Dünya
‘Diyaloğu kabul etmiyoruz’
Suriye Halep’in Kılıçları Grubu Komutanı Ebu Sabit, Suriye Ulusal Koalisyonu Başkanı Muaz el Hatip’in diyalog çağrısının yanlış olduğunu söyledi. Direnişçilerin ve sivil halkın diyaloğu kabul etmediğini belirten Komutan Ebu Sabit; “Esed rejimi birçok insa
HÜSEYİN KULAOĞLU / SURİYE
Suriye Halep’in Kılıçları Grubu Komutanı Ebu Sabit Suriye Ulusal Koalisyonu Başkanı Muaz el Hatip’in diyalog çağrısının yanlış olduğunu söyledi. Direnişçilerin ve sivil halkın diyalogu kabul etmediğini belirten Ebu Sabit “Esed rejimi birçok insanı katletti. Bizim için yok hükmündedir. Olmayan bir rejimle konuşmak bile yanlıştır” dedi. Suriye’deki ayaklanmadan önce ticaretle uğraştığını ifade eden Ebu Sabit, ayaklanmayla beraber arkadaşlarıyla birlikte zalim olan Beşşar Esed rejimine karşı silahlı mücadeleye başladıklarını söyledi. Esed rejiminin diktatör bir rejim olduğunu belirten Ebu Sabit, ülkede hükümetin hepsinin Esed ailesinden oluştuğunu kaydetti.
“ESED REJİMİ DÜŞENE KADAR
MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Ayaklanmaya ilk başladıklarında Esed’in halktan daha güçlü olduğunu bildiklerini kaydeden Komutan Ebu Sabit; “Biz zalime karşı çıktık. Allah bizimle beraberdir. Biz ‘Allah’tan başka ilah yoktur’ bayrağını kaldırmak için yola çıktık. Esed rejimi düşene kadar mücadelemiz sürecek” dedi. Şam ve Halep’in kırsallarının özgür olduğunu ifade eden Ebu Sabit, “Esed’in ne zaman devrileceğini Allah bilir” diye konuştu.
“EN BÜYÜK İHTİYACIMIZ SİLAH”
En büyük ihtiyaçlarının silah olduğunu ifade eden Ebu Sabit, kendilerinde hafif silahların bulunduğu ama ağır silahlara ihtiyaç duyduklarını vurguladı. Farklı direniş gruplarıyla beraber Selahaddin Mahallesi, karakol baskını, kontrol noktaları ve istihbarat merkezi baskını gibi operasyonlara katıldıklarını kaydeden Ebu Sabit, şu anda Halep’teki Mini Havaalanına operasyon gerçekleştirdiklerini ifade etti.
“ESED ASKERLERİNE
EŞEK ŞAKASI YAPTIK”
Suriye rejiminin moralinin sıfır olduğunu belirten Ebu Sabit, direnişçilerin ise moralinin yüksek olduğunu vurguladı. Esed askerlerine karşı operasyonlarını anlatan Ebu Sabit şunları söyledi: “Şu anda Mini Havaalanında uçak düşürüldü. Pilot atlayarak, kaçtı. Önceki günlerde de Esed askerlerine eşek şakası yaptık. Bir eşeğe iki tüp bağlayarak, rejimin askerlerinin yanına gönderdik. Eşek içlerine kadar girdi. Bu sırada uzaktan kumanda ile bombayı patlattık. 10’a yakın rejimin askerini öldürdük. Bu durum karşısında moralleri çöktü ve megafonlarla bizi tehdit ettiler ama bu tehditleri sözlerde kaldı” şeklinde konuştu.
“SURİYE DİASPORASI
BİZİ TEMSİL ETMİYOR”
Suriye’nin yaklaşık yüzde 70’inin direnişçilerin elinde olduğunu ifade eden Ebu Sabit, Halep’te askeri ve sivil meclis kurarak, bütün direniş grupları ile bu meclisler sayesinde irtibat halinde olduklarını kaydetti. Özgür Suriye Ordusu Genelkurmay Başkanı Selim İdris ile Suriye diasporasının kendilerini temsil etmediğini belirten Ebu Sabit sözlerinin devamında şunları söyledi: “Kim savaştaysa bizi onlar temsil ediyor.”
“BEŞŞAR ESED
İRAN’IN KÖPEĞİDİR”
“Beşşar Esed İran’ın köpeğidir” diyen Ebu Sabit, Esed’in İran gibi sözde Filistin davasına yardım ettiğini belirtti. Ebu Sabit; “Suriye Irak, İran ve Lübnan arasında Şii Hilal vardı. Bu Amerika ile birlikte siyasi bir plandır. Biz ayaklanmaya başlayarak, bu planı bozduk” dedi.
Suriye’deki gidişatı değerlendiren Ebu Sabit, ilerleyen günlerde Suriye’de artık diktatörlerin olmayacağını, sınırların belli olacağını ve halkın iktidara geleceğini vurguladı.
Suriye’de
yaşanan acıların günlüğünü tutuyor
HATAY- Suriyeli yazar Ali Diboğlu, ülkesindeki olaylarda yaşadıklarını ve gördüklerini bir bir not aldığı günlüğündeki yazıları önce kitap haline getirmek, daha sonra da film yapmak istiyor. Ülkesindeki olaylar sebebiyle 7 ay önce Türkiye’ye sığınan ve kendi imkânlarıyla kiraladığı evde kalan Ali Diboğlu (44) çok yönlü kişiliğiyle dikkat çekiyor. Suriye’de 50 yıldır her konuda konuşmanın yasak olduğunu savunan Diboğlu, ‘’Ülkemde, aşk ve edebiyat dışında bir yazı yazmak da yasak. Bu yüzden bir çok olayı ve yaşadıklarımızı içimizde saklamak zorundayız. Bize kucak açan Türkiye’de içimizi dökme fırsatı bulduk. Suriye’deki olaylarla ilgili bütün ayrıntıları yazıyorum. Bazı kişilerin acılarını, anılarını hikayeleştiriyorum. Bunu yapmak çok zor olsa da, yazmaya devam edeceğim. Olaylar bitikten sonra yazdıklarımı birleştirip bir kitap haline getireceğim. Daha sonra da bunları bir film senaryosuna dönüştürmeyi planlıyorum’’ diye konuştu.