AKİT MENÜ

Gündem

Doğu Türkistan zulmü BM’ye taşındı

Türkiye’nin farklı illerinden barolara kayıtlı 100 avukat, Doğu Türkistan’da yaşananları Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’ne taşımak için dilekçe verdi. Çin’in soydaşlarımıza yönelik uyguladığı zulmü BM gündemine taşıyan avukatlar, topladıkları delil ve belgelerden umutlu.

 Hasan Eğrigöz  Ankara 

Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlallerinin ve Çin zulmünün araştırılması için Hukuk ve Fikir Platformu çatısı altında toplanan 100 avukatın Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’ne yaptığı şikayet başvurusu kabul edildi. Somut bilgi, belge ve raporlara dayanarak, hukukî yollarla Doğu Türkistan’da, Çin’in soydaşlarımıza yönelik uyguladığı zulmü BM gündemine taşıyan avukatlar, topladıkları delil ve belgelerden umutlu.

“Hukukçularımıza büyük görev düşüyor”

“Türk-İslam aleminin kanayan yarası olan Doğu Türkistan için hukukçularımıza büyük iş düşüyor” diyen Hukuk ve Fikir Platformu Başkanı Avukat Faruk Keleştimur, “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafımıza yaptığı bildirimde müracaatınızın resmî olarak kendilerine intikal ettiğini ve işleme alındığını bildirmiştir. Doğu Türkistan’ın maruz kaldığı mezalim ve ihlaller kan donduran bir boyuta ulaşmış olup dozu giderek artmaktadır. Uçuşların açılmasını bekliyoruz. Cenevre’ye gitmek suretiyle tahkikatı fiziken de takip ve tetkik edeceğiz. Türk-İslam aleminin kanayan yarası olan Doğu Türkistan için hukukçularımıza büyük iş düşüyor. Uluslararası mekanizmaları teknik bir perspektifle hareketlendirmeli ve meşru bir baskı altında tutmak durumundayız. Zira akan kan bizimdir, akan gözyaşı bizim gözyaşımızdır. Bu şuurla harekete geçtik ve Allah’ın izniyle sonuna kadar gideceğiz. Bir kez daha dosyamızın çalışma kadrosuna ve imzalarıyla iştirak eden meslektaşlarımıza şükranlarımızı bildiriyoruz. Zulüm, istibdat ve vahşet karşısında Hak, Hukuk ve Adalet diyoruz” şeklinde konuştu.

“Nerede olursa olsun zulme karşı duracağız”

Sadece Doğu Türkistan’da değil, dünyanın neresinde olursa olsun yaşanacak bir zulmün karşısında duracaklarını ifade eden Avukat Emir Akpınar da, “Kitlesel yapmış olduğumuz ilk başvuru BM nezdinde kabul edildi. Bunun anlamı şudur; biz bugünden itibaren dünyanın neresinde bir Türk, bir Müslüman, bir insan zulme uğrarsa onun yanındayız. Soydaşlarımız için yapmış olduğumuz bu başvuru da bunun ispatıdır. Dünyanın neresinde bir zulüm, işkence, insanlık dışı bir eylem olursa platform olarak bu durum karşısında olacağız. Gerek BM İnsan Hakları Konseyi önünde gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde, gerekse ülkeleri şikayet anlamında Lahey’de bulunan Uluslararası Adalet Divanı’nda, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde sonuna kadar gideceğiz. Bizim için bireyin, bireylerin bir topluluğun kim olursa olsun din, dil, ırk ayırt etmeden onların sözcüsü ve savunucu olacağımızı  ve tüm dünya hakları nezdinde haklarını savunacağımızın bilinmesini istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Mazlumun yanındayız

Avukat Mustafa İlteriş Oğuz ise, “Mazlumun yanında, zalime karşı ne kadar olursak, o kadarız. Doğu Türkistan’daki mazlum soydaşlarımızın haklarını alabilmeleri için çalışıyoruz. Zulme son verilmesi için uğraşıyoruz. Neticeten bildireceğimiz bir husus da şudur: Doğu Türkistan’da yaşanan hak ihlalleri ihlalin faili olan Çin Halk Cumhuriyeti ve onlarla müttefik olanlar tarafından inkâr edildiği gibi yine onlarla başka türlü husumetleri ve diplomatik gerilimi olan özellikle Atlantik uzantılı kesimlerce de istismar edilmektedir. Faaliyetimizin bu inkâr ve istismar bağlamının dışında objektif bir hukuki perspektife dayanması inanıyoruz ki; meselenin daha sağlıklı bir boyutta ilerlemesine vesile olacaktır. Dolayısıyla her türlü çıkar odağından arınmış bir mücadele kadrosu ve yöntemi benimsenmelidir. Onların kan ve gözyaşına, maruz kaldıkları eza ve cefaya bir nebze merhem olmak yegâne muradımızdır” ifadelerini kullandı.

Yorumlara Git

Trump hastaneye kaldırıldı iddiası! Beyaz Saray açıklama yaptı

CHP'den korkunç skandal!

Mossad'a büyük darbe indirildi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Vefatını derin bir teessürle öğrendim

Ne İran ne Hizbullah! İsrail'i bu kez onlar vurdu