Siyaset
Esed’in arkasında duranların eli kanlı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Grand Tarabya Oteli’nde, bu yıl yedincisi düzenlenen Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi’nin açılışında konuştu. Erdoğan,”Bugün yaşadığımız insani krizlerin ve terör olaylarının baş müsebbibi, kendi halkından 380 bin kişiyi katleden Esed rejimidir. Esed, bir devlet terörü estirmektedir. Çok açık, net söylüyorum, devlet terörü estiren bu kişinin arkasında duranlar, en az onun kadar suçludur” dedi.
EYÜP YILMAZ / İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl yedincisi düzenlenen Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi’ne katıldı. Suriye’deki katliamlarda Batılı ülkelerin olduğunu ima eden Erdoğan, “120 bin kişi konvansiyonel silahlarla öldürülürken, bu konvansiyonel silahları acaba bu Suriye’ye kim verdi, kimler gönderdi? Bunun üzerinde niye durmuyoruz? Bizim için önemli olan sebep-netice ilişkisidir. Eğer neticesi ölümse, onun sebebi ne olursa olsun hepsi o neticenin sorumlusudur. Bunun üzerinde durmamız lazım” dedi.
TÜRKİYE YALNIZ BIRAKILDI
Erdoğan, Türkiye’nin insani krizler karşısında verdiği onurlu mücadelesinde yalnız bırakıldığını belirterek, “Yaklaşık 5 yıldır Suriye ve Irak’tan gelen 2,5 milyon göçmenin yol açtığı ekonomik ve sosyal yükün tamamını ülke olarak tek başımıza karşıladık, sırtlandık” diye konuştu.
ESED, BİR TERÖRÜ ESTİRMEKTEDİR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki ülkelerde yaşanan insani dramların ve terörizm faaliyetlerinin öncelikli sebeplerinin doğru anlaşılması gerektiğinin altını çizerek, “Bugün yaşadığımız insani krizlerin ve terör olaylarının baş müsebbibi, kendi halkından 380 bin kişiyi katleden Esed rejimidir. Esed, bir devlet terörü estirmektedir. Çok açık, net söylüyorum, devlet terörü estiren bu kişinin arkasında duranlar, en az onun kadar suçludur” dedi.
380 BİN SURİYELİ BİR CANDIR
“Varil bombalarıyla, kimyasal ve konvansiyonel silahlarla katledilen bu 380 bin Suriyeli, bir istatistik değil, her biri bir candır, insandır” diyen Erdoğan, “Hala (Esed) ‘Gitsin mi, gitmesin mi’... Bunu tartışmanın, tüm Suriye halkına değil, insanlığa ne tür bir mesaj olduğunu çok iyi değerlendirmemiz lazım. Rejim, iktidarını, mezhep çatışması ve terör örgütlerinin faaliyetleri üzerinden sürdürmeye çalışmaktadır” diye konuştu.
TERÖRİZME MÜSAMAHA GÖSTERİLİYOR
Erdoğan, “DAEŞ’le mücadele adı altında PYD’ye destek veren, bu iki örgüte de aynı nazarla bakmayan herkes, bir şekilde terörizme müsamaha gösteriyor demektir. Hele DAEŞ üzerinden İslam’ı ve Müslümanları tahkir edenler, kesinlikle büyük bir yanlışın içindedir. Esasen, El Kaide, Boko Haram gibi İslam’ı istismar eden tüm terör örgütleri, ekseriyetle Müslümanları katletmekte, Müslümanlara zarar vermektedir. Bu örgütlerin hiçbirinin İslam’la en küçük bir ilişkisi yoktur, olamaz. Bu örgütlerin katlettiği her bir masumun kanı, onların gerisindeki güçlerin de eline bulaşmaktadır” ifadesini kullandı. “Paris’te yaşanan terör eylemleri hem terörizmle mücadele hem de göçmenler konusunda bizleri yeni bir yol ayrımına getirdi” diyen Erdoğan, “Zirve (G20 Liderler Zirvesi) sonunda mutat bildirinin yanında bir de terörizmle mücadele bildirisi yayınladık. Bu bildiride, Paris, Ankara, Gaziantep, Beyrut, bütün buralardaki saldırıları kınadıktan sonra terörle mücadele konusunda birlik içinde olduğumuzu vurguladık” dedi.
PARA ÇIKMAZSA BU İŞ YÜRÜMEZ
Erdoğan, Türkiye’nin Nabucco projesine imza koyduğunu anımsatarak, “Nabucco’yu imzaladığımızdan bu yana hatırladığım kadarıyla 6 yıl geçti. Niye adım atamadık? Sen para çıkarmazsan, tedarik, bunu halletmezsen, bu iş yürümez. Biz diyoruz ki ‘Bizim her şeyimiz hazır, biz varız’. Ama bizim görevimiz ne? Transit. Biz bunda varız. Bizim bir özelliğimiz daha var, tüketiciyiz. Ona da varız. Ama sen tedarik yaptın mı? Parayı getirdin mi? Bak Azerbaycan adımı attı. Biz de kalktık Azerbaycan’a ortak olduk” dedi.
ŞİMDİ MÜCADELE ZAMANI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çırağan Sarayı’nda düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı 5. Sağlık Bakanları Toplantısı kapanış oturumunda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamberimiz, merhamet peygamberidir, barışın timsalidir. Merhamet dini olan, sevgi dini olan, vicdan dini, dayanışma dini, ilim dini olan İslam’ın, terörle, zulümle, ölümle, cehaletle birlikte anılmasının önüne geçmek hepimizin boynunun borcudur. Şimdi mücadele zamanıdır. Eğer bu mücadeleyi hemen vermeye başlamazsak yarın hepimiz için daha karanlık olacaktır” diye konuştu. Sağlık yatırımlarına da değinen Erdoğan, “Hem sistem, hem altyapı, hem insan kaynağı hem de hizmet kalitesi bakımından sağlık alanında katettiğimiz mesafe tam bir devrimdir. Öyle ki kendi vatandaşlarımız yanında her yıl yurt dışından gelen 400 bin kişiye de sağlık hizmeti verebilir hale geldik. İlaveten Suriye ve Irak’tan ülkemize gelen 2,5 milyon kardeşimizin sağlık hizmeti ihtiyaçlarını da yine aynı sistem içinde, hiçbir ciddi aksaklığa meydan vermeden karşılamayı başardık” şeklinde konuştu.