Gündem
Kara, hava ve denizden Türkmen Cephesi'ne korkunç saldırı!
Suriye'de Esed rejiminin Rusya'nın da desteğiyle Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen bölgesine yönelik saldırılar, Gimam köyü ve çevresinde devam ediyor. Sultan Abdulhamid Tugayı Komutanı Ömer Abdullah, dün 200'den fazla rejim askerini öldürdüklerini açıkladı ve bugünkü korkunç saldırının başlamasının ardından "Osmanlı'dan yadigar kalan bu toprakları düşmana çiğnetmeyeceğiz" mesajını verdi.
Alınan bilgiye göre, rejimin Türkmen Dağı'na yönelik başlattığı kara harekatı, gece geç saatlere kadar yoğun şekilde sürdü.
Sabah saatlerinde bazı mevzi ve köyler uzaktan atılan füze ve havan toplarıyla aralıklarla vurulurken, çatışmalar, bölgenin güneyindeki Gimam köyü ve çevresinde devam ediyor.
Yerel kaynaklar, çatışmalarda, her iki taraftan da ölü ve yaralıların olduğunu bildirdi.
Sultan Abdulhamid Tugayı Komutanı Ömer Abdullah, Suriye'de Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Bayırbucak bölgesine rejim birlikleri tarafından başlatılan kara harekatına Rusların da havadan destek verdiğini belirtti.
Abdullah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Esed rejimine bağlı askerlerce dün gece saat 23.00'ten itibaren Bayırbucak'taki Acısu, Fırınlık, Gımam ve Kızıldağ bölgelerine aynı zamanda yoğun bombardıman başlatıldığını ifade ederek, "Çok yoğun bombardıman yapıldı, her yer adeta deprem oluyor gibi sarsılıyordu. İlk kez böyle bir şey görüyorum. Uçaklar, füzeler, tanklar kullanılıyor" dedi.
Türkmen Dağı'nda şiddetli çatışmaların yaşandığını ifade eden Ömer Abdullah, "Bölgede, sınır hattını katarsak 20-25 bin arasında sivil yaşıyor. Esed'in kara harekatı başlattığı bölgede rejimin herhangi bir bölgeye çıkması veya alması durumunda çadır kentler, sınır boyundaki yerleşim yerleri tamamen tehlike altına girip, yaşanmaz hale gelir. Şimdi sınır hattındaki tüm köylerimiz ağır bombardıman altındadır" ifadelerini kullandı.
Sabah saatlerinde rejim birlikleriyle sıcak temas sağlandığını kaydeden Abdullah, şöyle konuştu:
"Sabah saatlerinde Türkmen gençler karşı savunma başlattı. Kızıldağ'a (45. Tepe) üç kez uçaktan paraşütle asker bıraktılar. Bugün içinde 200'den fazla rejim askerini öldürdük. Rejim birlikleri ormanlık alandan yaralılarını çekemedi. Ancak, karşıda çok sayıda asker var. İran, Irak ve Hizbullah Şii milisleri ve Rusça konuşanlar vardı. 3 helikopter 45. Tepe'ye paraşütle asker bıraktı. Acısu'da bir bölgeyi ele geçirdiler. Gençlerimiz bütün zorluklara rağmen direniş gösteriyor. Bizim de şehit ve yaralılarımız var, ancak Osmanlı ecdadımızdan bize yadigar kalan bu toprakları ve namusumuzu kanımızın son damlasına kadar düşmandan koruyacağız."
Türkmen komutanlardan Abu Fadıl (Ahmet Arnavut) da denize yakın olan bölgelere Rus gemilerinden yoğun füze saldırısı yapıldığını bildirdi.
Fadıl, "Günlerdir rejim askerleri Gımam'ı almak için saldırıyor. Amaçlarına ulaşamayınca Fırınlık, Acısu, Kılzıldağ'a saldırarak girmeye çalışıyorlar. Türkmen Dağı'na karadan girmek için Lübnan Hizbullahı, İran Şiaları ve havadan da Ruslar, rejim güçlerine destek veriyor. Türkmen Dağı denize 12 kilometre mesafede ve denizden de Rus gemileri tarafından füze atılıyor. Suriye ordusunda bu tür silahlar yok" şeklinde konuştu.
