AKİT MENÜ

İSLAM

Yaşadığı olumsuzlukları unutamayanlar

Yanlış anlama, abartılı algılama, sert tepki verme, affedememe, yıllar geçse bile affetmeyerek kin tutma, darılıp küsme davranışlarının altında yatan bir kaç önemli sebep var.İşte onlardan bazıları:

1. Ben haklıyım.
2. Ben bunu hak etmedim.
3. O yanlış yaptı.
4. Beni anlamadı-yanlış anladı.
5. Onca iyiliğin sonunda bana bunu reva görmemeliydi.
6. Unutmak istiyorum ama beni o kadar çok üzdü ki, unutamıyorum.
7. Bana bunu nasıl yaptı hala inanamıyorum.

Gibi inançlarımız, olayları bizi daha da üzecek bir şekilde sürekli korumamıza sebep olur

İnsan sosyal bir varlık olarak, yakından uzağa doğru bir iletişim ağı içindedir. Doğum öncesi kayıtlarına, doğum esnasında ve ondan sonraki süreçte eşlik eden bütün etkiler eklenir ve çocuk bir yapılanma içinde kendisini bulur. Genetik getirinin de etkin rol oynadığı bu yapı, iletişim ve yaşama biçimi ile şekillenir.
Aktive olmaya hazır olan iyi kötü genler, etkilenme oranına doğru, kendini belli etmeye başlar. Araştırmalar gösteriyor ki; eğitim değeri taşıyan iletişim biçiminde, genetik yatkınlık olarak bulunan pek çok hastalık ve arıza ortaya çıkmıyor ve şahıs normal bir insan olarak hayatını devam ettiriyor. Böyle değil de, insan onuruna ve izzetine zarar veren yıkıcı ve tahrip edici yaklaşım biçimleri, genetik yatkınlık olmasa bile, hastalık oluşturabiliyor.

Anne babanın hayata bakış biçimi, çocuğun ilk görgüsü olur ve en derine kodlanarak hayatı boyunca çocuğu etkisi altına alır. Onlar ne yaparsa, nasıl yaşarsa onları modeller. Başka seçeneği yoktur. Olumlu bir bakış açısı taşıyan ebeveynler, çocuklarına da bu olumlu bakış açısına göre davranır ve onların gelecekleri için önlerine çok güzel bir seçenek sunarlar. Olumsuz yaklaşanlar ise, hayatın tadını tuzunu kaçıran negatif algıları, buluttan nem kapan tutumları ve hiç memnun olmayan yapıları ile hayatı eziyete dönüştürme uzmanı gibi işlev görürler ve bunu öğretirler.

Bu arada, anne babanın günlük işleyiş içindeki insan ilişkileri, olaylara ve durumlara verdiği tepki, çocuklarında benzer şekilde davranmalarını sağlar. Çünkü ilk öğretmenleri; anne babadan öyle görmüşlerdir. Bunun yanında, yanlış bir yapılanmaya sebep olacak eleştirel yaklaşım, hiç beğenmeme, var olandan hep bir fazlasını talep etme, “sen iyi değilsin”, “ben senden memnun değilim”, “sen bir şey beceremezsin”, “sen kimseyle anlaşamazsın” gibi, etkisi ömür boyu kişinin yakasını bırakmayacak yargı ve etiketler, büyüdükçe çocukta da kendisini belli eder. Artık etki tepki mekanizması işler ve anne baba ektiklerini çocuğun üzerinde görmeye başlarlar.

İletişim süreci devam ettikçe, alınacak kırılacak pek çok söz ve davranışta, zihin heybelerinde yerini alır. Anne babası kendisinden memnun olmayan çocuklar, büyüdüklerinde kendileri başta olmak üzere kimseyi beğenmezler. Onlar da hep eleştirir ve beğenmezler. Üstelik olumlu tarafların mutlaka var olduğu ve görülmeyi beklediği gerçeğinin de hiç farkında olmadan güzelim günler, aylar sıkıntı üstüne sıkıntı ile geçmeye devam eder.

Birisi alınacakları bir şey söylese, adeta kıyametleri kopmuş gibi abartılı tepki verirler. Affetmek, haklarını helâl etmek, fazlaca semtlerine uğramaz. Çünkü görmemişler, öğrenmemişlerdir. İlâveten, “Acaba onun öyle davranmasında ben ne kadar pay sahibiyim, acaba benim bir davranışım onun bana böyle davranmasına sebep olmuş olabilir mi? Ya da ben yanlış anlamış olabilir miyim?” sorularını hiç sormazlar. Çünkü kendileri haklıdır. O yanlış davranmıştır.

Kaynak:Uzman Danışman Saliha Erdim / Nisanur Dergisi - Aralık 2015 (49. Sayı)

Yorumlara Git

Yemen ordusundan Husilere operasyon: 24 saatte 512 Husi mensubunun etkisiz hale getirildiği bildirildi

Fon soruşturmasında sıcak gelişme!

Kılıçdaroğlu'dan seçim açıklaması: Ülke yangın yeri! Ne erken seçimi? Hangi gerekçeyle yapacaksınız!

Sabancı Grubu, şirket satışlarından elde ettiği kaynağı nereye yönlendiriyor?

İran Meclis Başkanı Kalibaf’dan ABD’ye Matrix'li gönderme: Mavi ya da kırmızı yok! 10 hap var ve hepsi kapkara!