AKİT MENÜ

Siyaset

İran, Suriye’de Şii kıskacı peşinde

Başkan Erdoğan’ın Esed rejimine tanıdığı “çekil” süresinin bitimine sayılı günler kaldı. İdlib’deki gelişmeleri değerlendiren Bilal Sambur, “Türkiye ve Suriye arasında savaş düzeyinde bir şiddet süreci ihtimal haline gelmiştir. Rusya ve İran, Esed’i tüm Suriye’ye yeniden hakim kılmaya çalışıyorlar” dedi.

Güncelleme Tarihi:

 Mehmet Özmen  Ankara 

Sosyal Bilimci Prof. Dr. Bilal Sambur, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şam’a Şubat sonuna kadar tanıdığı süreye ve İdlib’de yaşanan gelişmeleri Akit’e değerlendirdi...

İdlib stratejik bir yer

-İdlib’de yaşananları siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

İdlib, Suriye savaşının merkezine oturmuştur. İdlib, Suriye savaşında yeni bir stratejik aşmayı temsil etmektedir. Türkiye ve silahlı gruplar, bedeli ne olursa olsun İdlib’den çıkmayacaklardır. Suriye ordusu, ele geçirdiği yerlerden geri çekilmeyecektir. Rusya, İran ve Suriye, İdlib olmadan Suriye coğrafyasında yeniden hakimiyeti sağlamanın imkansız olduğunu çok iyi bilmektedirler. İdlib, bütün aktörlerin hesaplarının çatıştığı bir yer haline gelmiştir. Bu aşamadan sonra hiçbir tarafın İdlib’den vazgeçme veya taviz verme şeklinde bir seçeneği kalmamıştır. İdlip, Soçi mutabakatını çökerten ve Astana sürecini bitiren bir etki meydana getirmiştir. İdlib krizi, Suriye’de diplomatik araçları etkisizleştirmiş, yeniden herkesin silahlarıyla sahaya inmesine neden olmuştur. İdlib, sonu gelmeyen bir çatışma ve şiddet döneminin açabilecek patlamaya hazır bir bomba gibi herkesi içine çekmektedir.

Erdoğan’ın verdiği süre

-Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de Suriye ordusuna geri çekilmesi için bu ayın sonuna kadar süre tanıdı. Esed rejimi, Türkiye’nin talepleri doğrultusunda çekilmez ise Türkiye ile Suriye arasında bir savaş başlar mı?

Rusya ve İran’ın desteğiyle Suriye ordusunun ilerlemesi, birçok yeri kontrol altına alması, Türkiye tarafından kabul edilemez bir durum olarak değerlendirilmektedir. TSK’ya ait yediden fazla gözlem noktası Suriye ordusunun ele geçirdiği alanlar içinde kalmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şubat sonuna kadar Suriye ordusunun ele geçirdiği yerlerden çekilmesi için süre tanımıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği süre, aslında hem ültimatom, hem savaş ilanı anlamına gelmektedir. Erdoğan’ın ültimatomu ve savaş ilanından sonra Türkiye, bölgedeki askeri gücünü arttırmıştır. Mevcut şartlarda Türkiye ve Suriye arasında savaş düzeyinde bir şiddet sürecinin başlaması, her zamankinden daha güçlü bir ihtimal haline gelmiştir. Türkiye, Rusya ve İran arasında yeni antlaşma yapılmadığı ve yeni bir süreç başlatılmadığı takdirde Türkiye ve Suriye arasında savaş çanlarının her zaman çalma ihtimalinin olduğunu söyleyebiliriz.

Savaş ihtimali

-Bir savaş ihtimaline karşı toplum nasıl hazırlık yapmalı?

Toplum, Suriye savaşından her açıdan çok etkilenmiştir. Bütün toplum, Suriye’yle yapılacak bir savaştan çok kaygı duymaktadır. Olası bir savaş durumunda nasıl davranılacağı konusunda toplumumuzun yeterince bilinçli olduğunu söyleyemeyiz. Kitlesel paniğe neden olmadan soğukkanlı bir biçimde toplumun can ve mal güvenliğinin sağlanması konusunda bilinçlendirici faaliyetler yapılmalı, günlük hayatın normal akışında devam etmesi için kişilerin neler yapması gerektiği konusunda toplumsal hazırlıklar yapılmalıdır.

ABD ve NATO’nun desteği

-Türkiye-Rusya ve ABD üçgenindeki gelişmeler konusunda neler söylemek istersiniz? Rusya bir bakıma Türkiye’yi hançerliyor mu?

Rusya, Suriye ve İran’ın stratejik müttefikidir. Rusya, NATO’yu bölmek ve Amerika’yı Suriye’den çıkarmak için Türkiye’yle birtakım ilişkiler kurmuştur. Rusya, Türkiye’yle olan ilişkilerine taktiksel olarak bakmaktadır. İdlib’e Suriye ordusunun ilerlemesini sağlayan güç, İran ve Rusya’dır. İdlib’de savaş olasılığının güçlenmesi karşısında Amerika, İran ve Rusya’yı frenleme ihtiyacı duymuş ve Türkiye’ye olan desteğini açıklamıştır. İdlib’de bir savaş çıkması halinde Amerika ve NATO’nun somut askeri desteğinin ne olacağı konusunda bir gelişme henüz gerçekleşmiş değildir.

İran, Şii hilali hülyasında

-İran, ABD ve Rusya, Suriye’de neleri hedefliyor?

Rusya ve İran, Şam rejimini bütün Suriye coğrafyasına yeniden hakim kılmaya çalışıyorlar. İran, kendi kontrolünde olan bir Şii hilali oluşturma hülyasından vazgeçmiş değildir. Türkiye’nin Suriye’den çıkmasını İran ve Rusya istemektedir. İsrail, İran’ın Suriye’de büyük güç kazanmasını ve Şam rejiminin Tahran’ın kontrolünde olmasını istememektedir. Amerika, Rusya ve İran’ın Suriye savaşını kullanarak Ortadoğu’da güçlenmelerinin önünü kesmeyi arzulamaktadır.

Diplomasiye ağırlık 

-Bu noktada Türkiye’nin atacağı adımlar konusunda ne gibi önerileriniz olur?

Türkiye, Suriye’de çok önemli alanları kontrol eden ve sahada ordusuyla var olan tek güç konumundadır. İdlib sahasında Türkiye’nin iki tugay büyüklüğünde bir askeri gücü vardır. Türkiye, kendisine yönelecek saldırılara karşı çok sert misliyle müdahalede bulunacağını ilan etmiştir. Türkiye’nin diplomasi kanallarını kullanmaya ağırlık vermesi lazımdır. NATO, İslam Konferansı Teşkilatı, BM ve AB nezdinde çok yoğun diplomatik girişimlerde bulunmalıdır.

Yorumlara Git

Amerikan basını: Trump savaşı hızla bitirmek istiyor

ABD'den istihbarat suçlaması! Rusya iddialara cevap verdi

Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderi fena yakalandı! Resmi belgede sahtecilik iddiası

Körfez'de tanker trafiği durdu: 350'den fazla gemi İran'dan onay bekliyor

İran'dan etkileyici animasyon! Dikkat çeken not