AKİT MENÜ

Gündem

Bilim Kurulu üyesi Alpay Azap'tan umutlandıran açıklama

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, normalleşmeye ilişkin merak edilen soruları cevapladı. Azap, "Bu yıl yaza kadar okulların açılabileceğini söylemek için erken. Maçlar için doğrusu seyircisiz oynanmasıdır. En önemli şey tedbirli olmak. O yüzden önlemler bayram sonra yavaş yavaş gevşetilebilir" ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, koronavirüs salgını nedeniyle evlere kapandığımız bu dönemi ne zaman arkamızda bırakıp normal hayatlarımıza döneceğimizi açıkladı.

Prof. Dr. Azap, "Bu yıl yaza kadar üniversiteler ve okulların açılabileceğini söylemek için henüz erken. Bütün sınıflar açılmayabilir. 7'nci ve 8'inci sınıflar açılıp 5 ve 6'ıncı sınıf öğrencilerinin dershaneliklerini kullanabilir. Maçlar için doğrusu olan seyircisiz oynanmasıdır. Tribünlerde insanlar ne kadar mesafeli oturursa otursun önemli değil. En önemli şey tedbirli olmak. Evet hayatını kaybedenler binde 2 binde 5 düşük bir oran ama bu bizim başımıza gelirse yüzde 100 olmuş olur. O yüzden kişisel tedbirleri aylarca belki de birkaç yıl devam ettirmek zorunda kalacağız." dedi.

Habertürk'te yer alan habere göre; Azap, koronavirüs salgını ve normalleşme ile ilgili sorulara yanıt verdi:

Okullar, üniversiteler ne zaman açılır? Bu yılı gözden çıkarmak mı gerekir?

Bu yıl yaza kadar üniversiteler ve okulların açılabileceğini söylemek için henüz erken. Bu kararı verebilmek için henüz vaktimiz var gibi görünüyor. Mayıs ayının ortalarına doğru salgın eğrisinin durumu belli olduktan sonra, ülkemizdeki vaka sayıları belli olduktan sonra ve toplumdaki oluşan bağışıklığın derecesi de belli olacak diye bekliyoruz. Buna yönelik araştırmalar da devam ediyor. Ondan sonra en sağlıklı karar verilebilir. Virüste mutasyon dediğimiz bir değişiklik olmazsa ya da Türkiye'de bulaşma hızında bir değişiklik olmazsa sanki haziran ayında en azından son sınıflar açılabilir yada üst sınıflar açılıp hızlandırılmış bir şekilde eğitim yılı tamamlanabilir. Ama bunu söylemek, bu kararı almak için henüz erken görünüyor.

Okullar açıldığında sınıflardaki öğrenci sayısına bir kısıtlama getirilecek mi? Teneffüslere belli bir ayar verilecek mi?

Bütün sınıflar açılmayabilir. 7'nci ve 8'inci sınıflar açılıp 5 ve 6'ıncı sınıf öğrencilerinin dershaneliklerini kullanabilir. Bu tür önlemlerin alınması gerekebilir. Bu konuda halk sağlığı uzmanlarının dediği olmalı. Bir hastalığın bir toplumda bulaşmasının engellenmesi apayrı bir şey. Çünkü bireyleri değil tüm toplumu düşünmeyi gerektirir. Bu konuda fikir sahibi eğitim sahibi olan kişiler halk sağlığı uzmanları ve halk sağlığı doktorlarıdır. Türkiye'nin de bu konuda çok büyük bir birikimi var. Çok halk sağlığı uzmanımız var. Türkiye'de çok ciddi bir ekol var.

Bayram ziyaretleri yapabilecek miyiz?

Bayram ziyaretleri olmazsa iyi olur. Artık biliyorsunuz telefonla görüntülü görüşme şansı da var. Pek çok kişi bunu kullanabilecek durumda. Sevdiklerimizin sesini duymak yeterli olsa iyi olur. Çünkü bayram ziyaretlerinde çok fazla insan trafiği oluyor. Gün içerisinde birkaç ev birden geziliyor. Bu, virüsün bulaşması için çok da uygun bir ortam oluyor. O yüzden bayram ziyaretlerini yapmamak iyi olur.

Bazı önlemleri gevşetsek bile bayram ziyaretlerini yaparsak haziran ayında beklemediğimiz bir dalgayla karşılaşabiliriz. Türkiye'de salgın eğrisi tepeye ulaştı gibi görünüyor, biraz aşağıya doğru dönmeye başladı.

Bayramdan sonra normalleşme başlayacak mı? Nelere dikkat edeceğiz?

Beklediğimiz gibi giderse önlemler bayramdan sonra yavaş yavaş gevşetilebilir. Pek çok ülke de öyle yapmaya başladı. Amerika'da pek çok eyalet restoranları, kuaför salonlarını açmaya başladı. Mayıs ayından itibaren okulların son sınıflarını açmaya başlayacaklarını söyleyenler olmaya başladı. İtalya keza salgının çok hızlı yayıldığı ülkelerden. Almanya yine tedbirleri gevşetmeye başladı. Bayramdan sonra bizde de önlemler gevşetilecektir ama asıl zorluk orada başlayacak.

