AKİT MENÜ

Siyaset

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, Akit’e konuştu: Şiddet içeren dizilere reklâm verilmesin

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin denetim mekanizmaları, şiddet içeren yapımlar, ceza süreçleri ve internetteki radyo ve televizyon yayınlarının denetlenmesine kadar birçok konuda sorularımızı cevapladı.

Güncelleme Tarihi:

 Hacı Yakışıklı  Ankara 

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin denetim mekanizmaları, şiddet içeren yapımlar, ceza süreçleri ve internetteki radyo ve televizyon yayınlarının denetlenmesine kadar birçok konuda sorularımızı cevapladı.

-Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nu yüzeysel olarak biliyoruz ama radyo ve TV’leri nasıl denetliyorsunuz? Merak edilen bu soruya cevap verir misiniz?

RTÜK’te İzleme ve Değerlendirme Dairemiz uzmanları vasıtasıyla yayın denetlemelerimizi yapıyoruz. Yayından önce bir denetim söz konusu değil. Zaten onun adı denetim değil sansür olur. Bazı vatandaşlarımızın yapımların yayına girmeden RTÜK denetiminden geçtiği gibi yanlış bir algısı var öncelikle bunu düzeltmek gerekir. Uzmanlarımız belirli periyotlarla değişen sürelerde kendilerine denetlemekle verilen televizyon ve radyoları takip etmektedir. Her bir izleme uzmanının sorumlu olduğu yayınlar belli. Yasa ihlalleri durumunda doğrudan raporlayıp Üst Kurula sunabiliyorlar. Bir de Alo 178 iletişim hattımız üzerinden gelen vatandaş bildirimlerimiz var. Vatandaş şikâyetlerine özel önem veriyoruz. Çünkü halkımızın talep ve beklentileri bizler için çok önemli ve değerli. Toplumda tepki çeken yayınlarla alakalı ALO 178’e gelen telefonlar bizler için yol gösterici oluyor. Zaten şikâyetlerin odaklandığı yapımlara ilişkin ilgili dairemiz olağanüstü bildirim raporlarıyla Başkanlığımızı bilgilendiriyor. Bizler de ağırlıklı olarak vatandaşların görüşlerine göre denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Ancak yine bir yanlış anlaşılan durumu daha açıklamak isterim. Örneğin son 6 aylık bildirim raporuna bakıyoruz. Kabaca söylüyorum 10 bin şikâyet var. Bu rakamlar zaman zaman kamuoyuna açıklanıyor. 10 bin şikâyet rakamını doğru değerlendirmek gerekir. Bazıları 10 bin başvuru olmuş örneğin 50 kez idari yaptırım uygulanmış. “Neden şikâyetleri dikkate almıyorsunuz, binlerce başvuru var, sadece göstermelik cüzi bir yaptırım ile mi yetiniyorsunuz?” diye sorabiliyor. Oysa bahse konu 10 bin rakamının içinde değerlendirme dışında olan çok sayıda şikâyet bildirimi var. Örneğin hayranı oldukları oyuncunun saç rengini eleştiren de var, giydiği kıyafeti beğenmeyen de. Bazen bu rakamlara göre verilen cezaları az bulanlar oluyor. Durumu netleştirmek adına bu örneği verdim.

“Ceza versek de vermesek de eleştiriliyoruz”

-Cezalara gelelim, RTÜK eli sopalı bir kurum mu?

Bazı kesimlerce RTÜK maalesef sorunuzda olduğu gibi algılanıyor. RTÜK ceza veren bir kurum olmayı çok istemiyor. Bunun için paydaşlarımızla sürekli temas halindeyiz, yaptığımız birebir iletişimlerde, toplantılarda hem kurum olarak talep ve beklentilerimizi hem de halkımızın görüşlerini kendileriyle paylaşıyoruz. Sorunları kaynağında çözmek gibi bir gayretimiz var. Konuşarak orta noktada buluşup pek çok sorunu aşabildiğimizi gördük. Ama bütün uğraşlara rağmen yasaları ihlal edenlere vatandaşların beklentilerine kulak tıkayanlara karşı sessiz kalamayız. Yayıncı kendi öz denetimini hakkıyla yaptığında zaten ortada ne yasa ihlali kalıyor ne de vatandaşların şikâyet edebileceği bir durum. Kurum olarak ceza versek de eleştiriliyoruz vermeyince de… Bu kez neden ceza vermiyorsunuz suçlamalarına maruz kalıyoruz. Herkesi memnun etmek mümkün olamıyor. Reklam verenler kısmı çok önemli. Şiddet içeren, argo sözlerin havada uçuştuğu, bağımlık yapan maddelerin özendirildiği yapımlar çok izleniyor diye halkın önüne zoraki konulmamalı. Reklam sektörümüzden ricamız böylesi dizilere reklam verilmemesi. Reklam almayan dizinin yaşama şansı yoktur. Bu sorumluluğu herkes yüreğinde hissedince çoğu yapımın şikâyet edilen olmaktan çıkıp takdir edilene dönüşeceğine eminim. Bazı ekranlarda yayınlanan kaliteli dizileri destekliyorum. Hatta geçenlerde bazı yapımcılara mektup yazarak teşekkür ettim. RTÜK sadece ceza veren kurum değil yeri geldiğinde teşekkür etmesini bilen takdir eden bir kurumdur. 2 Nisan’da ilk kez medya mükemmellik ödülleri vereceğiz. Töreni Gaziantep’te yapmaya karar verdik. Sayın Cumhurbaşkanımız da aynı tarihte orada başka programlara katılacaklar, zat-ı alilerini etkinliğimize davet ettik. Teşrif buyururlarsa Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde başarılı yapımcıları, televizyoncuları, radyocuları ödüllendireceğiz.