15 BİN TÜRKMEN TÜRKİYE'YE SIĞINMAK ZORUNDA KALABİLİR
Suriye Türkmen Doktorlar Birliği Başkanı Muhtar Fatih Muhammed, Suriye'de Esed rejiminin Rusya'nın da desteğiyle sürdürdüğü kara harekatı sonucu Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen bölgesinin düşmek üzere olduğunu öne sürerek, "Bölge düşerse, ilk etapta başta sınıra yakın yerlerde yaşayan 10-15 bin Türkmen, Türkiye'ye sığınmak zorunda kalacak" dedi.
Muhammed, AA muhabirine, Esed rejiminin, Rusya, İran ve Hizbullah'ın desteğiyle Bayırbucak bölgesine saldırılarını yoğun şekilde sürdürdüğünü belirtti.
Bölgedekilerle sürekli temas halinde olduğunu anlatan Muhammed, şunları söyledi:
"Tüm bölgeyi ele geçirip, Türkmenleri püskürtmek istiyorlar. Rus uçaklarının bombaladığı yerlerde çok sayıda yaralımız var. Bayırbucak bölgesi düşmek üzere. Bölge düşerse, ilk etapta sınıra yakın yerlerde yaşayan 10-15 bin Türkmen, Türkiye'ye sığınmak zorunda kalacak."
Muhammed, Kobani'nin (Ayn el Arap), dünya gündemine gelmesine rağmen Türkmenlerin Türkiye'de bile 2-3 televizyon kanalı dışında konuşulmadığına dikkati çekerek, "Biz Türkmenler, bir Kobani olamadık. Kobani halkına kötü gözle bakmıyoruz ama Kobani'dekiler insan da Bayırbucaklılar değil mi? Türk halkına çağrıda bulunuyorum. Türkmenler olarak çok kötü durumdayız, bize destek olun" diye konuştu.
YARALILAR TÜRKİYE'YE GETİRİLİYOR
Suriye'de, rejimin Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen bölgesine yönelik düzenlediği saldırılarda yaralandıktan sonra Türkiye'ye getirilen 4 kişiden 1'i hayatını kaybetti.
Alınan bilgiye göre, Esed rejiminin, Rusya'nın da desteğiyle muhaliflerin kontrolündeki Türkmen köylerine yönelik başlattığı hava destekli saldırıları devam ediyor.
Saldırılarda yaralanan ve Yayladağı sınırına getirilen 4 kişi, ambulansla Hatay'daki çeşitli hastanelere kaldırıldı.
Durumu ağır olan yaralılardan birisi, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
"MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ"
Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, Rus hava saldırılarının dün gece Bayırbucak bölgesinde yoğunlaştığını belirterek, "Rus uçakları Türkmendağı'nın semalarından ayrılmadı" dedi.
Mustafa, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Rusya, Suriye'de hava saldırılarına başladığında ilk operasyonu Türkmendağı'na yaptı. Son 1 haftadır zaten bombalıyor. Ancak dün çok aşırı şekilde bombaladı. Rus uçakları Türkmendağı'nın semalarından ayrılmadı" ifadesini kullandı.
"Bugün artık siyasi çözüm yolundayız" diyen Mustafa, rejimin 'Ne kadar fazla alana sahip olursan, müzakere masasında o kadar güçlü olursun' stratejisiyle hareket ettiğini, ancak Rus desteğine rağmen bölgede fazla ilerleme kaydedemediğini belirtti.
Mustafa, "Biz, karadan mücadelemizi veriyoruz. Yaralılarımız, şehitlerimiz var. Dün bölgedeki komutanlarımızla 06.00'dan 24.00'e kadar konuştum. Hiçbiri ' Türkmendağı düşecek' demedi. 'Mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz' dediler" şeklinde konuştu.
Siyasi çözüm konusuna değinen Mustafa, "Halk savaş yorgunu ve çözümden yana. Elbette ki kendi halkını öldüren bir diktatörün çözümde yer almasını istemiyor. Suriye iç savaşı vekaleten bir savaş olduğuna göre, uluslararası güçlerin kozlarını paylaştığı bir savaş olduğuna göre, onların masada anlaşmaya gitmesi demek, çözümün yakın olması demektir" değerlendirmesinde bulundu.
