretmenlerin ve idarecilerin gördükleri temel sorunların neler olduğu ve nasıl bir desteğe ihtiyaç duydukları araştırılmıştır. Suriyeli ilkokul ve ortaokul öğrencileriyle yapılan odak görüşmelerde de Türk eğitim sistemi içindeki deneyimleri incelenmiş; karşılaştıkları güçlükler ve nasıl bir destek bekledikleri araştırılmıştır. Önce çıkan sorunlar ve bunlara ilişkin geliştirilen öneriler aşağıda yer almaktadır.
Sayısal Veriler:
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 150 bin Suriyeli öğrencinin Türkiye’de eğitim sistemine dahil olduğunu; yaklaşık 200 bin çocuğun ise dışında olduğunu duyurmuştur. Bu bilgiye göre, eğitim alan 150 bin çocuğun 70 bini kamplarda, 71.500’ü ise belediyeler, valilikler ve STK’lar tarafından oluşturulan okullarda eğitim almaktaydı.
Dil Engeli:
Türkiye’deki okullara kayıtlı Suriyeli çocukların karşılaştığı birincil sorun dil engelidir; anadillerinde eğitim alma olanakları oldukça kısıtlıdır. Kamp alanı dışında ancak Suriyelilerin oluşturduğu Geçici Eğitim Merkezleri’nde Arapça eğitim alma imkanları vardır; ancak bu merkezlerin bazılarının ücretli olması4, erişim imkanını kısıtlamaktadır. Ana dilleri Kürtçe olan çocukların ise belediyelere bağlı kamplar dışında, ana dillerinde eğitim alabilecekleri okullar bulunmamaktadır. Devlet okullarına kaydolan Suriyeli çocuklar okula başladıkları andan itibaren dil engeliyle karşılaşmakta ve bir biçimde başetmek durumunda kalmaktadır. Araştırmaya katılanların yer aldığı okulların hiçbirinde Suriyeli çocuklara Türkçe öğretmek için ek kurslar ya da eğitimler verilmemektedir.
Öneri:
Devlet okullarına kayıtlı Suriyeli öğrencilerin dil engelini aşabilmesi için anadillerinde eğitim alma olanağı sağlanmalı; bu olanak sağlanana kadar mevcut sistem içinde eğitim haklarından faydalanabilmeleri için Türkçe okuma yazma kursları; okullarda sürekli tercüman hizmeti sunulması gibi sistematik ve yaygın çözümler üretilmesi gereklidir.
Öğretmen Durumu:
Araştırmada, konuya ilişkin bilgi ve donanımları yeterli olmadığı halde Suriyeli öğrencilere ilişkin tüm güçlüklerde, öğretmenlerin kendi başlarına çözüm üretmesinin beklendiğini gözlemlenmiştir.
Öneri:
İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri’ndeki İlçe Komisyonu’nun kayıt sürecini yürütmek dışında okullara kaydolan çocukların eğitim sürecinin takibi, okullardaki sorunların çözülmesi ve çözümlerin okullar arasında yaygınlaşmasında sorumluluk alması;
- Öğretmenlerin Suriyeli göçmenlerin koşulları, hakları ve faydalanabilecekleri hizmetlere ilişkin bilgilendirilmesi;
- Öğretmenlerin Suriyeli çocuklara hak temelli yaklaşmalarını sağlamak amacıyla çocuk haklarına ilişkin güçlendirilmesi;
- Savaş travması yaşayan çocuklarla çalışan öğretmenlerin de ‘ikincil travma’ yaşadığı düşünülerek,öğretmenlere bu bağlamda psikososyal destek verilmesi faydalı olacaktır.
Suriyeli Öğrencilere Rehberlik Desteği:
Suriyeli çocukların okullardaki rehber öğretmenlerden çoğu zaman destek alamadıkları
gözlemlenmiştir. Türkiye’de okullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetine başvuru genel olarak öğrenci ya da öğretmenin talebiyle olmaktadır. Buna karşın savaş dolayısıyla çok derin travmalar yaşamış olan Suriyeli öğrenciler söz konusu olduğunda bu talep süreci çoğu zaman işlememekte ve rehber öğretmen çeşitli nedenlerle destek verememektedir.
