Medya
Kadir Doğulu takipçilerine Hz. Rabia'yı örnek gösterdi
Oyuncu Kadir Doğulu, Instagram hesabından yaptığı canlı yayında "Bizim İslam anlayışındaki 'Rabia'yı hatırlatırım size. Aşkı anlatan, tasavvufta da yeri olan Hz. Rabia Hanım'ı hatırlatırım. O bir pandemi rahatsızlığının içerisine dalar, herkesi iyi eder, yaralarını sarar. Salgından dolayı herkesin girmekten korktuğu odalara, mağaralara, hanelere girer ve hastalanmadan çıkar. Neden çıkar acaba? Kendinizi bu dünyanın dışından ya da bu dünyaya aitmiş gibi hissetmeyin" ifadelerini kullandı.
Oyuncu Kadir Doğulu, koronavirüs tedbirleri kapsamında evde kalan takipçileriyle internette bir araya geldi. Doğulu, Instagram hesabından yaptığı yaklaşık bir saatlik canlı yayında, izleyicilerinin sorularını yanıtladı.
Doğulu, "Bir kul olduğumu her zaman, hiç şaşmadan, 7-24 hatırda tutmaya gayret gösteriyorum" dedi. Konuşmasının sonunda, sağlık çalışanları, eczacı, kasiyer, kurye ve çalışmak zorunda olan herkese sabır, sağlık ve güç dileyen Doğulu, "Bizim İslam anlayışındaki 'Rabia'yı hatırlatırım size. Aşkı anlatan, tasavvufta da yeri olan Hz. Rabia Hanım'ı hatırlatırım. O bir pandemi rahatsızlığının içerisine dalar, herkesi iyi eder, yaralarını sarar. Salgından dolayı herkesin girmekten korktuğu odalara, mağaralara, hanelere girer ve hastalanmadan çıkar. Neden çıkar acaba? Kendinizi bu dünyanın dışından ya da bu dünyaya aitmiş gibi hissetmeyin" ifadelerini kullandı.
Bir izleyicisinin, "Tefekkür sizin hayatınızda nasıl bir yer kaplıyor" şeklindeki sorusu üzerine, tefekkürün tüm hayatını kapladığının altını çizen Doğulu, şunları kaydetti:
"Tefekkür benliğinden, fikrinden, düşüncelerinden ve zihninden sıyrıldığın yer. O yüzden her an tefekkür edebilmek mümkün olabiliyor. Fiziksel olarak uyanık olduğun anlarda ya da yemek yaparken, film izlerken, kitap okurken yani her an tefekkür edebiliyorsunuz, merak ettiğiniz konularla ilgili. Önce tefekkür ne demek onu anlamak ve hoşunuza gidebilecek konularda tefekkür etmeye başlamak lazım. Bu çok geniş bir konu."
Kadir Doğulu, kul olmanın bilinciyle hayata baktığının altını çizerek, "Bir kul olduğumu her zaman, hiç şaşmadan, 7-24 hatırda tutmaya gayret gösteriyorum. İyi bir kul, duyguya düşmeden konuşabilen ve dinleyebilendir bana sorarsanız. Çünkü duyguya düşmek bir sürü yargıya, alınganlıklara, kırgınlıklara ve kine itebiliyor." ifadelerini kullandı.
"Marifetin olmazsa hakikati de şeriatı da tarikatı da anlayamazsın"
Doğulu, TRT'de ekrana gelen "Vuslat" dizisinde ele aldıkları tasavvuftaki "marifetullah" makamına ulaşmadan evvel geçilmesi gereken "dört kapı" konusuna da değinerek, şu bilgileri verdi:
"Hacı Bektaş-ı Veli'nin bir doktrini olarak dört kapı, İslam'ın anlaşılabilme biçimi haline getirilmiş. Tasavvufta değil, İslam'da dört makam vardır. Hatta derler ki 'İslam tasavvufla ilgilidir ama tasavvuf İslam'la ilgili değildir.' O yüzden İslam'la ilgilidir dört kapı. Ama bunu anlayabilmek için tasavvuf erbabının kullandığı yöntemleri, yani hakikati kullanmakta fayda var. Biz Vuslat dizisinde, senarist, yönetmenler ve oyuncular olarak elimizden geldiğince dört kapıyı anlatmaya çalıştık. Ama bunların hepsi marifetle yapılabilir zaten. Bir anlamda da aslolan marifettir. Marifetin olmazsa hakikati de şeriatı da tarikatı da anlayamazsın. Şeriat benim anlayışıma göre bir düzen demek ve bu düzen içerisinde yaşadığını fark etmek. Ama bir güzelliğe daha gidilmesi gerektiği hissiyatının da doğduğu yer. Orada da tarik devreye giriyor. Tarik yol demek. Fakat yol kalınası bir şey değildir. Bugünkü tarikat anlayışı cemaatlere, şeyhlere döndü maalesef. Biz bunların hepsine karşıyız. Çünkü tarikat yol demek ve yol geçilir, kalınmaz."
"Hz. Rabia Hanım'ı hatırlatırım"
Doğulu, ayrıca 19 Nisan'daki doğum günü için sevenlerinden hediye yerine "SosyalBen Vakfı" için açtığı doğum günü kampanyasına destek istedi.
Konuşmasının sonunda, sağlık çalışanları, eczacı, kasiyer, kurye ve çalışmak zorunda olan herkese sabır, sağlık ve güç dileyen Doğulu, şu şekilde açıklamada bulundu:
"Teşekkürü borç biliyorum. Bizim İslam anlayışındaki 'Rabia'yı hatırlatırım size. Aşkı anlatan, tasavvufta da yeri olan Hz. Rabia Hanım'ı hatırlatırım. O bir pandemi rahatsızlığının içerisine dalar, herkesi iyi eder, yaralarını sarar. Salgından dolayı herkesin girmekten korktuğu odalara, mağaralara, hanelere girer ve hastalanmadan çıkar. Neden çıkar acaba? Kendinizi bu dünyanın dışından ya da bu dünyaya aitmiş gibi hissetmeyin. Bu dünya doğa demek, kafanızı kaldırdığınızda her yer. Dünya, milyarlarca yıl bizden önce de kendini iyi etme ve gideceği hedefe doğru evirme eylemi içerisindeydi. O yüzden kendimizi ondan ayrı düşündüğümüz süre içinde onun bize savaş açtığını düşünebiliriz."