Gündem
Tahir Elçi cinayetini aydınlatacak 6 soru
Gazeteci yazar Aslan Değirmenci, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi cinayetini aydınlatacak 6 soruyu gündeme getirdi.
Diyarbakır’da yaşanan ve hepimizi derinden yaralayan katliamın ardından Diyarbakır’da adliye muhabirleri, aktivistler ve avukatlarla telefonla görüşmeleri yaptım. Bilgi kirliliği olmaması için süzgeçten geçirerek anlattıklarını sizlerle paylaşmak istedim. Anlatılanların hemen ardından cevap bekleyen soruları da sıraladım.
Önce adliye muhabiri arkadaşın anlattıklarına kulak verelim:
“Karmaşık bir durum.. Öncelikle ağır gündem altında önemini yitiren bir olay yaşandı dün Diyarbakır’da. Beyaz Toros ile polise uzun namlulu silah ve bombayla saldırı düzenlendi. Saldırıda polisler yaralandı. Çıkan çatışmada bir kişi polis tarafından öldürüldü. Ölen kişinin PKK’lı olduğu ortaya çıktı. Çatışma esnasında iki PKK’lı ise olay yerinden kaçmayı başardı. Bugün Diyarbakır’da polise saldıran 2 kişinin bu PKK’lılar olduğu yönünde adli makamların elinde ciddi deliller olduğu iddia ediliyor. Yani dün Toros ile silahlı saldırı yapanlar bugün 2 polisimizi katledip, Baro Başkanı Tahir Elçi ve arkadaşlarının yaptığı açıklamaya dalan kişiler büyük ihtimalle aynı kişiler.”
Şimdi soralım:
Konuyu fazla dağıtmadan Elçi’nin meslektaşı Diyarbakırlı bir avukata sözü bırakılım;
“Elçi’nin ani reflekslerle yaptığı açıklamalara bakmayın. Elçi ile PKK arasında duvarlar vardır. Belki Kürt siyasetine olan ilgisinden dolayı HDP’ye yakınlık duyduğunu söyleyebiliriz ancak PKK ile asla organik bir bağlantısı yoktu. Hatta Çözüm Sürecinde yaptığı ileri açıklamalarda defalarca PKK tarafından eleştirilere maruz kalmış bir isimdir Elçi… Tahir Elçi, meslek hayatına adım attığın günden bugüne faili meçhul cinayetlerin üzerine giden bir isimdi. Vicdan ve adalet sahibi biriydi. Adalete bağlılığı da defalarca KCK’yı rahatsız etmişti. Tarafsız bir şekilde ideolojiden önce adaleti önemsediğinden bazı davalarda hedef olmuştu. Suçlamalara maruz kalmış, bir dönem barış ve kardeşlik vurgusunu çok öne çıkarttığından AK Partili ilan edilmişti. AK Partili olmak suç mu? Hayır değil. Ancak burada örgütün algı operasyonlarından biri bu suçlamayı yöneltmektir. Sosyal medya paylaşımlarında olduğu gibi Tahir Elçi, uzun süredir Hendeklerin kapatılması için mücadele ediyordu. Bölge insanının hendekler yüzünden mağduriyetini HDP’lilere taşıyor, sitem ediyordu. Bugün ise yaptığı açıklamada silahlar sussun diyordu. Çok gördüler ona bunu. Katili bilmiyoruz. Suçlamalar yapmak istemiyoruz. Ancak etrafını polisler sarmıştı. Kimse ona zarar gelsin istemiyordu. Görüntülerde de bu var. İlginç olan atışlar farklı bir bölgeden geliyor, polisin dikkati o bölgeye çevriliyor, Tahir Elçi farklı bir noktadan açılan ateş ile öldürülüyor. Bize gelen bilgiler bu yönde. Tabi soruşturmanın sonucunu beklemeden yanlış bir cümle kurmamak lazım.”
Sorularımıza devam edelim;
Sözüne güvendiğim bir aktivist ise olayı şöyle anlatıyor:
“Olay yerinde değildim. Ancak olay yerinde olan gazeteciler, avukatlar ve olay bölgesine yakın olan birkaç esnaf kardeşlimizle görüştüm. Polisleri şehit eden PKK’lılar basın açıklamasının yapıldığı Dört Ayaklı Minare'nin bulunduğu Yenikapı Sokağına giriyorlar. Kimisine göre 2 kimisine göre 1 PKK’lı… Ancak henüz sokağa girmeden silah sesleri duyuluyor. O hain cinayet yaşanana kadar da silah sesleri hiç susmuyor. Tek bir merkezden ateş edilmiyor. Açık bir çatışma yaşanıyor. Hatta hendeklerin kazıldığı bölgelerden de silah sesleri geliyor. Sonuç 2 polisimiz ve Baro Başkanımız ölüyor. Kamera kayıtlarını sordum. Yoğun bir inceleme varmış. İnşallah görüntülere takılmıştır.”
Sorularla devam edelim;
Kim olursa olsun. Biran önce olay aydınlatılsın, katillerden yargı önünde hesap sorulsun. Peygamberler ve Sahabiler şehri Diyarbakır, yüzyıllardır bağrında kardeşliği taşımıştır. Bozmaya çalışanlara da lanet olsun!