AKİT MENÜ

İSLAM

Kalp katılığının ilacı nedir?

Her ibâdetin kalplerimize kazandırdığı apayrı güzellikler, fazîletler ve mânevî kazançlar vardır. İnsanoğlunun ham vasıftan kurtulup olgun bir mü’min olmasında bu mânevî kazançların önemi çok büyüktür. İşte detaylar:

Günümüzün en büyük hastalıklarından biri olan kalp katılığının devâsını, Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) Efendimiz’den dinleyelim:

“Eğer kalbinin yumuşamasını istiyorsan, fakiri yedir, yetimin başını okşa!..” (Ahmed bin Hanbel,Müsned, II, 263)

Hazret-i Mevlânâ Celaleddin de âdeta bu hadîsin şerhi mâhiyetinde şöyle buyurur:

“Fakr u zarûret içinde boğulan gönüller, dumanla dolu bir eve benzer. Sen onların derdini dinlemek sûretiyle o dumanlı eve bir pencere aç ki, onun dumanı çekilsin ve senin de kalbin rakikleşip rûhun incelsin.”

İşte cömertçe infakların rakikleştirdiği, olgunlaştırdığı huzurlu ruhlar, yaptıkları infakların, ilâhî muhâfazaya da vesîle olduğunu müşâhede etmenin sürûrunu yaşarlar. Bunun için de cân u gönülden infâka yönelirler.

ıldığın namaz, sana çobanlık eder; seni kötülüklerden, kurtlardan kurtarır! Verdiğin zekât, kesene bekçilik yapar, onu korur! Altın, zekât vermekle hiç eksilmez; aksine fazlalaşır, artar!”

Hakîkaten de infâk edilen mal eksilmez, kaybolmaz. Bilâkis infaktaki ihlâs nisbetinde bereketlenir. Hazret-i Ebû Bekir t bütün malını infâk edip maddî bakımdan defalarca bitme noktasına gelmesine rağmen, Rabbimizin lutfuyla tekrar tekrar servet sahibi oldu. Zira Allah yolunda infâk edilen mal, tıpkı budanan bir ağacın daha canlı ve verimli bir hâle gelmesi gibi bereketlenir.

Âyet-i kerîmede buyrulur:

“Mallarını Allah yolunda harcayanların hâli, yedi başak bitiren ve her başağında yüz dâne bulunan bir tek tohumun hâli gibidir. Allah kime dilerse, ona kat kat verir. Allah, ihsânı bol olan, hakkıyla bilendir.” (el-Bakara, 261)

“İnfak” kelimesinin taşıdığı mânâ iyi tahlil edilirse, bu ibâdetin bir hikmetinin de, insanı ruh, şahsiyet ve karakter bakımından maddenin esâretinden kurtararak mâneviyâtı maddiyâta hâkim kılması olduğu görülür. Bu yönüyle ibâdetler içinde infâkın rûha sağladığı belki de en büyük fayda, “vicdan huzûru”dur.

Ali İsfehânî -rahmetullâhi aleyh- bu hakîkati ne güzel ifâde eder:

“…Âfiyet ve günahsız olmayı aradım; zühdde, yani şüphelilere düşmek korkusuyla mübahların çoğunu terk etmekte buldum. Kolay hesabı aradım, susmakta buldum. Rahat ve huzûru aradım; cömertçe infâk etmekte buldum.”

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hak Dostlarının Örnek Ahlâkından 1, Erkam Yayınları, 2011

 

 

Yorumlara Git

Toplam gelir 20 milyon avroyu aştı: Cim-Bom’un Lille zaferi kasayı da doldurdu

Milli Takım'ın başına geçen Sergen Yalçın'ın ekibi açıklandı

İngilizceyi çoktan aştı, İtalyanca ile Avrupa’ya köprü kurdu! Necmeddin Bilal Erdoğan Verona Ekonomi Forumu’nda Doğu ile Batı’nın kilit rolünü haykırdı!

İngiltere Kralı Charles, hadis okudu

Şamil Tayyar’dan Fatma Betül Sayan Kaya’ya tepki! ‘O küsur, onbinlerce asgari ücretlinin kazancından fazla!’