Gündem
O yeminin İslâm’da yeri yok
Paralel yapılanmanın öğrencilere BDP’ye oy vermeleri için yemin ettirdiğine ilişkin haberimiz kamuoyunda geniş yankı buldu.
MEHMET ÖZMEN / İSTANBUL - Paralel yapılanmanın, öğrenci yurtlarında kalan öğrencilere BDP’ye oy vermeleri için yemin ettirdiğine ilişkin “BDP için oy yemini” başlıklı manşet haberimiz kamuoyunda geniş yankı bulurken, ilahiyatçılar olaya tepki gösterdi.
Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Şanlıurfalı Abdülkadir Badıllı, Gülen Cemaati’nin öğrencilere Kur’an üzerine yemin ettirerek BDP’ye oy vermelerini istemesine sert tepki gösterdi.
Badıllı, dinimizde böyle bir şeyin olmadığını ifade ederek, “Başkasının iradesini, ihtiyarını elinden alıp Kur’an’a bağlayıp, yeminle bağlayıp, ondan sonra reyini falan yere vereceksin diyeceksin. Tamamen kişinin hukukuna müdahaledir, halka saygısızlıktır, terbiyesizliktir. Böyle bir şey olmaz. Neye yemin ettiriyorsun? Bu yaptığın bir Kur’an hizmeti mi? Bu bir siyaset meselesidir. Bunlar iktidara küsmüşler ve iktidarı yıkmak için ellerinden ne geliyorsa onu yapıyorlar. Bediüzzaman Hazretlerinin çığırından, rotasından, yolundan sapma hadisesidir. Bu sapmayla kendileri Üstad Bediüzzamanın mesleğinden irtidad yani mürtedliktir. Bediüzzaman diyor ki; eğer Demokrat Partisi düşse yerine Halk Partisi gelecek. Halk Partisi geldiği takdirde komünistlik, dinsizlik vesaire altında bu memlekete hakim olacak. MHP’ye zaten milliyetçilik diyor Üstad. MHP’ye oy veren yine ilerde iktidar olursa bu memleketi karma karışık vaziyete getirirler onun için bunlara rey verilmez diyor. Üstadın bu sözleri Emirdağ Lahikasında bunlar yazılıdır” dedi.
KALAY: DÜŞMANIMIZIN DÜŞMANIDIR MANASINDA BİR DESTEK İSLÂMÎ DEĞİLDİR
İlahiyatçı Dr. M.Şerafettin Kalay da, bir cemaatin İslami ölçüler doğrultusunda destekleyebileceğini hatırlatarak, “Bir cemaat belli bir partiyi ölçüleri doğru olmak şartıyla destekleyebilir mi? Elbette destekleyebilir. Meşru bir partiyi, hedefi, gayesi İslam’la uyuşan bir partiyi, İslam’a hizmet eder duygusuyla desteklemesi doğrudur. Ama inadi manada, batıl bile olsa bizim düşmanımızın düşmanıdır manasında bir destek hiçbir açıdan İslami değildir. Bir başka açıdan bunun için yemin ettirmek günaha günah katar. Üçüncü olarak ise; böyle bir yemini eden insan tutmalı mıdır? Bu caiz değildir. Bir insan hata üzerine yemin etse veya günah işlemek üzere yemin etse doğru olan yeminini bozmasıdır, kefaretini vermesi ve aksini yerine getirmesidir. Eğer bu yemini yerine getirirse sevap yerine günah kazanır. Böyle bir yemini eden kişi günah kazanır” dedi.
DİYANET: İSLÂM BUNU KÖKTEN REDDEDER
Diyanet İşleri Başkanlığı Alo Fetva Hattı’nda görevli İlahiyatçı Zeki Bakırcıoğlu’nun, okurumuzun, “Bir grup, bir cemaat BDP’ye oy verilmesi konusunda yemin ettirebilir mi?” sorusuna, “Kesinlikle, biz dahi, siz dahi bir insana şuraya şöyle yapacaksın der misiniz? Bu onun iradesine, hürriyetine kota koymaktır. İslam ve Kur’an bunu kökten reddeder. Böyle bir şey var mıdır? Onun için bu son derece sakıncalı, din adına yapılması ayrıca üzüntü vericidir. Başkası yapsa neyse ama din adına, din adamlarının da bunu yapması üzüntü veriyor tabii. Keşke yapılmasaydı. Ne yapalım uygun değil bu. Ama onlar imkan bulabiliyorlarsa orası artık gizli bir yerdir artık kendi inançlarına göre hareket etsinler” dedi. Bakırcıoğlu, okurumuzun, “Yemin eden bir kız öğrencinin yeminini bozabilir mi?” sorusuna ise, “Yeminini bozar tabii. Yemin ettim ama içerden etmedim. Yeminini bozan kişi 10 tane fakire yiyecek verir yahut 10 fakiri giydirir ya da bunlara gücü yetmiyorsa 3 gün oruç tutar. Fakat gidip özgür iradesini yerine getirerek yeminini bozabilir” şeklinde cevap verdiği öğrenildi.