Siyaset
Genç evlilerin buruk bayramı
Kendi istekleri ve ailelerinin rızasıyla, Allah’ın emriyle genç yaşta evlenen erkekler, feminist grupların dayattığı Batı menşeili İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve 6284 gibi yasalar yüzünden; “tacizci, tecavüzcü” diye yaftalanarak hapiste yatarken, yaklaşık 16 bin çocuk bayramı babasız, 8 bin anne de eşlerinden ayrı geçiriyor.
Hasan Eğrigöz Ankara
Feminist grupların dayattığı İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve 6284 gibi yasalar yüzünden kendi istekleri ve ailelerinin rızasını alarak genç yaşta evlenen erkekler, “tacizci, tecavüzcü” sıfatıyla hapiste yatarken yaklaşık 16 bin çocuk bu bayramı babasız, 8 bin anne de eşlerinden uzakta geçirdi.
Kendi isteğiyle ve ailesinin rızasıyla evlenmesine rağmen genç evlilik mağduru olan ve bir bayramı daha eşinden ayrı geçiren Celile Çukur, şunları dile getirdi:
Eşler de çocuklar da mağdur
“Bu bayramda eşlerimize kavuşmayı umduk. Yine olmadı. Mağdur olan sadece hapse atılan eşlerimizi değil, biz de çocuklarımız da mağdur oluyor. Bizim tek derdimiz eşlerimize kavuşmak. Ama her seferinde Mor Çatı’nın dayatmalarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Çocuklarımız bir bayramı daha babasız geçirdi. Biz bu zulmü hak edecek bir şey yapmadık. Sadece Allah’ın izni ile yuva kurduk. Bayramda görüş izni verildi ama arada cam var. Kendi rızamızla evlenmemize rağmen, eşim 19 yıl ceza yedi. Toplamda 2 buçuk senedir hapiste şu an. 2 yaşında çocuğum var. Babası hapse girdikten sonra doğdu. Kurulu bir düzenimiz yok, maddi sıkıntılar yaşıyoruz. Ne yapacağımı bilmiyorum. Her bayram umutlanıyoruz ama yine aynı burukluğu yaşıyoruz. Eşimden ayrı, çocuğum babasından ayrı yaşadığımız bu bayram bize bayram değil eziyet gibi. Devletten hiçbir maddi destek istemiyorum. Ben sadece ailemi, yuvamı, eşimi istiyorum. Allah rızası için çözüm bekliyoruz artık. Bizim bu çığlığımızı görsünler. Çocuklarımıza da yazık oluyor.”
Aile kurma hayalleri yıkılıyor
Türkiye Aile Meclisi Başkanı Adem Çevik de, şunları ifade etti: “Çocuk ve kadın hakları savunucuları ses etmiyor ama burada asıl mağdur olan kadın ve çocuklardır. Kadınlar eşlerinden, çocuklar babalarından ayrı bir bayram yaşıyor. Çocuklar bu durumdan dolayı travma geçiriyor. Çünkü babaları tecavüzcüler koğuşunda. Bu evlilik erken evlilik değil. Geç evlilik de değildir. Genç evliliktir. Gençlik bayramı diye bir şey kutluyoruz ama genç tanımı bizim anayasamızda yok. 18 yaşından küçüğü çocuk olarak görüyoruz. Kurtuluş Savaşı’nda 15 yaşındaki gençler kurtuluş mücadelesi verdi. Cihad yaptılar. Vatanı korurken genç, ama ailesini korurken çocuk. Bu anlayış fıtratla, Allah ile savaşmaktır. Bu feminizme gençlerimizi itmektir. Bir genç evlenmişse, İstanbul Sözleşmesi, Çocuk Haczi, 6284 yüzünden zaten gençler evlenmekten korkar olmuş. Fuhuşa serbestlik verip, aynı yaşta evlenene teşvik yerine ceza uygulanırsa bu fuhuş lobisini sevindirir. Aile kurmak isteyenin hayallerini yıkar.”