“2 yılda 46 yapıma idari para cezası uyguladık”

-Dizi filmlerle ilgili analizleriniz nelerdir?

Son yaptığımız araştırma sonuçlarına göre toplumumuz günde 3 saat 34 dakika televizyon izliyor. Dünya ortalamalarına göre hâlâ ciddi bir zaman. Vatandaşlarımız yerli yapım dizi filmleri yakından takip ediyor ve çok etkileniyor. Onun için dizinin ne mesaj verdiği karakterin duruşu, sözleri çok önemli. Yapımcılarımız, senaristlerimiz bu gerçekle hareket etmeliler. Aksi takdirde verilen yanlış bir mesaj, kullanılan kötü bir söz özellikle gençlerimiz üzerinde çok olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Size son iki yılın dizilere ilişkin ceza karnesini açıklayayım. Üst Kurulumuz her hafta mutat olarak toplanıyor. Bu vesileyle üyelerimize teşekkür ediyorum. Bu hafta basına yansıdığı için isim vermekten geri durmayacağım iki diziye Çukur ve Yasak Elma dizilerine müeyyide kararı aldık. Son kararlarımızla son 2 yılda toplamda 46 yapıma idari para cezası uyguladık. Yeri geliyor 5 defaya kadar program durdurma cezası veriyoruz. Az önce belirttiğim gibi ceza ilk seçeneğimiz değil ancak milletimizin emaneti olan bu makamlarda otururken gereğini yapmak gibi bir sorumluluk ve zorunluluğumuz vardır. İdari para cezalarını yüzde 2’den yüzde 5’e kadar verebiliyoruz. İlgili yapımı yayınlayan televizyonun bir aylık reklam gelirinin yüzde 5’ine kadar ceza verebiliyoruz. Yani yüksek izlenme oranına sahip televizyonların ödedikleri para cezaları daha fazla.

Ayrıca ceza tek başına çözüm değildir, diyaloğa önem veriyoruz. İletişim Başkanımız Sayın Fahrettin Altun Bey ile koordinasyon halinde geçtiğimiz yıl 2 kez Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde Medya Buluşmaları toplantıları gerçekleştirdik. Toplantılarımıza katılarak desteklerini esirgemeyen Sayın Kültür Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a bu vesileyle teşekkür ediyorum. Dizilerin aile toplum yapısı üzerindeki olumsuz etkileri konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız çok hassaslar ve zaman zaman uyarılarını en üst perdeden yaparak çalışmalarımızı da yakından takip etmektedirler, bu konudaki hassasiyetleri ve destekleri için Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum.

“İnternet TV’leri denetleme süreci başladı”

-İnternet TV’lerinin denetimi görevi artık RTÜK’te, durum nedir?

Yaptığımız düzenleme ile Avrupa Birliği ülkelerine de örnek olacak bir adım attık. Evet, RTÜK internetten yayın yapan radyo ve televizyonları düzenlemeye ve denetleme sürecini başlattı. Lisanslama çalışmalarımız devam ediyor ama sona yaklaştık, ilgili kuruluşlar son bilgi-belgeleri de Üst Kurulumuza ilettiklerinde süreç tamamlanmış olacak. Bu konuda izin ve tahsisler dairemiz gerekli işlemleri yürütüyor. Netflix ile de çok sık görüşmelerde bulunuyor, ülkemizin değerlerini bilerek, hassasiyetlerimizi gözeterek yayın yapması gerektiğini her defasında dile getiriyoruz. Şahsi olarak benim de seç-izle platformları üzerinde beğenmediğim, yanlış bulduğum dizi filmler var. Vatandaşlarımızdan da zaman zaman bu platformların dizilerine ilişkin şikâyetler alıyoruz. Artık seç-izle platformları RTÜK tarafından yakından izlenmektedir. Süreç ile alakalı bir sorun öngörmüyoruz ama tekrar vurgulamak gerekirse idari yaptırım öncesi her safhada iş birliği yapmayan platformlarla ilgili gereken müeyyide mekanizmasını da devreye sokacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Yorumlara Git

İmamoğlu davasında şoke eden savunma! "Yüzde 10 alacağız" mesajına "dalga geçiyorduk" dedi!

ABD’den Pakistan üzerinden barış hamlesi! İran’a 15 maddelik plan sunuldu

Trump, İran'ın verdiği "çok büyük" hediyeyi açıkladı

Avukatlara "12. Yargı Paketi" müjdesi! Savunma makamının beklediği düzenlemeler hayata geçiyor!

Karadeniz'de Türk tankerine sinsi saldırı: 27 mürettebat dehşeti yaşadı!