AKİT MENÜ

Kıssadan Hisse

Yunus Emre ve Molla Kasım

Yunus Emre’nin (kuddise sirruhu) divanı, vefatından yıllar sonra İslama hizmet etmek kaygısıyla hareket eden Molla Kasım’ın eline geçer…

Eline geçen kitap Yunus Emre‘nin üç bin sayfalık bütün şiirlerini kapsayan divanıdır …

Molla Kasım oturur dere kenarına, şiirleri okumaya başlar “ bu ifade şeriate aykırı, bu haram, bu sakıncalı ” diyerek üç bin sayfalık kitabın yaklaşık iki binini yırtar, dereye atar veya yakar…
Molla Kasım beğenmediği şiir sayfalarını bir bir, söylene söylene dereye atmaya, yırtmaya, yakmaya devam ederken şu beyit ile karşılaşır:

Ben dervişim diyene bir ün edesim gelir,
Seğirdübensesine varıp yetesim gelir.

Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir,
Varıp anın üstüne evler yapasım gelir.

Altında gayya vardır, içi nar ile pürdür,
Varuben ol gölgede biraz yatasım gelir.

Oda gölgedir deyu ta’n eylemen hocalar,
Hatırınız hoş olsun biraz yanasım gelir.

Ben günahımca yanam, rahmet suyunda yunam,
İki kanat takınam, biraz uçasım gelir.

Andan Cennete varam, Cennette huriler görem,
Huri ile gılmanı bir bir koşasım gelir.

Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme,
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir.

Bu şiiri okuyunca Molla Kasım suçüstü yakalanmış bir çocuk edasına bürünür.
Aşık Yunus’un heybeti, büyüklüğü karşısında erir, yok olur. Pişmanlık duyarak o an ne yapacağını bilemez; yaktığı ve suya attığı şiirler için bir ateşe, bir suya koşar,. Zahire aldandığını, şiirlerin özünü, bütününü anlayamadığını; Aşık Yunus’un şiirlerini üstün bir manevi güçle yazdığını fark eder. Yunus Emre‘nin ne kadar büyük bir Allah dostu olduğunu anlar ve tövbe eder.

Yorumlara Git

Hazine, 400 milyon liralık seçim parasını HDP'den geri istedi

Meclis üyesi cezasını buldu! Yine CHP yine Cumhurbaşkanına hakaret

Selvi: Cami düşmanlığı Saadet’e mi kaldı? Erbakan Hoca mezarından doğrulsa bunları kötekle kovalar!

Cüneyt Özdemir hayranlığını gizlemedi

Samsun’daki görüntüler şehri ayağa kaldırdı: Dehşet kızlar! 5 liseli tutuklandı