AKİT MENÜ

İSLAM

Uyanma vakti

Bugün bir daha anladık ki, Nemrut’ ları sağlam kaleleri koruyamıyor, ilahi ordulara karşı da herkes çaresiz. Allah (c.c) biz müslümanlara da “kulu gözünüzde büyütmeyin, insanoğlu zayıftır” emr-i ilahisini kafa ve kalplere çiviliyor.

 Salih Kırmızı 

İnsanlık olarak hepimiz dünya gemisinin içindeyiz. Bu gemide dört mevsimi de yaşadık. Sakinlik, yüksek dalgalar, batma tehlikesi, korsan istilası vs. Her ne olursa olsun yolculuk devam ediyor ve sırası gelen de dünya gemisinden inip kabir kayığına biniyor. Sonrası malûm, ahiret yolculuğu... Bu yolculuk sırasında tedbirli (iman-ı kamil / amel-i salih) olanlar sular yükselse de panik yapmıyor ve sakinliğini koruyor. Panik yapanlar ise, gemiden ineceğini (öleceğini) kesin olarak bildiği halde tedbirsiz olanlar!

Tarihe baktığımızda bu gemiden nice peygamberler, sultanlar, kaptanlar çekip gitmişler.

Ölüm bize ilk defa uğramış bir misafir değildir! Ölümün uğramadığı ev dokunmadığı nefis yoktur! Geçmediği sokak, dökmediği yaprak yoktur! Islatmadığı göz, tüketmediği haz yoktur!

Hz. Peygamberin ifadesi ile “susan vaiz”, dedelerimizden tevarüs eden muteber mirastır.

Bizi Rabbimize kavuşturacak tek vasıtadır ölüm!

Peki bugün yaşadığımız imtihanlar karşısındaki panik nedendir? Aslında tedbirli olma ile ölüm korkusu arasında arafta kalmış, yarım yamalak imanımızla Allah’ın huzuruna çıkacak yüzümüz olmadığı nasıl da belli halimizden!

Hâlbuki “Sizin hoşunuza gitmeyen şeylerin ardında hayır, hoşunuza giden şeylerin ardında ise şer vardır. Allah (cc) bilir ama siz bilemezsiniz” (Bakara, 216) ayet-i kerimesi antidepresan olarak yeter de artar bile. Bu felaketler müminler açısından iman tazelemek ve Allah (cc)’nın kudretini müşahade için büyük bir fırsattır. Bugün bir daha anladık ki, Nemrut’ları sağlam kaleleri koruyamıyor, ilahi ordulara karşı da herkes çaresiz. Allah(cc) biz müslümanlara da “kulu gözünüzde büyütmeyin, insanoğlu zayıftır” emr-i ilahisini kafa ve kalplere çiviliyor.

Birileri bunun farkında olduğundan “müslümanlar uyanır veya insanlar hakkı hakikati görürler” endişesi ile toplumun önüne çeşitli senaryoları koyup, kehanetler, felaketler ve kıyamet tellallığı ile sözümona hasar görmüş ilahlıklarını tamir etmenin derdine düştüler.

Bizim müslümanlar olarak eksiklerimiz ve ihtiyaçlarımızı kendi içimizde konuşup halletmemiz elzemdir! Derdimizi düşmanımızla paylaşmamalı açık vermemeliyiz.

Tıpkı Hz. Yakup (as)’un oğullarına “Yusuf’u götürmeyin, onu kurt kapmasından endişe ederim” dediği ve kardeşlerinin ise “Yusuf’u kurt yedi” yalanı ile babalarının bu zaafını kullandığı gibi.

Kendi kendimize felaket ve kıyamet senaryosu yazıp, düşmana hazır proje sunmak yerine mutedil, mükevekkil, işini iyi bilen ve sıkı tutan olmak mü’mince bir duruş olacaktır.

Selam ve dua ile...

Yorumlara Git

Sizin hesabınız varsa Türkiye’nin de hesabı var! Rum kesimini siyonist donatıyor

Üsküdar Belediye Başkan Vekili kaza geçirdi! Acı haber geldi!

İstanbullular dikkat! Valilik saat verdi, kuvvetli geliyor

'Reform niteliğinde olacak' diyerek açıkladı! Uçum'dan yeni anayasa için referandum sinyali!

Fidan salondan çıkarken, hiçbir Türk devleti peşinden gelmedi: TDT kardeşliği İsrail’e kadarmış!