Kısıtlama politikalarını uygulamak daha kolay ama önlemleri gevşetmenin derecesini belirlemek çok zor. Az mı gevşek çok mu gevşek çok çok mu gevşek bunun çok farklı dereceleri var. O yüzden çok iyi düşünülmesi gereken verilerin çok iyi analiz edilip doğru tahminler yapılarak ve yavaş yavaş aşamalı bir şekilde yapılması gereken bir iştir.

Şunu da söylemeliyim genel önlemler dediğimiz okulları kapatma, etkinlikleri iptal etme, toplu bir araya gelişleri durdurma, şehir karantinaları, uçuş yasakları gibi genel önlemleri gevşetsek bile hiç gevşetemeyeceğimiz bir şey var; o da kişisel önlemlerdir. Bunu hiçbir zaman gevşetmemeliyiz yani artık insanlarla karşılaştığımızda öpüşme, sarılma, tokalaşma yok. 1 metrelik sosyal mesafeyi koruyacağız. El temizliğine dikkat edeceğiz. Solunum hijyeni dediğimiz ağız ve burun yolunu özellikle kapalı yerlerde kapatma konusunda dikkat edeceğiz ve buna uzunca bir süre devam etmemiz çok kritik. Bunu yapabilirsek genel önlemleri gevşetme şansımız da daha kolay ve hızlı olacaktır. Burada aslında birey olarak en önemli görev bize düşüyor. Genel önlemlerin çabucak gevşetilmesini istiyorsak bizim de bu bireysel önlemlere çok dikkat etmemiz gerekiyor.

Kapalı olan sınırlar neye göre açılacak? Yurt dışına çıkmak isteyen kişiler arasında bir önem sıralaması olacak mı?

Zorunlu olmadıkça bu tür uluslararası seyahatleri yapmamakta fayda var. Bu biraz seyahat yapılacak yere göre de değişiyor. Hastalığın azaldığı yerlere kontrollü olarak seyahat izni verilebilir ama zorunlu olmayan eğlence amaçlı veya gezi amaçlı seyahatlerin herhalde bir süre daha yapılmamasında çok fayda var.

En çok merak edilen konulardan biri de maçlar... Ne zaman başlayacak? Bundan sonra maçlar seyircisiz mi oynanacak?

Doğrusu olan seyircisiz oynanmasıdır. Tribünlerde insanlar ne kadar mesafeli oturursa otursun önemli değil. Statların kapasitesinden çok daha az seyirci alınsa da sonuçta o insanlar statların kafeteryasında, tuvaletlerde, çıkarken yüzeylere temas edecekler. O yüzden tabii ki seyircisiz oynanmalı. Ancak sonuçta futbolcuların sahada birbirleriyle temasları olacak. Bu durum hastalık açısından sorun olacak mı onu düşünmek gerekiyor.

Maçların ne zaman başlayacağı kararını almak için henüz erken. Bunun kararını almak için önümüzdeki dört haftayı görmemiz gerekecek. Her şey beklendiği gibi giderse yani virüs bizi yalancı çıkartmazsa sanki haziran gibi maçlar başlayabilir. Bu yönde Futbol Federasyonu'nun da hazırlıkları var. UEFA zaten bir an önce başlasın istiyor. Hatta şampiyonlar ligini, playoff gibi hızlı bir sistemle çeyrek final, yarı final ve final olarak oynatıp tamamlamayı düşünüyor. Haziran ayı içinde her şey beklediğimiz gibi giderse virüsün kendisinde bir değişiklik olmazsa yani bulaşma hızı ve öldürücülüğü çok artmazsa ya da toplumsal birtakım sorunlar nedeniyle virüs yine hız kazanmazsa bunlar haziran gibi olabilecek şeyler.

Kafelerde, lokantalarda masaların arasına konulan 1 metre mesafe kuralı bu süreçte devam edecek mi?

Kesinlikle devam edecek. Önümüzdeki bir aydan sonra bu konuları tartışmak gerekecek. Kapalı mekanlarda hep daha az kişi bulunacak, bunu sağlamaya yönelik tedbirler olacak. Mesela sineme salonlarındaki koltuklar kaldırılacak, insanlar yan yana oturmayacak. Uçaklarda mesela ara koltuklar kalkacak. Belki daha fazla bilet parası ödeyeceğiz ama daha sağlıklı ortamlarda seyahat edeceğiz. Bu tür şeylere şimdiden kafa yormamız gerekecek.

Düğün gibi toplu organizasyonları bu sene düşünmemeliyiz, değil mi?

Evet, özellikle kapalı yerlerde düşünmememiz gerekiyor.

Yorumlara Git

Tahrik dolu sözler paylaşmıştı! Barış Çimen hakkında soruşturma açıldı

Kuveyt'ten İran yalanlaması

Kılıçdaroğlu rozet takarken Tekin, sahnedekileri azarladı: Lan, tövbe Ya Rabbi...

CHP'den 'figüran' iddialarına sert tepki: "Tetikçilikle basın ahlakı bağdaşmaz!"

Ukrayna İran'a saldırdı! Dışişleri Bakanlığından şiddetli kınama