AKİT MENÜ

Gündem

PKK aslında kendini yakıyor!

Millet Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Muharrem Coşkun gündemdeki konuları değerlendirdiği "PKK aslında kendini yakıyor" başlıklı bugünkü yazısında, Diyarbakır'da yakılan cami özelinde PKK'yı bitiren adımları sıraladı ve, "Bu görüntüler bize DAEŞ’in türbe ve camileri bombalamasını hatırlattı" dedi.

İŞTE O YAZI:

Türkiye Cumhuriyeti kurulurken ne yazık ki halka rağmen, tepeden inmeci ve dayatmacı bir yol seçildi. Milletle yöneticiler arasında kısa sürede derin uçurumlar oluştu. Bunun sonucu olarak da bugün yaşadığımız Kürt meselesi, Alevi sorunu, dindarlarla sıkıntılar, azınlıkların gasp edilen hakları gibi onlarca krizimiz oluştu.  
 
Sistem; Dersimli Seyit Rıza’yı da, Diyarbakırlı Şeyh Said’i de, Çorumlu Atıf Efendi’yi de gözünü kırpmadan ipe gönderdi, Kur’an okuyanları da, Kürtçe konuşanları da, ayin düzenleyenleri de tehdit saydı. Bunları sadece tehlike olarak görmedi, yasakladı, acımasız cezalar verdi, kıyafetinden, bakışından, gülüşünden bile suç unsuru oluşturmaya çalıştı. 
 
Sonuç olarak da ‘Ceberrut Devlet’ aygıtı ortaya çıkıverdi. Devlet milletine, millet de devletine güvenmiyordu artık. Ancak ne zaman ki mevcut statükonun tehdit saydığı bir başka anlayıştan gelen AK Parti, milletin teveccühü ile iktidar oldu; o zaman Ceberrut Devlet anlayışında da değişim başladı. Son 13 yılda, Kürtler’in, dindarların, Alevilerin, azınlıkların… yani milletin sorunları önemli ölçüde çözüldü, çözülmeye de devam ediyor.. PKK da, ‘Eski Türkiye’ dediğimiz o zalim devlet anlayışının bir sonucuydu aslında… Kökü dışarıda olsa da, içeride devlet tarafından yapılan zulümler bu örgütü büyüttükçe büyüttü..
 
FETÖ İLE BERABER...
 
Kendisi, eşi, ailesi adalet bekledikleri devletten zulüm görünce PKK’ya destek veriyordu. PKK yıllarca o zalim devletin yaptıkları üzerinden propaganda yaptı, destek buldu... Sistemin ezdiği, yok saydığı diğer kesimi; dindarların desteği ile iktidara gelen AK Parti döneminde ise haksızlıklar, yasaklar, fail-i meçhuller bir bir sonlandırıldı.. Devlet ile millet arasındaki uçurumun kapatılması yönünde önemli adımlar atıldı. Milletin kendisi iktidara ortak olmuştu aslında. Bölücü Kürtler dahi Cumhuriyet tarihinde ilk kez devlet tarafından muhatap alındı, dinlendi, görüşleri soruldu… Umutlar yeşerdi, yaklaşık 2 yıl kan akmadı. 
 
Ancak ne oldu ise 7 Haziran sonrası oldu. AK Parti’nin tökezlemesini fırsat bilen çevreler, bölücü örgütü yeniden Türkiye’nin üzerine saldılar. Büyük bir çöküş yaşayan Paralel örgüt de devlet içerisindeki unsurları ile dirsek temasına geçti bu hainlerle. PKK'ya istihbarat ve delil karartma gibi pek çok noktada destek sağlıyordu. Mühim olan AK Parti ve Erdoğan'ın zayıflatılması değil miydi... Eski Türkiye’de devlet içerisindeki karanlık çetelerin yerini bu kez yine onların yerine çöreklenmiş olan FETÖ militanları almıştı.
 
PKK'YI BİTİREN ADIMLAR
 
Doğuya yapılan yatırımlar, Hakkarili bir Kürdün hasta annesine dilediği hastaneden ilaç alabilmesi, duble yollar, istediği ismi çocuğuna verme hakkı, Kürtçe kurslar, Kürtçe TV, Kürdoloji Enstitüleri vs. Kısacası devrim niteliğindeki adımlarla PKK’nın yıllarca istismar ettiği malzemeleri bir bir elinden alınıyordu. Bu durum PKK’ya olan desteği de eritiyordu. PKK eskisi kadar kolay eleman devşiremez olmuş, bölge halkına bıkkınlık vermeye başlamıştı artık. Bu durum 1 Kasım seçimlerinde HDP'nin erimesiyle de kanıtlanmıştı.
 
İşte PKK’yı hırçınlaştıran da bu oldu.. Kendisi için sonun yaklaştığını hisseden terör örgütü, sokak aralarına mayın döşeme, halkın evlerine izinsiz girerek çocukları kalkan yapma gibi görülmemiş yöntemlere başvurmaya başladı. PKK dün de Diyarbakır Sur’da tarihi Kurşunlu Camii’ni ateşe verdi. Bu görüntüler bize DAEŞ’in türbe ve camileri bombalamasını hatırlattı. PKK bunu yaparken Tahir Elçi’nin, 'tarihi eserlere saygı' çağrısını da unutmuştu.. Zaten onlar, Elçi; ‘Tarihe sahip çıkalım’ derken değil de, ölümünü istismar etmek amacıyla cenazesine gelenler değil miydi... 
Yorumlara Git

Başörtüsü zulmü hala hafızalarda! Bakan Tekin’in şahit olduğu 2 acı olay

Özgür Özel, Aday yapma karşılığında Muhiddin Böcek’ten 20 milyon dolar rüşvet aldı mı almadı mı? Tamar Tanrıyar’ın iddiası CHP’yi salladı

PKK’nın Fransız betoncusu çıktı yerine cumhurbaşkanı oyunda Macron'un PKK aşkı

Zelenski'den Putin'in teklifine cevap: 'Eğer cesareti varsa...'

Refah Sınır Kapısı, 1 Şubat'ta çift yönlü geçişine açılacak Siyonist yeni oyun peşinde