Gündem
Türkçe yabancı dillerin esaretinde
İslam harflerini ‘gericilik’ olarak nitelendirip, ‘çağdaşlık’ adı altında Latin harflerine övgüler yağdıran laikçi zihniyetin görmek istemediği verileri deşifre etmeye devam ediyoruz.
Mustafa Durmaz İstanbul
Sadece Avrupalı ülkelerden 10 bine yakın sözcük alan Türkçe, yabancı dillerin ve uydurma kelimelerin boyunduruğu altında yitip gidiyor. Asırlardır kullandığımız, kökü doğuya uzanan kelimeleri tasfiye ederken, tamamen batı tasallutu altındaki piyasa Türkçesi ise nesiller arası çatışmanın fitilini ateşliyor. “Allah’a emanet ol, sağlıcakla kal” gibi dilimizden düşmeyen berrak cümleler, yerini “kendine iyi bak, baay” tarzında mana yoksulu çevirilere bıraktı. Yatakhane “otel”, yemekhane “restoran”, kahve “cafe” yapıldı. Osmanlı menşeli kelimeleri yadırgayıp, kahvehaneyi “cafeterya”, tanıtımı “lansman,” berberi de “kuaför” olarak değiştirildi. Mükafat kelimesi, önce “armağan.” Sonra da “ödül” oldu. İhtimal ise “olasılık,” cevap “yanıt,” imkan da “olanak”a dönüştü. İşte uydurulan kelimelerden bazıları: pide “pizza,” meclis “parlamento,” halkoylaması “referandum,”, güle güle “bay bay,” teşekkür “mersi,” bakkal “market,” iş merkezi “plaza”, kule “tower”, namzed “aday”, faaliyet “aktivite”, bencil “egoist”.