Siyaset
Sınır güvenliği İdlib’den başlar
Askeri uzmanlar Akit'e konuştu: Suriye sınırımızın güven altında olması İdlib'deki askeri gücümüzle doğrudan ilişkilidir.
Abd ve rusya başrolde
ABD ve Rusya’nın desteğiyle kurulmak istenen terör örgütü PKK devletine İdlib’deki varlığımız ket vururken, ülkemize yönelik 1.5 milyonluk yeni mülteci dalgası da bu sayede engelleniyor. Uzmanlar, İdlib’deki askeri gücümüzün devam etmesinin ülkemizin bekası açısından hayati önem taşıdığına işaret ediyor.
Ortadoğu ve Dış İlişkiler Uzmanı Dr. Abdullah Manaz, “İdlib’den çıktığımız an kaos kapıya dayanır. Yıllar boyunca PKK’nın en ağır saldırıları Afrin- Amanos hattından geldi. Bugün o bölgede bir sükûnet sağlanmış durumda. O bölgeler marjinal sol örgütlerin de yuvalandığı yerler. İdlib’deki varlığımız sınır güvenliğimiz için önemli” dedi.
Kaos kapıya dayanır
Sınırlarımızın güvenliğinin sınır ötesinden başladığına işaret eden Manaz, “Oradaki bir otorite boşluğu terör kantonlarının canlanmasına sebebiyet verir. İdlib’deki varlığımız o bölgelerdeki sükûnetin sağlanması içindir. Çıktığımız an bölgedeki kaos sınırlarımıza dayanır. Bu ülkemiz için iyi bir sonuç doğurmaz. PKK’nın en büyük üssünün o bölgeler olduğunu unutmamak gerek” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül, “Türkiye İdlib’den çekildiği an Afrin, Cerablus, Aynel Arap ve El Bab’daki kazanımları tehlikeye girer. Bugün Türkiye kimseye kuyruk olmadan kendi güvenliğini sağlamak için orada bulunuyor. Bunu çarpıtmak mantıklı değil. Bu söylemler zihinsel esirliğin göstergesidir” şeklinde konuştu.
Pkk devleti kurulur
İdlib’deki varlığımızın mülteci göçünü de engellediğini vurgulayan Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bölgeden çekildiğimiz an PKK devletine kapı aralanacağı gibi büyük bir mülteci göçüyle karşı karşıya kalırız. Sahnede pek gözükmese de perde arkasında İsrail de var. İdlib’den çekilmemiz İsrail’in ekmeğine yağ sürer. Bölgede bir terör alanı açılmak isteniyor. Savunma hattımızın sınırımızın ötesinde olması bekamız için hayati önem taşıyor.”