Öneri:
Okullardaki psikolojik danışmanlar tercüman desteğiyle Suriyeli öğrencilerin paylaşım yapabilecekleri yapıcı ve iyileştirici bir ortam yaratabilir;
- Öğretmenlere travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin uygulayabilecekleri yöntemler aktarılabilir;
- İlçe RAM’lar veİl Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Birimi bahsi geçen uygulama önerilerine ilişkin sorumluluk alarak programlar başlatabilir
Suriyeli Aileler:
Suriyeli öğrencilerin büyük bölümü hem eğitim hem de diğer alanlardaki ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sosyo-ekonomik desteğe de ihtiyaç duymaktadır. Öğretmenler bu konuda da ne yapacaklarını bilemediklerini ve gerekli bilgiye ulaşamadıklarını belirtmişlerdir. Bir öğretmen kendi sınıfındaki Suriyeli çocuğun yemek ve giysilerinin sınıfındaki diğer öğrencilerin velileri tarafından dönüşümlü olarak sağlandığını belirtmiştir
Öneri:
Öğretmenlerin Suriyeli aileleri yönlendirebilecekleri sosyal yardımlar konusunda bilgilendirilmesi, bu konuda İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin sorumluluk alması gerekiyor.
Birlikte Yaşama ve toplumsal Kabul:
Okullarda öğretmenlerle yapılan görüşmelerde ayrımcılık ve dışlanma deneyimleri tek tük belirtilirken çocuklarla yaptığımız odak gruplarda Suriyeli öğrencilerle Türkiyeli öğrenciler arasında çok kısıtlı iletişim olduğu, arkadaşlık kurulamadığı ve Suriyeli çocukların etiketlenerek dışlandığı görülmüştür. Bazı çocuklar Türkiyeli öğrencilerin kendileriyle oynamadığını, sözlerine inanmadığını, arkadaşlık etmediğini ifade etmişlerdir. Çocukların çoğunluğu, öğretmenlerinden memnun olduklarını belirtirken, okulda yaşadıkları ayrımcılık ve dışlanma konusunda öğretmenlerin insiyatif almalarını ve sorunu çözmelerini beklemedikleri gözlemlenmiştir. Ayrımcılığa ilişkin öğretmenlerin yaptığı bir paylaşım da Türkiyeli çocukların velilerine ilişkindir.Veliler kendi çocuklarının Suriyeli çocukların yanında oturmasını istemezken öğretmenler Suriyeli çocukları sınıfta oturtacak yer bulmakta güçlük çektiklerini belirtmişlerdir. Suriyeli çocuklar ya diğer bir Suriyeli çocukla beraber ya da yalnız oturtulmaktadır. Öğretmenlerin bu konuda inisiyatif almaktan çekindikleri gözlemlenmiştir.
Öneri:
Öğretmenlere, Türkiyeli öğrencilere ve velilerine yönelik güçlendirme yapılması;
- Öğretmenlerin öğrenciler arasındaki ayrımcı ve zorbaca davranışlarla başetme konusundaki donanımlarının artırılması;
- Okullarda Suriyeli ve Türkiyeli öğrencilerin kaynaşmasını kolaylaştıracak proje ve etkinlikler
planlanması gereklidir. ( Örneğin okula kaydolan Suriyeli öğrencilerin oryantasyonu için Türkiyeli öğrencilerin sorumluluk alması sağlanabilir.)
Okul Veli İlişkisi:
Suriyeli ailelerin okulla ilişkilerinin çok zayıf olduğu fark edilmiştir. Suriyeli ailelerle öğretmen ya da idareciler arasındaki ilişki özellikle dil engeli nedeniyle oldukça sınırlı kurulabilmektedir. Dolayısıyla Suriyeli ailelerin Türkçe öğrenmesi de bu bağlamda önem kazanmaktadır. Çünkü ailenin öğretmeniyle iletişim kurabiliyor oluşu öğrencinin sınıf içinde kabulünü kolaylaştırmaktadır. Görüştüğümüz okullardan birinde Suriyeli öğrencilerin annelerinin Sığınmacılar ve Mültecilerle Dayanışma Derneği’nde (SGDD) Türkçe eğitimi aldığını; bu durumun çocukların okul içindeki uyumunu ve okuldan memnuniyetini artırdığı gözlemlenmiştir. Okul aile ilişkisini güçlendirecek önlemler arasında her hafta belirli saatlerde okul içinde görev yapacak bir tercüman bulunması da etkili olabilir.
