Gündem
Nihat Genç Soner Yalçın’a ateş etti! “Kavala’yı ‘temizleme’ işini sana mı verdiler?”
Yazar Nihat Genç, ‘Soner Yalçın kimin kavalı?’ başlıklı yazısında ‘Soner Yalçın, Kavala’yı ‘temizleme’ işini sana mı verdiler? Yoksa sen Kavala ve liberallerle barışmak için bir fırsat mı kolluyordun?’ dedi.
Yazar Nihat Genç, bugünkü yazdığı yazısında Soner Yalçın’a rotayı çevirerek, ‘Can Paker ve ekibini hakiki FETÖ’cü Sorosçular, Kavala ve ekibini insan haklarından yana ‘mazbut’ Sorosçular safına koyuyor’ dedi.
İşte yazının ilgili kısmı,
Soner Yalçın bugünkü yazısında iyi Sorosçular – kötü Sorosçular ayrımı yapıyor.
Can Paker ve ekibini hakiki FETÖ’cü Sorosçular, Kavala ve ekibini insan haklarından yana ‘mazbut’ Sorosçular safına koyuyor.
Kavala’yı savunmak başka şey
Hukuku savunmak başka şeydir, Kavala’yı savunmak başka şey. Bir hukuk skandalı yaşandığı açıktır. Müebbet isteyip beraat veren mahkemelerin trajik hali hukuku karikatürleştiriyor.
İnsan, hiç değilse diyor, en azından hukukunu kurtarabilmek için, kılıfına uydurabilseler, yardım yataklık neyse beş-on yıl verip sonra yattığı süre infazına sayıp ne şiş yansın ne kebapla pekala hukukun açıkta kalan .ötü kurtarılabilir…
Ve bu hukuk skandallarının mağdurlarını da adları sanları ne olursa olsun mutlaka savunabilmeliyiz, bu başka, ancak bu hukuk skandalının mağdurunu ‘mazlum’ mertebesine çıkartmak, sonra bu ‘mazlum’dan bir kahraman yaratmak, bu da başka bir aydın ‘skandalı’.
Sanki birileri düne kadar eleştirdikleri, yanaşamadıkları ya da dönemin havasıyla düşman kesildikleri ‘kesimleri’ bu hukuk skandallarını, mağduriyetini fırsat kolluyor.
Kavala gibilerden bir kahraman yaratıp, tapınmak barışmak uzlaşmak affetmek, maşeri vicdanda temize çekmek için bir telaşa gayrete düşüyorlar. Örnek mi, Cumhuriyet ve Odatv ve Sözcü yazarları ve işte bugünkü yazısıyla Soner Yalçın bey, nihayet tüyünü dikip, Soros’un bayrağını çekiverdi.
Soner Yalçın, Kavala’yı ‘temizleme’ işini sana mı verdiler?
Yoksa sen Kavala ve liberallerle barışmak için bir fırsat mı kolluyordun?
On yılı aşkın süre Oda TV’de yazmış biri olarak, fırsat kolladığını iddia ediyorum.
Dönemin havasına göre fırfır döndüğünü döndürüldüğünüzü, Sözcü, Cumhuriyet Oda TV, onlarca yazar arkadaşınızla asli orjin tıynetinize dönmeye karar verdiğinizi iddia ediyorum.
Şimdi, Nasreddin Hoca’nın üstüne işediği salatalıklar gibi, ‘ona değdi buna değmedi’ diye Soner Yalçın, dün üzerine işediği liberalleri bugün ‘ayıklayıp’ afiyetle yemeye başlamış, hayırdır?