İSLAM
“Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin"
Anne-babaların çocuklarına bırakacakları en güzel mîras, âhiret mîrasıdır. Zira çocuklara bırakılan maddî mîras, ne olursa olsun, sonunda bu dünyada kalacaktır. Ayrıca bu maddî mîrasın hayırda mı şerde mi kullanılacağı da belli değildir. Fakat mânevî mîras, sahibini hiçbir zaman yalnız bırakmaz ve onu ebedî bir saâdete götürür.
Hadîs-i şerîfte şöyle buyrulur:
“Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin: Peygamber sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur’ân kıraati… Çünkü hamele-i Kur’ân (Kur’ân’ı öğrenen, öğreten ve bu yolda hizmet edenler), hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde, peygamberler ve Hak dostları ile birlikte Arş’ın gölgesindedirler.” (Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, I, 226)
Bu manada Kur’ân’ın engin mânâ kevserinden kendisi tatmadığı için evlâdına da tattıramayan anne-babalar, büyük bir vebâl altındadırlar. Zira mânevî tahsil hususunda câhil bırakılan, Kur’ân ve Sünnet’in rûhâniyetiyle terbiye edilmeyip toplumun akışına bırakılan evlâtlar, kıyâmet günü anne-babalarından dâvâcı olacaklardır. O gün ki, âyet-i kerîmede ifâde buyrulduğu üzere bir “yevmüʼl-fasl / ayrılık günü”dür.
Üniversiteyi bitirmiş, yüksek tahsil yapmış, bilgili, kültürlü nice gençler görüyoruz. Ne yazık ki Kur’ân ve Sünnet kültüründen haberleri yok. Yaptıkları tahsilin de, Kur’ân ve Sünnet’te medhedilen ilim olduğunu zannediyorlar. Hâlbuki insanın zihnini ve kalbini Allâh’a götürmeyen, O’nun kudret ve azamet-i ilâhiyyesini idrâke ulaştırmayan bilgiler, kişiye belki bu dünyada bir etiket ve apolet kazandırır, fakat onu ebedî bir hüsrana düşmekten kurtaramaz.
Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Genç Dergisi, Yıl: 2016 Ay: Ocak Sayı: 112