"BÜYÜK BİR KATLİAM SEYREDECEĞİZ"
Suriye Türkmen Kitlesi Başkanı Samir Hafez, Suriye rejim güçlerinin Rusya destekli Türkmen köylerine yönelik başlattığı kara harekatına ilişkin, "Buralarda katliam yaşanmasından korkuyoruz. Bu köyleri boşaltmazsak, yalnız Ruslar değil, Suriye rejimi güçleri, İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah güçleri buraya girdiği zaman, halk evlerinde kaldıysa muhakkak burada büyük bir katliam seyredeceğiz" dedi.
Hafez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Esed rejimine bağlı askerlerce Bayırbucak bölgesine yönelik hem karadan hem de havadan yoğun saldırı başlatıldığını söyledi. Rusya'nın da bu operasyonlara destek verdiğini ifada eden Hafez, "Rusya aslında Suriye rejimi için değil, bu bölgeye kendisi yerleşmek için saldırıları yapıyor. Rusya yarım yelpaze gibi Suriye'nin batısını elde etmek istiyor. Rusya, Suriye askerleri, İran Devrim Muhafızları, Hizbullah askerlerini karada kullanırken, operasyonların sonunda onlara hiçbir şey bırakmayarak, Türkmen ve Kürt dağları bölgesinden itibaren, içinde Lazkiye, Hama ve Humus'un bulunduğu bölgeyi elde etmek istiyor" diye konuştu.
Bayırbucak bölgesinde hiçbir zaman DAEŞ gibi örgütlerin yer bulamadığına dikkati çeken Hafez, şunları kaydetti:
"Türkmen tugaylarının tek amaçları evlerini, köylerini ve namuslarını korumak. Hiçbir zaman saldırı amaçları olmadı. Kendilerini korumaya çalışıyorlar. Bayırbucak'ın bayırı gitti, bucağı kaldı. Yayladağ'dan hemen sonrası Bayır, bundan 20 kilometre sonra iç kısımlarda da Bucak başlar. Bayır kısmını daha önce kaybetmiştik. Resmi olmayan rakamlara göre buralarda yaklaşık 270 bin Türkmen nüfus var. Lazkiye'deki mahalleler hariç. Burada asıl hedef bu bölgeyi elde etmek. Ruslar, Türkiye'nin sınırına kadar olan bölgeyi istiyor. Buraya alarak, Türkiye ile masaya oturarak bir şeyler koparmaya çalışıyorlar. Kıyı bölgelerin tamamı Rusların elinde. Lazkiye'deki ve Hama'daki havaalanları onların elinde. Buraya çok modern uçak ve silahlar getirdiler. Köylerimize varil bombası atan Esed helikopterleri 4-4.5 kilometre yükseklikten uçuyorlardı. Bunları vurmak daha kolaydı. Bugün köylerimizi bombalayan 100-150 kilometreden vuruyor. Vurduğumuzda dahi düşürme ihtimalimiz yok. Zaten hafif silahlarımız var."
Hafez, Bayırbucak'ta Esed güçlerinin katliam yapmasından korktuklarını dile getirerek, "Buralarda katliam yaşanmasından korkuyoruz. Bu köyleri boşaltmazsak, yalnız Ruslar değil, Suriye rejimi güçleri, İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah güçleri buraya girdiği zaman, halk evlerinde kaldıysa muhakkak burada büyük bir katliam seyredeceğiz. Zaten daha önce de yüzlerce gencimiz boğazı kesilerek öldürüldü. O köylerde şimdi kalanlar çocuklarımız, kadınlarımız ve yaşlılarımız" ifadelerini kullandı.
Türkiye ve dünya kamuoyuna çağrıda bulunan Hafez, Suriye'de çözümün "Esed rejiminin gitmesiyle geleceği" görüşünü ifade etti.
