Aktüel
Doğa araştırmacıları "Merkez Av Komisyonu" düzenlemesinden memnun
Doğa Araştırmaları Derneği Başkanı Osman Erdem: - "Komisyonda avcılığın karşısında, doğayı ve yaban hayatının korumasını savunabilecek kurum ve kuruluşların sayısı 10'dan 14'e yükseltiliyor" - "Avcılık yasaklansın demiyoruz ancak bilimsel veriler dikkate alınarak ve değerlendirilerek kararlar verilsin ve bunlara uygun yapılsın" - "Yılda 500 lira ödeyerek, 'İstediğim şekilde av yaparım' anlayışı artık dünyanın hiçbir yerinde yok"
ANKARA (AA) - ENES DURAN - Doğa Araştırmaları Derneği Başkanı Osman Erdem, TBMM gündemindeki yasa teklifiyle Merkez Av Komisyonunda avcılığın karşısında, doğayı ve yaban hayatının korumasını savunabilecek kurum ve kuruluşların sayısının 10'dan 14'e yükseltileceğini belirterek, "Böylelikle nesli yok olma tehlikesi altında bulunan veya nüfusu hızla azalan hayvan türlerinin korunmasına ilişkin konuların komisyonda daha etkin konuşulması sağlanacak." dedi.
Erdem, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda kabul edilen teklifle Merkez Av Komisyonunun yapısının yeniden düzenlendiğini söyledi.
Çevre ve doğa gönüllüsü kuruluşlardan 3 temsilci, fen edebiyat fakültelerinin biyoloji bölümlerinden 1 öğretim görevlisi olmak üzere 4 kişinin daha dahil edilmesiyle komisyondaki üye sayısının 21'den 25'e çıkarıldığını ifade eden Erdem, bu durumun komisyonda çevreyi, doğayı ve yaban hayatını korumadan sorumlu kurum ve bilim insanlarının çoğunluğunu artırdığını bildirdi.
Erdem, bu düzenlemenin memnuniyet verici olduğuna işaret ederek, "Komisyonda avcılığın karşısında, doğayı ve yaban hayatının korumasını savunabilecek kurum ve kuruluşların sayısı 10'dan 14'e yükseltiliyor. Böylelikle nesli yok olma tehlikesi altında bulunan veya nüfusu hızla azalan hayvan türlerinin korunmasına ilişkin konuların komisyonda daha etkin konuşulması sağlanacak." diye konuştu.
Tüm toplumun ortak değeri olan yaban hayvanlarına herkesin sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Erdem, yeryüzündeki canlı popülasyonlarının hızla azaldığını ve bu durumun Türkiye'de de farklı olmadığını dile getirdi.
- "İstediğim şekilde av yaparım anlayışı bitti"
Erdem, özellikle son 50-60 yılda yaban hayatı yaşam ortamlarının önemli bir kısmının geri dönüşü olmayacak şekilde kaybedildiğine dikkati çekerek, "Yaşama ortamlarının tahribi ve daralmanın yanı sıra yasa dışı avcılık ve aşırı avlanma, doğaya bırakılan zehirli etler, yüksek gerilim hatları gibi diğer problemler bu süreci yaban hayatı adına daha da zorlaştırdı." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de alageyik sayısının 100 bin olması gerektiğini ancak mevcudun 500 civarında seyrettiğini aktaran Erdem, maksimum 100 bin olması gereken ceylan nüfusunun da 2 bin dolaylarında bulunduğunu kaydetti.
Erdem, bu oranların dağ keçisi, yaban koyunu, kızıl geyik, karaca ve daha birçok yaban hayatı türü için de geçerli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Yaban hayatında yaşanan bütün bu olumsuzlukların tek sorumlusu avcılar olmayabilir ancak bu gerçek ülkemizdeki yaban hayatının içinde bulunduğu durumu değiştirmiyor. Kaldı ki geçmişte avcılık ihtiyaçtan yapılıyordu, eskiden okla veya ağızdan dolan tüfeklerle gerçekleştiriliyordu, günümüzde maalesef son derece güçlü silahlarla yapılıyor. Avcılık yasaklansın demiyoruz ancak bilimsel veriler dikkate alınarak ve değerlendirilerek karar verilsin ve bunlara uygun yapılsın. Yılda 500 lira ödeyerek, 'İstediğim şekilde av yaparım' anlayışı artık dünyanın hiçbir yerinde yok."
- Çevre, Doğa ve Hayvan Koruma Şube Müdürlüğü kuruluyor
Erdem, yaban hayatı adına çok güzel bir gelişmenin daha yaşandığına işaret ederek, "Jandarma bünyesinde Çevre, Doğa ve Hayvan Koruma Şube Müdürlüğünün kurulması kararlaştırıldı. Bu gelişmeyle Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün etkinliği daha da artacaktır. Çok doğru bir karar alınmıştır. Yaban hayatı daha etkili bir şekilde korunmuş olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu kararın tüm siyasi partilerin ittifakıyla alındığını vurgulayan Erdem, bu kararı sivil toplum kuruluşları olarak çok kıymetli bulduklarını kaydetti.