Siyaset
Ekrem ‘Kanton’ peşinde
Türkiye’nin kalbi İstanbul’u derebeyi edasında yöneten ve özerk bir ülkenin başbakanıymış gibi davranan CHP’li İmamoğlu, üniter devlet yapısını hiçe sayıyor. Virüs salgını yayılırken hastane yolunu bile yapmayan İmamoğlu’nun tek derdi Erdoğan’ın önderliğinde dayanışma ruhunu baltalamak.
Hükümete karşı korsan adımlar
Hiçbir şey yapmayıp da her şeyi yapıyormuş gibi görünen CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu tehlikeli sularda kulaç atıyor. Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı esareti altına alan koronavirüs pandemisi, İmamoğlu’nun çirkin yüzünü de gözler önüne seriyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, salgına karşı büyük bir mücadele veren ve dünyanın diğer ülkelerine örnek olan Türkiye, İmamoğlu’nun ‘paralel devlet’ sevdası yüzünden ‘üniter’ bir gerilim yaşıyor. Cumhurbaşkanlığı bünyesinde başlatılan ve bugüne kadar 846 milyon 606 bin 155 lira toplanan ‘Biz Bize Yeteriz Türkiyem’ kampanyasına rağmen, korsan bir kampanya düzenleyen İmamoğlu, izinsiz bir şekilde halktan para toplamak istedi.
Paralel devlet oluşturuyor
Sağlık Bakanlığı tarafından alanında uzman isimlerden oluşturulan Bilim Kurulu’na karşı alternatif bir bilim kurulu kurmak isteyen İmamoğlu skandal bir tavra imza attı. Salgın gibi tek elden yönetilmesi gereken ciddi bir vakada bile çift başlı bir tavır sergileyen İmamoğlu, halkın sağlığını tehlikeye atacak bir tavır içine girdi. Yapımı tamamlanan ve açılması için gün sayılan Başakşehir Şehir Hastanesi’ne giden yolların yapımı İmamoğlu tarafından engellendi. Söz konusu yollar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından tamamlanmaya başladı. Salgının olduğu bir dönemde hastane yolu yapmayan İmamoğlu’nun ‘kanton’ sevdası bu kadarla da sınırlı kalmadı.
Birliği hiçe sayıyor
İçişleri Bakanlığına da kafa tutan İmamoğlu, yayınlanan genelgelerin hiçbirine uymadı. Toplu taşımalarda yüzde elli oranında yolcu taşımasına yönelik genelgeye rağmen, İETT seferlerini yüzde 50 oranında azaltan İmamoğlu, tam tersi bir tavır takındı. Otobüs duraklarında oluşan yoğunluğu ise ‘bana komplo kuruyorlar’ gibi ucuz bir şovla kapatmaya çalıştı. İstanbul’da kişisel karantina uygulaması yüzde 80’i geçerken ve işe gidenler dışında kimse sokağa çıkmazken, ‘İstanbul’da sokağa çıkma yasağı uygulanmalı’ diyerek kendisini özerk bir yapı gibi göstermenin peşine düştü. Söylemlerinde sürekli olarak ‘merkezi hükümet’ ibaresini kullanan İmamoğlu, ortada bir yerel hükümet varmış algısı oluşturmaya çalıştı.
“İBB, devletin tâ kendisidir!”
İçişleri Bakanlığının “Devlet içinde devlet olmaz” genelgesini tanımadığını açıklayan CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Kimin ne dediği beni ilgilendirmiyor. İBB, devletin tâ kendisidir. Devlet eliyle, insanlarına katkı sunma konusunda kimsenin fetvasına ihtiyacı da yoktur. İBB, 16 milyon insanın kurumu” diyerek birlik ve beraberlik ruhunu deldi.