Kurdukları dernek aracılığıyla hem Türkiye hem de Suriye'de Türkmelere yardım ulaştırdıklarını anlatan Hafez, büyük bir maddi sıkıntı içinde olduklarını vurgulayarak, vatandaşlardan ve yetkililerden destek istedi.
"20 ŞEHİT, 200 YARALIMIZ VAR"
Suriye Türkmen Meclisi Bayırbucak Sorumlusu Ömer Ceren, Esed rejiminin Bayırbucak Türkmen bölgesindeki saldırılarıyla ilgili ''5 yıldır savaşıyoruz Bayırbucak ve Kürt dağı böyle bir çatışma ve bombardıman görmedi'' dedi.
Ceren, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dün sabah erken saatlerden itibaren tüm Türkmen köylerine yağmur yerine bomba yağdığını belirtti.
Köylerinde taş üstünde taş kalmadığını ifade eden Ceren, ''5 yıldır savaşıyoruz Bayırbucak ve Kürt dağı böyle bir çatışma ve bombardıman görmedi. Yaklaşık 10'dan fazla köy tamamen boşaltıldı. İnsanlar Türkiye sınırına yakın noktalara kaçtı. Rejim köylerimize girmek için çok fazla yağma yaptı. Rejim, karadan, havadan ve denizden vurmaya başladı, halen de vuruyor. Şu ana kadar 200 yakın yaralımız 20 de şehidimiz var. Rejim tarafında can kaybının daha fazla olduğu bilgisi geldi. Şuan bizler Esed'le değil, dünyanın en güçlü ülkeleri olan Rusya, İran, Irak, Çin'le savaşıyoruz. Bizi dört bir yandan vurmaya başladılar, ancak şu ana kadar sadece Züveyk köyünü ve Acısu'da bir mevziyi alabildiler'' diye konuştu.
Ceren, üzerilerine yağmur yerine bomba yağsa da topraklarından vazgeçmeyeceklerini, sonuna kadar direneceklerini kaydetti.
Bu arada yaşadığı yerleri terk ederek güvenli gördükleri sınıra yakın noktalara kaçan insanlara acil olarak yardım yapılması gerektiğini ifade eden Ceren, bu insanların battaniye ve çadır başta olmak üzere birçok malzemeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.
STK'LARDAN TEPKİ
Suriye'de Esed rejiminin, Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen bölgesindeki Rusya'nın da desteğiyle sürdürdüğü kara harekatına sivil toplum örgütleri tepki gösterdi.
İnsani Dayanışma ve Kalkınma Derneği Başkanı Abdurrazzak İldiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırılar nedeniyle sivil halkın zor durumda olduğunu söyledi.
Kara harekatının bölgedeki halkın yaşadıkları yeri terk etmek zorunda kalmasına neden olduğunu ifade eden İldiz, saldırıları kınadıklarını ve bir an önce bitmesini temenni ettiklerini kaydetti.
Yardımeli Derneği Hatay Temsilcisi Eyüp Yıkılmaz da Türkmen bölgesindeki katliamın durmasını istediklerini belirtti.
Bayırbucak Türkmen bölgesindeki halkın bombardıman altında kaldığını ifade eden Yıkılmaz, ''Orada durum her geçen dakika kötüleşiyor. Kardeşlerimiz mağdur durumda. Saldırıları şiddetle kınıyoruz. Bayırbucak Türkmen bölgesine huzurun gelmesini en kısa sürede temenni ediyoruz'' dedi.
İlim Hizmet Yardımlaşma ve Araştırma Derneği (İHYA-DER) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Budaklar ise Türkmen bölgesinde yaşanan zulmün hemen sona ermesini beklediklerini belirtti.
Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen bölgesinde yapılan kara harekatının masum insanları katlettiğini ifade eden Budaklar, ''Bölgede yapılan saldırılar yüzünden her geçen saat ölü ve yaralılar artıyor. İnsanlar, yiyecek ve erzak bulmakta zorluk yaşıyor. Bu kötü gidişe 'dur' denmemesi halinde oradaki kardeşlerimizin hali iyi olmayacaktır'' diye konuştu.
Budaklar, saldırıları kınadıklarını, Türkmen bölgesine acil olarak sahip çıkılması gerektiğini sözlerine ekledi.