AKİT MENÜ

İSLAM

Gayrimüslimlere zekat verilir mi?

Gayrimüslimlere zekat verebilir mi? sorusu Ramazan ayı içerisinde en çok araştırılan ve cevabı merak edilen konuların başında geliyor. Sizler için araştırdık...

Zekat ibadeti, İslam'ın sosyal adalete verdiği önemin bir yansımasıdır. Peki, zekat gayrimüslimlere de verilebilir mi? İşte yanıtı... 

Gayrimüslimlere zekat verilebilir mi?

Aralarında dört mezhep imamının da bulunduğu fakihlerin çoğunluğu zekâtın, gayrimüslimlere verilemeyeceğinde görüş birliğine varmışlardır. Çünkü esas olarak zekât müslüman fakirlerin hakkıdır (Kâsânî, Bedâî’, II, 49; Nevevî, el-Mecmû’, VI, 197; el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 207; İbn Nüceym, el-Bahr, II, 261).
Ancak Kur’an-ı Kerim’de zekâtın sarf edileceği yerler arasında, kalpleri İslam’a ısındırılacak olan “müellefe-i kulûb” da zikredilmiş (Tevbe, 9/60); Hz. Peygamber (s.a.s.) de gerek zekât gerekse diğer devlet gelirlerinden kalplerini İslam’a ısındırmak istediği kişilere pay ayırmıştır (Buhârî, Farzu’l-humus, 19; Tirmizî, Zekât, 30).
Resûlullah’ın (s.a.s.) vefatından sonra bazı kimseler bu uygulamayla bağlantı kurarak devlet başkanı olan Hz. Ebû Bekir’den zekât gelirinden pay istemişler, duruma muttali olan Hz. Ömer (r.a.) de “De ki: Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf, 18/29) âyetini okuyarak, artık müellefe-i kulûbun kalmadığını ifade etmiş ve onların talebini reddetmiştir (Bkz. Kâsânî, Bedâî’, II, 45; Zeylaî, Nasbu’r-râye, II, 394-395; Aliyyü’l-kârî, Fethu bâbi’l-‘inâye, I, 530).
Bu sebeple fakihlerin çoğunluğu, Hz. Ömer’in bu ictihâdına ve Hulefâ-yı Râşidin döneminde “müellefe-i kulûb”a pay ayrılmamış (İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, IV, 361) oluşuna dayanarak Tevbe sûresinin 60. âyetinde sözü edilen bu payın düştüğü sonucuna varmışlardır. Fakat Hz. Ömer’in “müellefe-i kulûb” sınıfından zekât isteyenlerin talebini reddetmesi, bu konu ile ilgili âyetin hükmünün yürürlükten kaldırılmış olmasından değil, bu konuda kendisine başvuran kimseleri “müellefe-i kulûb” sınıfından saymamasından dolayıdır.
Dolayısıyla günümüzde de kalpleri kazanılmak, İslam’a ısındırılmak veya kötülüklerinden emin olunmak istenen yahut müslümanlara faydalı olacakları umulan gayrimüslimlere de “müellefe-i kulûb” sınıfından zekât verilmesi maslahata uygun bulunabilir. Bu sınıfa zekât verilebileceğini savunan âlimler bu yönde bir tasarrufun devlet yetkililerinin takdirine bağlı olduğunu; uygun görmeleri hâlinde “müellefe-i kulûb”a zekât verilebileceğini, zaman zaman buna ihtiyaç duyulabileceğini söylemişlerdir (Karadâvî, Fıkhu’z-zekât, II, 607-608).

Yorumlara Git

İzmir’de ikinci Phuket vakası! Karşıyaka çöpe gömüldü CHP’li başkan Gürcistan’a gitti

'Lütfen yardım' çağrısı yapmışlardı: İki ünlü isim botlarla kurtarıldı

Küçücük delikten İsrailli keskin nişancıyı avlayan mücahidin kimliği belli oldu

ABD yine neyin peşinde? Milyonlarca İHA için ‘Otonom Harp Komutanlığı’ kurdular

Herkes bu görüntüyü konuşuyor... Sağanak yağışın altında bakın bastonuyla ne yaptı!