İSLAM
Menderes’e Yapılan Muamele
Milletimize tam on yıldır büyük hizmetlerde bulunan bir vatansever, bir efendi, bir çalışkan Başbakanımızı Yassıada’da tek kişilik bir basit odaya hapsettiler.
Başucuna, her saat başında değişen bir nöbetçi diktiler ve onunla tek kelimeyle olsun konuşmayı bile yasakladılar. Yattığı odaya bir dinleme cihazı yerleştirdiler. Geçenlerde, Menderes’in odasında nöbet tutan 1960 yılı teğmenlerinden biri, hâtıralarını yayınladı. Diyordu ki: “…Menderes’le tek kelime konuşmamız bile yasaktı. Nöbet tuttuğum aylardan birinde nişanlanmıştım. Menderes parmağımdaki altın yüzüğü fark etti. Ve işaretle bana sordu: “Nişanlını seviyor musun?” Başımı “evet” manasında salladım. Elimi göğsümün üstüne bastırarak ve kollarımı açarak, nişanlımı çok sevdiğimi anlatmaya çalıştım. Menderes’in yüzü güldü. Buna çok sevindiğini işaretle anlatmaya çalıştı. Eliyle alkışlar gibi yaparak, ama avuçlarını katiyyen birbirine dokundurtmayarak beni tebrik etti! 1960 öncesi valilerimizden, daha sonra Adalet Partisi dönemi bakanlarından Turhan Kapanlı, Yassıada hâtıralarını anlatırken açıkladı:
“Yassıada’da bir gün, nöbetçilerle mahkemeye götürülürken Adnan Menderes’le karşılaştık. Yanımdan geçerken hâlimi-hatırımı sormak istedi. “Nasılsınız Turhan Kapanlı Beyefendi?” dedi. Ben de, “Teşekkür ederim sayın Başvekilim! Siz nasılsınız?” Diye sordum. Aramızdaki konuşma sadece bu kadarla kaldı. Nöbetçi subaylar birdenbire Menderes’e de, bana da tekme-tokat vurmaya ve çok galiz kelimelerle sövüp saymaya başladılar.