Öneri:
Suriyeli aile fertlerinin Türkçe öğrenmesinin kolaylaştırılması; okullarda Halk Eğitim Merkezleri'yle işbirliği içinde kurslar açılması;
- Okul içinde / ya da ilçede sürekli bir tercüman görevlendirilmesi;
- Öğretmenlerin Suriyeli ailelerin Türkiye'de içinde bulundukları koşullara ilişkin bilgilendirilmesi gereklidir.
GENEL ÖNERİLER Suriyeli çocukların haklarına ilişkin politikaların sağlıklı biçimde planlanması ve kamuyounun şeffaf biçimde bilgilere erişimi için Suriyeli çocuklara ve Türkiye’deki eğitim sistemi içindeki koşullarına ilişkin verilerin acil ve düzenli olarak toplanması ve kamuoyuyla paylaşılması; Aşağıda belirtilen politika ve uygulama önerilerinin hayata geçirilebilmesi için ilgili mevzuatın yürürlüğe konulması; Devlet okullarına kayıtlı Suriyeli öğrencilerin eğitim haklarının gerçekleşmesinde en önemli engel olan dil engelini aşabilmesi için anadillerinde eğitim alma olanağı sağlanması; bu olanak sağlanana kadar mevcut sistem içinde eğitim haklarından faydalanmalarını kolaylaştırmak için Türkçe okuma yazma kursları ve sürekli tercüman hizmeti sunulması; İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri'nin ilgili personeline kayıt sürecine ilişkin bilgilendirmenin yapılması; sürecin etkinliği izlenerek gerekli müdahalelerin yapılması; Öğretmenlerin ve idarecilerin hizmetiçi eğitim döneminde ve eğitim öğretim yılı süresince Suriyeli ailelerin içinde bulundukları koşullar; Türkiye’de faydalanabilecekleri hizmetler ve ilgili kurum ve kuruluşlar konusunda bilgilendirilmesi; Öğretmenlerin ve idarecilerin Suriyeli öğrencilere yardım temelliden ziyade hak temelli yaklaşmalarını sağlamak amacıyla çocuk haklarına ilişkin güçlendirilmesi. İlçede bulunan tüm Suriyeli çocukların ve refakatçilerinin eğitim hizmetlerine erişim konusundaki olanaklara ilişkin bilgiye erişmesinin sağlanması; İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri’ndeki İlçe Komisyonu’nun kayıt sürecine ek olarak okullara kaydolan çocukların eğitim sürecinin takibi, eğitim sürecinde karşılaşılan sorunların çözülmesi ve çözümlerin okullar arasında yaygınlaşmasında sorumluluk alması; Okullarda / ya da ilçede düzenli görevlendirilecek tercümanların belirlenmesi ; Öğretmenlerin Suriyeli aileleri yönlendirebilecekleri sosyal yardımlar ve İstanbul’da bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmesi Öğretmenlerin öğrenciler arasındaki olası ayrımcı ve zorbaca davranışlarla başetme konusundaki donanımlarının artırılması; İlçe RAM’lar tarafından öğretmenlerin travma sonrası stres bozukluğuyla başetme konusundaki donanımlarının artırılması; savaş travması yaşayan çocuklarla çalışan öğretmenlerin de ‘ikincil travma’ yaşadığı düşünülerek, öğretmenlere bu bağlamda psikososyal destek verilmesi; Okulda dil engelinin aşılabilmesi için tercüman görevlendirilmesinin talep edilmesi ve sürecin takibi; Suriyeli aile fertlerinin Türkçe öğrenmesinin kolaylaştırılması; okullarda Halk Eğitim Merkezleri'yle işbirliği içinde kurslar açılması; Okullarda Suriyeli ve Türkiyeli öğrencilerin kaynaşmasını kolaylaştıracak proje ve etkinlikler planlanması; Okullara kaydolan Suriyeli öğrencilerin ayrımcılığa maruz kalmalarını önlemek amacıyla öğretmenlere, Türkiyeli öğrencilere ve velilerine yönelik güçlendirme yapılması; Okullardaki psikolojik danışmanların tercüman desteğiyle Suriyeli öğrencilerin paylaşım yapabilecekleri yapıcı ve iyileştirici ortamlar yaratması.