AKİT MENÜ

Gündem

Kontrolsüz sosyal medya mahremiyeti yok ediyor

CHP’nin başını çektiği zillet ittifakı tarafından bağlamından kopartılarak çarpıtılmaya çalışılan sosyal medya düzenlemesine toplum bilimcilerden ve psikologlardan destek geldi. Sosyal medyanın kontrolsüz kullanımının yıkıcı ve onarılması mümkün olmayan sosyal tahribata yol açtığını belirten akademisyenler, “Bu mecralar, bireyleri ve toplumu hayâdan ve mahremiyetten uzaklaştırarak, manevi yıkımlara zemin hazırlıyor. Toplumun bekası için denetim ve yaptırım şart” dedi.

Zillet ittifakı ortakları CHP, İYİ Parti ve PKK’nın siyasi kanadı HDP’nin çarpıtmaya ve sansür olarak nitelendirmeye çalıştığı sosyal medya düzenlemesini Akit’e yorumlayan toplum bilimciler okuyucularımıza özel açıklamalarda bulundu. Sosyal medyanın sınırlarını iyi çizilmesi ve yasal bir zemine oturtulması gerektiğini kaydeden uzmanlar, dijital mecralardaki kontrolsüzlüğün mahremiyet algısını yerle bir ettiğine işaret etti. Toplum bekası için sosyal medya düzenlemesinin şart olduğunu vurgulayan akademisyenler, toplumsal gerçekliğimize uygun bir düzenlemenin olası bir sosyal kaosun önüne geçeceğini ifade ettiler.

Maneviyat zarar görüyor

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Akın, “Kontrolsüz sosyal medya kullanımı mahremiyet algısını köreltiyor. Hayadan ve mahremiyetten uzaklaştırıyor. İtibar suikastları ile insanların hayatları karartılabiliyor. Kendini beğenme (narsisizm), teşhircilik (histrionizm) ve haz odaklı yaşama (hedonizm) bu çağın sosyal medya üzerinden insanlarımızı zehirleyen üç temel psikolojik virüsüdür. Sosyal medyaya denetimin ve yaptırımların gelmesi toplumun bekası için son derece elzemdir” şeklinde konuştu. Sosyal medyanın mahremiyet kavramına darbe vurduğunu belirten Prof. Akın, “İnsanların büyük bir bölümü hemen her yaptığını, her gittiği yeri, yediği içtiğini ve bazı durumlardan daha da ileri giderek en mahrem ve özel kalması gereken anlarını sosyal medyada paylaşarak insanı diğer canlılardan ayıran en önemli vasıflardan birisi olan mahremiyet algısının sınırlarını zorlamaktadır” dedi.

Ağır tahribata sebeb olur

Sosyal medyanın doğru kullanılmamasının onarılması çok zor tahribatlara neden olabileceğini vurgulayan Akın, “Sosyal medyanın bireysel ve sosyal zararlarından birisi de insanları linç etme ve onların haysiyet ve şereflerine zarar verecek eylem ve söylemlere zemin hazırlamasıdır. Bugün insanların özel hayatı, aileleri ve statüleri sosyal medyada bir anda yerle bir edilebilmektedir” ifadelerini kullandı. Hükümetin bu noktadaki gayretinin taktire şayan olduğunu kaydeden Akın, “Cumhurbaşkanımızın sosyal medyadaki paylaşımların ve bazı sosyal medya kanallarının denetlenmesi ve gerekli cezai müeyyidelerin uygulanması noktasındaki kararlı tavrı hepimizi umutlandırmıştır. Bu tür denetimlerin ve cezaların en ağır biçimde uygulanması toplumun bekası ve milletimizin ve gençlerimizin geleceği için son derece elzemdir” dedi.

Teröre de darbe vurulur

Uzman psikoterapist ve sosyolog Adnan Kalkan, “Sosyal medyanın kontrolsüz kullanımı birçok mağduriyete sebebiyet vermektedir. Özellikle şahısların gerçek isimleri ile sosyal medya hesabı açmaması birçok hak kaybı, istismar ve bunalımlara sebep olmaktadır. Kontrolsüz sosyal medya milli ve manevi değerlerin tahrip olmasına kapı aralamaktadır. Güvenli toplum yapısının tesisi için sosyal medyanın kontrol altına alınması şart olmuştur” ifadelerini kullandı. Sosyal medyanın kontrollü kullanımının terör örgütlerine darbe vuracağını kaydeden Kalkan, “Özellikle 15 Temmuz öncesi ve hemen sonrası görüldü ki sahte hesaplar açan FETÖ ihanet örgütüne ait kişiler toplum psikolojisine ciddi anlamda zarar verdi. Yalan haberlerle kaosa sebep oldu. Bu anlamda yapılacak düzenleme ile hem mahremiyet hem de güven ortamını tesis edecektir.


Yorumlara Git

Yemen'den Suudi petrol tankerlerine füze ve İHA saldırısı

İran basını: "ABD saldırılarında 2 kişi hayatını kaybetti"

Kamuoyundan büyük destek: Karma eğitim zorunluluğu kaldırılsın!

Erbil kentinde korkunç patlamalar!

ABD ile Suudi Arabistan arasında nükleer işbirliği anlaşması