AKİT MENÜ

Sağlık

Ödem nasıl oluşur? İşte ödem hakkında bilinmeyenler...

Vücutta sıvı birikmesi olarak tanımlanabilen ödem, Türkiye'de yaygın olarak karşılaşılan bir sorundur. Göz kapaklarında, ellerde ve ayaklarda görülen şişme, genellikle ciddi bir hastalığın habercisi olan ödemin esas belirtisi olabilmektedir. Peki ödem nasıl oluşmaktadır? İşte detaylar...

Ödem, Türkiye'de yaygın olarak karşılaşılan bir sorundur. Ödem, vücuda sürekli yeni su girişi olmadığı zamanlarda vücudun kendini koruma mekanizması olarak ortaya çıkmaktadır ve ilk alınan suyun bir kısmı vücudun belirli bölgelerinde toplanmaktadır. Bu da vücutta özellikle ayaklarda, bacaklarda ve ellerde şişliklerin oluşmasına neden olur. Ancak düzenli ve yeterli miktarda su girişi olduğunda vücut su toplama mekanizmasına ihtiyaç duymayacağı için ödem riski en aza iner.

Bu hastalığın yaygın olarak görüldüğü kişiler, dağ sporlarıyla ilgilenenlerdir. Bunun nedeni yüksek irtifada su ve sodyum tutma mekanizması harekete geçen vücutta toplam sıvı miktarının artmasıdır. Bu durumda öncelikle fazla tuz alımından kaçınmak gerekmektedir. Böbrek, karaciğer ve kalp hastalıklarının yanı sıra, damar tıkanmaları ve hormonal hastalıklar vücutta ödem oluşmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle ödemli kişilerde öncelikle bu belirtilen hastalıkların olup olmadığının araştırılması gerekir. İdiyopatik ödemde ise vücutta su birikmesinin belirli bir nedeni bulunmamaktadır. Bu tür ödemler genellikle orta yaşlı bayanlarda görülürken, gerginlik, fazla kilo, karbonhidrat tüketimi ve bol tuzlu diyet gibi nedenlerin yol açtığı düşünülmektedir.

İdiyopatik ödem aslında korkulacak bir hastalık değildir. Vücudundaki şişliklerden rahatsız olan hasta, kendisinde ciddi bir hastalık olduğunu düşündüğünden gerginlik yaşayabilir.

Tedavinin ilk şartı tuz kısıtlaması

Ödem tedavisine başlamadan önce, ödeme yol açan hastalık araştırılarak, tedavi altta yatan hastalığa göre planlanmaktadır. Ödemli hastaların önemli bir kısmında tedavinin ilk şartı ise tuz kısıtlamasıdır. İdrar söktürücü ilaçlar şişlikleri azaltabilir ancak bu ilaçlar kesinlikle doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Yemeklerde alınan ekstra tuz vücutta su tutulmasına neden olduğundan tedavi süresince yemeklere tuz eklenmemesi ve tuz tüketiminin mümkün olduğunca azaltılması gerekir.

Cilt yüzeyine yakın pek çok kılcal kan damarı, deri altına sürekli su ve Protein sızdırır. Bu sıvının cilt altından toplanması ise lenf kanallarının görevidir. Protein ve su, dokular arasında biriktiği takdirde erek ödem oluşmasına neden olur. Ödem, lenf kanallarının yetersiz olduğu durumlarda, lenf kanallarını tıkanması veya tahribatında veya farklı bir hastalık sonucu meydana gelebilir. "Lenfödem" ödem olarak adlandırılan bu rahatsızlık, genellikle bacaklar ve kollarda görülse de, bedenin herhangi bir bölgesinde de oluşabilir. Kol veya bacakta ödem oluşumu, sıkılık hissi, ağırlık ve ağrıdan dolayı çok rahatsız edecek boyutlara ulaşabilir. Yüzeysel dokudaysa halk arasında selülit olarak isimlendirilen infeksiyon oluşumuna neden olur. Rahatsızlık uzun sürede tedavi edilemezse, kol veya bacakta katılaşma ile hareketsizliğe yol açar.

Lenf kanallarında meydana gelen hasarın onarılamadığı durumlarda, lenf ödem sadece kontrol altına alınır. Tedavinin amacı lenf sıvısının akışını ve ödem oluşan bölgenin uzun süreli kontrolünü sağlamaktır. Bu amaçla gerçekleştirilen tedavi, cilt bakımı, elastik manşet ve çorap kullanımı, egzersiz ve masajdan oluşur. Tedavisi oldukça zaman alan rahatsızlık süresince yapılan uygulamalar, ödemin nedenini ortadan kaldırmadığı için ödem oluşumunun tekrarlanma ihtimali yüksektir.

İlk yapılması gerekenler nelerdir?

Tedavi süresince uzmanların tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmek gerekir. Manşet ve kompres bandajları tüm gün kullanılıp ancak akşam yatarken çıkartılmalıdır. Öte yandan kol ve bacakların doğru pozisyonda tutulması lenf akımına destek olur.

Lenf drenaj masajı ile lenf akımı desteklenir ve ödemle oluşan şişkinlik azaltılabilir. Son derece hafif, monoton, yavaş, ritmik ve cilt yüzeyine yapılan bu masajla lenf sıvısının akışı hızlandırılır ve şişkinlik en aza indirilerek, rahatlık sağlanır.

Lenf sıvısının akışında, egzersiz büyük önem taşır. Öte yandan, aşırı egzersiz kan hacmiyle birlikte lenf sıvısının çoğalmasına neden olur. Bu nedenle, doğru egzersizi yeterli miktarda yapmak, ödemden kaçınmanın temel yoludur. Günlük hafif egzersizler yaparak, kol veya bacağınızı normal kullanmanız fayda sağlar. En faydalı egzersiz ise yürüyüştür.

Yorumlara Git

Tek başına iktidar olamayan Danimarka Başbakanı istifa etti

Mecliste tansiyon yükseldi! O ülke için verilen şok teklif reddedildi!

Rusya duyurdu: Nikiforovka düştü! Donetsk hattında Rus ordusu ilerleyişini sürdürüyor!

İran’dan tazminat ve Türkiye şartı! Tahran, ABD'nin ateşkes teklifini reddetti

Ömer Çelik, Özgür'ü yerin dibine soktu