Gündem
Kurban etinden koronavirüs bulaşır mı? Bilim Kurulu Üyesi açıkladı
Kurban etinden koronavirüs bulaşır mı? sorusu Kurban Bayramı'na az bir süre kala merak ediliyor. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, kurban etinden koronavirüs bulaşma riskine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Peki, Kurban etinden koronavirüs bulaşır mı? Kurban eti bulaş riski taşır mı? İşte o açıklamalar...
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Twitter'daki hesabından kurban etinden koronavirüs buluşıp bulaşmayacağına ilişkin açıklama yaptı. Prof. Dr. Özlü, "'Kurban etinden virüs bulaşır mı' diye soruluyor. Sorunun cevabı biraz karmaşık, birkaç adımda yanıtlamaya çalışacağım. Önce 'kurban etinde virüs olur mu' sorusuyla başlayalım. İster hasta, isterse sağlıklı virüsü taşıyan kişilerin konuşma, öksürme, hapşırma sırasında saçtığı damlacıklar etin üzerine gelirse, burada birkaç saat canlı kalabilir. Bu süre içinde bulaşma riski olabilir. Ete virüs bulaşmış olsa bile, usulünce pişirip yediğinizde virüs bulaşmaz. Elinizle dokunduğunuzda da bulaşma olmaz. Ancak, ete dokunduğunuz ellerinizi, sabunla yıkamadan ağzınıza, burnunuza ve gözünüze temas ettirirseniz bulaşabilir" dedi.
Ete dokunduktan sonra...
Prof. Dr. Özlü, kurban kesim ve pay işini yapan veya o kalabalık ortamda bulunan-gezinen kişilerden birinin virüsü bulaştırıcı olabilmesinin mümkün olduğunu belirterek, "Kesim, etin pay edilmesi, taşınması, depolanması, pişirilmeye hazırlanması gibi işlemler sırasında el hijyenine çok dikkat edilmeli. Ete dokunduktan sonra su ve sabunla en az 20-30 saniye yıkamadan, eller ağız, burun ve göze temas ettirilmemeli. Kesim ve pay edilme işlemleri, olabildiğince az sayıda kişilerce yapılmalı ve ilgisiz kişiler etrafta gezinmemeli. Ortamda bulunan herkes maskesini usulüne uygun olarak takmalı. El yıkanabilmesi için kalabalığa yetecek sayıda lavabo, sabun ve kağıt havlu olmalı" ifadelerini kullandı.
Hijyenik olmayan kurban etinden bulaşabilen diğer hastalıklar
Şarbon: Evcil hayvanlardan (inek, koyun, keçi, v.b.) insanlara doğrudan temas veya hayvan ürünleri aracılığı ile bulaşan yaygın bir zoonozdur. Genellikle enfekte hayvanların ürünleri veya topraktaki şarbon sporlarının cilde temas etmesi sonucu ciltteki açık yaralardan girmesiyle oluşur. Tedavi edilmeyen enfeksiyonlar, bölgesel lenf düğümlerine ve kan dolaşımına sıçrayarak ölüme neden olabilir. Daha çok yüz, boyun veya kolda bir çıban çıkıp sonra patlar, etrafında da siyah bir kabuk meydana gelir. Öldürücü bir hastalık olduğu için vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.
Salmonelloz: Salmonellaların oluşturduğu enfeksiyonlara dünyanın hemen her yerinde rastlanmaktadır. Enfeksiyon; mikroplu (özellikle de kanalizasyonun karıştığı) yemek ve suyun tüketilmesi ile bulaşır. Hastalık, halsizlik, baş ağrısı ve ateş ile kendini gösterir. Hastaların yarıya yakınında ishal, yarıdan fazlasında ise kabızlık vardır. Salmonella enfeksiyonlarından korunma, kişisel hijyen kurallarının eksiksiz uygulanmasına, tüketilen su ve gıdaların temiz olmasına, sağlıklı bir atık giderim sisteminin kurulmasına, kronik taşıyıcıların tespit edilerek tedavi edilmesine bağlıdır. Taşıyıcıların gıda ve su ile ilişkili işlerde çalışmaları engellenmelidir.
