AKİT MENÜ

Gündem

Sosyal Bilimci Prof. Dr. Bilal Sambur: İnsanlar büyük korku içinde

Dünya genelinde yaşanan koronavirüs salgınının Türkiye’de de derin bir korku ve kaygıya neden olduğunu belirten Sosyal Bilimci Prof. Dr. Bilal Sambur, “Stres ve kaygı altındaki tanıdıklarımıza yalnız olmadıklarını hissettirecek şekilde duygusal, psikolojik ve insani destekte bulunmaya çalışmalıyız. Bu dönemde bütün günümüzü koronavirüs haberleri okuyarak karamsarlığa düşmemeliyiz.” dedi.

Güncelleme Tarihi:

 Mehmet Özmen    yeniakit.com.tr 

Dünya genelinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı 900 bini aştı. Prof. Dr. Bilal Sambur, Türkiye’nin koronavirüsle mücadeledeki geldiği nokta ve yaşanan kritik psikolojik etkiye ilişkin yeniakit.com.tr’ye dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

İnsanlar büyük korku içinde

Koronavirüs salgınının dünyanın her yerinde yaşayan insanlarda büyük travmalara neden olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bilal Sambur, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Salgınının ne zamana kadar, nereye kadar ve kime bulaşacağı sorularının cevaplarının belirsizliği insanların günlerini kaygı ve korkuyla geçirmelerine neden olmaktadır. Koronavirüs pandemisi hakkında ulusal ve küresel risk analizi çok ağır olduğu için, insanlar korkmaktadırlar.”

Sosyal medya konusunda uyardı

Halka doğru ve güvenilir bilgilerin ulaştırılması hususunda azami hassasiyetin gösterilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Bilal Sambur, şöyle konuştu:

“İnsanlar, bu süreçte en çok güvenilir bilgi kaynaklarına ihtiyaç duymaktadırlar. Uluslararası düzeyde Dünya Sağlık Örgütü ve ulusal düzeyde Sağlık Bakanlığının açıklamalarını esas almak önemlidir. Dedikodulara ve salgın fırsatçılarının sosyal medyadaki kirli dezenformasyonuna karşı kişilerin kendilerini koruması önemlidir. Korona günlerinde risk iletişiminin güvenilmeyen kanallar tarafından manipüle edilmesi, kontrol edilemeyecek bir panik ve korku halinin topluma egemen olmasına neden olabilir. Bu dönemde virüs kadar tehlikeli olan şey, insanların panik psikolojisi içinde ne yapacaklarını bilemez hale gelmeleridir.”

“Kendimize gündelik hayat oluşturmalıyız”

“Irkçı, cinsiyetçi ve yaşçı başta olmak üzere bütün nefret ve ayrımcı söylemlerden uzak kalarak akıl ve bilgi çerçevesinde kendimize bir gündelik hayat oluşturmalı ve tedbirlerimizi almalıyız.” diyen Prof. Dr. Bilal Sambur, “İnsanların kendilerini evlerinde korumaya almaları, uzun günleri alacaktır. Karantina süresi uzadıkça insanların kaygı ve stresleri artmaktadır. İnsanların en az Haziran’a kadar çok ciddi bir karantina planı ve programı hazırlayarak evlerinde günlük hayatlarını sürdürmeleri lazımdır. Salgın sonrası dönemde travma ve stresin atlatılması için kişilerin bu süreci verimli, dinamik ve doyurucu geçirmeleri önem taşımaktadır.” dedi.

“Günlük hayatımızı devam ettirmeye çalışmalıyız”

Herkesin güvenilir kaynaklardan bilgilenmesi, herkesin kendi özgün şartlarına uygun risk analizi yapması, bu dönemle başa çıkmasını sağlayacak risk yönetimi konusunda kendisini geliştirmesi gerektiğini belirten Sosyal Bilimci Prof. Dr. Bilal Sambur, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu günler herkes için kaygı ve stres dolu günlerdir. Stres ve kaygı altındaki tanıdıklarımıza yalnız olmadıklarını hissettirecek şekilde duygusal, psikolojik ve insani destekte bulunmaya çalışmalıyız. Bu dönemde bütün günümüzü koronavirüs haberleri okuyarak karamsarlığa düşmemeliyiz. Olan biten hakkında genel bilgi sahibi olmak yeterlidir. Mutlaka günlük bir rutin program oluşturmalıyız. Beslenme, egzersiz ve temizlik kurallarına uymalıyız.Online olarak sosyal ilişkilerimizi makul biçimde sürdürmeliyiz.Bugünlerde gönüllü karantinanın yanında herkesin kendi gönüllü terapisti olması lazımdır. Bu zor günlerde kontrolümüz dışında ve değiştiremeyeceğimiz konulara saplanarak karamsarlığa kapılmanın hiçbir verimliliği bulunmaktadır. Şu anda sahip olduğumuz şeylere ve içinde bulunduğumuz duruma odaklanarak günlük hayatımızı devam ettirmeye çalışmalıyız.”

Yorumlara Git

Araç sahipleri dikkat! MTV'de son gün yaklaşıyor

Oğlunun yenildiği maçta tribünden atlayıp hakemin üzerine yürümüştü! Hamza Yerlikaya hakkında soruşturma

Gazze'de bilanço ağırlaşıyor! Şehit sayısı 73 bin 326'ya yükseldi

Dünyaya Suriye çağrısı! Guterres: Bu yük daha fazla sürmemeli

Senaryo belli oynamaya devam! Netanyahu'dan UCM kararına meydan okuma!