İSLAM
Stomalı bireyler dinen özür sahibi olan kimselerin hükmüne girer mi?
Stomalı bireylerin, dinen özür sahibi kabul edilip edilmediği internette sıkça araştırılan konular arasında. Peki, stomalı bireylerin fıkhi hükmü nedir?
Stomalı bireylerin, dinen özür sahibi kabul edilip edilmediği internette sıkça araştırılan konular arasında. Peki, stomalı bireylerin fıkhi olarak hükmü nedir? İslam dinine göre hangi kapsama girerler? İşte cevabı...
STOMALI HASTALAR DİNEN ÖZÜR SAHİBİ MİDİR?
Devamlı burun kanaması, idrar tutamama, sürekli kusma, yaranın devamlı kanaması ve akması gibi abdesti bozan ve en az bir namaz vakti süresince abdest
alıp namaz kılacak kadar bile kesilmeden devam eden ve bundan sonra her namaz vaktinde en az bir defa tekrarlanan bedenî rahatsızlıklara özür/mazeret, böyle
kimselere de özür sahibi kimse denilir. (Kâsânî, Bedâî’, I, 28, 29; Merğînânî, el-Hidâye, I, 219, 220) Buna göre; kendisinden devamlı idrar veya dışkı geldiği için stoma torbası kullanmak zorunda olan hastalar, dinî açıdan özür sahibi konumundadırlar. Özür sahipleri, her namaz vakti için abdest almak suretiyle namazlarını kılarlar. Bu abdestle vakit içinde diledikleri kadar farz veya nafile namaz kılabilirler. (Merğînânî, el-Hidâye, I, 219) Bu özürleri dışında abdesti bozan başka bir hâl olmadıkça o namaz vakti içinde abdestleri devam eder, yeni vakit girince bozulur. Bununla birlikte abdest almakta ciddi anlamda zorlanan hastalar, Mâlikî mezhebinin, “Özür sahibinin abdesti, vakitlerin girip çıkmasıyla değil, özrü dışında abdesti bozan başka bir şeyin meydana gelmesiyle
bozulur.” şeklindeki görüşüyle amel edebilir.