Kist Hidatik: Echinococcus granulosus adlı parazitin enfekte köpek dışkısıyla atılan yumurtalarının insanlar tarafından kirli eller, su ve yiyeceklerle alınması sonucu gelişir. Çoğunlukla karaciğerde, bazen akciğerlerde, daha nadiren diğer organlarda içi sıvı dolu kistlerle seyreder. Hastalığın başlarında kistin küçük olduğu dönemlerde uzun yıllar boyunca belirtilerini göstermeden seyredebilir. Fakat kist büyüdükçe; bulunduğu bölgeye ve oluşturduğu basıya göre belirtiler ortaya çıkar.
Toksoplazmozis: İnsana, parazitin kistlerini içeren çiğ veya az pişmiş etler ve enfekte kedi dışkısıyla atılan kistlerin kontamine su ve gıdalarla alınmasıyla geçer. Kediler enfeksiyonun temel kaynağıdır. Lenf bezlerinde büyüme yapabilir. Anne gebelik esnasında ilk kez enfekte olursa, parazit bebeğe geçebilir.
Teniyoz: Tenia saginata (sığır tenyası), çiğ et tüketiminin yaygın olduğu her yerde görülür. Kesin konağı insan, ara konağı başta sığır olmak üzere otçul hayvanlardır. Çiğ ya da yeterince pişmemiş sığır eti ile insan sindirim kanalına alınan canlı kist yetişkin tenya haline gelir. Yetişkin tenyanın alt ucundan ayrılan gebe halkalar, istem dışı anüsten çıkabilir. Bu nedenle, halk arasında abdestbozan olarak adlandırılır. Tenyazisten korunmada özellikle çiğ köfte gibi çiğ ve aş pişmiş et ve ürünlerinden kaçınılmalıdır.
Kuduz: Kuduz hastalığı, birçok evcil ve yabani hayvanı (yarasalar da dahil) etkileyen zoonotik bir hastalıktır. Enfeksiyon; enfekte bir hayvanın insanı ısırmasıyla meydana gelir. Virüs tükürükte bulunur. Kuduz virüsünün ciltten içeriye girdiği her temas çok dikkatli bir şekilde tedavi edilmelidir. Gelişmekte olan ülkelerde hastalık köpekler yoluyla bulaşır. Kesinlikle ölümcül olan akut viral bir hastalıktır. Kuduz olma ihtimali olan bir hayvan tarafından ısırılma veya temastan şüphelenme durumunda yarayı dezenfektan, sabun veya deterjan ve su ile hemen temizlemeli ve hemen sağlık kurumuna başvurulmalıdır.
Brusellozis: Hayvanların (inek, koyun, keçi v.b.) kan, fetus veya rahim sekresyonlarına doğrudan temas veya enfekte çiğ hayvan ürünlerinin (özellikle taze peynir başta olmak üzere süt ve süt ürünleri) tüketilmesi ile bulaşan bir hastalıktır. Akut veya sinsi başlangıçlı ateş, yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı, baş ağrısı, özellikle geceleri yoğun terleme, vücutta yaygın kas ve eklem ağrılarıyla kendini gösterir.
Verem (Tuberculosis): Enfeksiyon, genellikle insandan insana doğrudan hava yoluyla bulaşır. Tüm tüberküloz olgularının %80-90’ı akciğerlerde ortaya çıkar. Hastalıkta, halsizlik, çabuk yorulma, kilo kaybı, çocuklarda kilo almada duraklama, ateş ve gece terlemesi ile birlikte uzun süreli öksürük, kanlı veya kansız balgam, göğüs ağrısı veya sırt ağrısı ve nefes darlığı olabilmektedir. Verem tedavisi gören bir hastanın; bulaşıcı olmadığı ve diğer kişiler için risk oluşturmadığı, tükürüğünün laboratuvar analizi sonucu ile bir doktor tarafından belgelenmedikçe, kesinlikle bir yere seyahat etmesi tavsiye edilmez.