İSLAM
Kuran'da cekirge İstilası geçiyor mu? Çekirge istilası Kur'an'da hangi ayette yer alıyor?
Afrika’yı istila eden çekirge aynen koronavirüs gibi korkutuyor. Doğu Afrika, Somali ve Kenya ile İran'ın güneyi ile Arabistan yarımadasının doğusu yani Körfez olarak bilinen bölgede çekirge istilası başladığı haberi sosyal medyada konuşulmaya başlanırken Kuran'da çekirge İstilası ayeti var mı? Sorusu sorulmaya başlandı. Peki çekirge istilası Kur'an'da hangi ayette yer alıyor?
Afrika’yı istila eden çekirge aynen koronavirüs gibi korkutuyor. Doğu Afrika, Somali ve Kenya ile İran'ın güneyi ile Arabistan yarımadasının doğusu yani Körfez olarak bilinen bölgede çekirge istilası başladığı haberi sosyal medyada konuşulmaya başlanırken Kuran'da çekirge İstilası ayeti var mı? Sorusu sorulmaya başlandı.
Birleşmiş Milletler (BM), Doğu Afrika'da tarım alanları ile otlakları istila eden çekirge sürülerinin kontrol altına alınamaması halinde Etiyopya, Kenya, Uganda, Tanzanya ve Somali'de açlık tehlikesinin baş gösterebileceği uyarısında bulundu. Çekirge istilası sosyal medyada. Twitter'da gündem olan '#çekirgeistilası' hastag'i ile dünyada birçok bölgede çekirge istilası görüntüleri paylaşılıyor. Kuran'da Çekirge İstilası şu şekilde anlatılmakta: Araf Suresi 133. Ayeti kerimede Yüce Allah şöyle buyurmakta: “Biz de açık seçik mûcizeler olmak üzere onların üzerine tûfan, çekirge, haşarat, kurbağalar ve kan gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim olmakta direndiler.”
Tefsir (Kur'an Yolu)
Daha önce (130. âyette), kuraklık sıkıntısından söz edilmişti. Anlaşıldığına göre bu bir ilk uyarıydı. Ne var ki Firavun ve çevresi, bundan ders alacakları yerde, inkâr ve inatlarını daha da pekiştirdiler; bu uğurda bütün sıkıntılara katlanmaya hazır olduklarını açıklayarak âdeta Allah’a karşı meydan okudular. Yüce Allah da onları 133. âyette özetle bildirilen felâketlere mâruz bıraktı.
Kur’ân-ı Kerîm’de Firavun ve Mısırlılar’ın inkârları, İsrâiloğulları’na karşı haksız tutumları ve onları serbest bırakmamaktaki ısrarları yüzünden başlarına türlü felâketler geldiği özetle anlatılmış; ibret alınması için bu kadarı yeterli görülmüştür. Tevrat’ta ise, Firavun’u İsrâiloğulları’nı serbest bırakmaya mecbur etmek için, daha çok Hârûn’un değneği vasıtasıyla gerçekleştirilen ve İsrâiloğulları’na isabet etmeyen çeşitli felâket mûcizelerinin gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Mısırlılar’ın hayat damarları olan Nil sularının kana dönüştürülmesi, bütün ülkenin ve evlerin kurbağalarla dolup taşması, önce tatarcık, ardından at sineği (kımıl) istilası, hayvanların kırılması, insanların ve hayvanların vücutlarını çıban kaplaması, dolu felâketiyle dağdaki insanların ve önceki felâketlerden artakalan hayvanların kırılması, büyük bir çekirge sürüsünün yeri göğü kaplaması şeklinde sıralanan mûcizelerden hiçbiri Firavun’u yola getirmeye yetmemiş; o, her felâket vuku bulduğunda, Mûsâ’ya kendilerini bu felâketten kurtarması halinde İsrâiloğulları’nı serbest bırakacağına dair söz vermiş; fakat felâket geçince sözünden dönmüştür. Nihayet “Rab,... Mısır diyarında bütün ilk doğanları vurdu... Ve Mısır’da büyük feryat vardı; çünkü içinde ölü olmayan bir ev yoktu.” Artık bu son felâket üzerine Firavun, erkeklerinin sayısı 600.000’i bulan İsrâiloğulları’nın 400 yıldır kalmakta oldukları Mısır’dan çıkmalarına izin verdi (Çıkış, 5-12).
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 577-578