AKİT MENÜ

Gündem

'Kırmızı çizgilerle masaya oturulmaz'

“Uzlaşma Komisyonuna, yeni anayasa yapma iddiasıyla oturmak istiyorsa bir siyasi parti, kırmızı çizgilerinin olmaması gerekir. Kırmızı çizgilerle birlikte Anayasa Uzlaşma Komisyonu masasına oturmaya çalışmak, yeni anayasanın yapılmayacağı anlamına gelir. Bu yolları kapattığınız zaman TBMM dışındaki güçlere davetiye çıkarıyorsunuz”

EKREM ŞAHAN / ANKARA - TBMM Anayasa Mutabakat Komisyonu çalışmalarında CHP’nin tavrını eleştiren uzmanlar, siyasi partiler tarafından getirilen önerileri tartışmadan, kırmızı çizgilerle komisyon masasına oturmanın yeni anayasanın yapılmayacağı anlamına geldiğini söyledi.

TBMM Anayasa Mutabakat Komisyonu çalışmaları kapsamında CHP’nin tumuna ilişkin, değerlendirmelerde bulunan Anayasa Hukukçuları Derneği Başkanı Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez, siyasi partilerin demokratik önerileri olabileceğini başkanlık sisteminin de bu demokratik önerilerden biri olduğunu söyledi.

“Uzlaşma Komisyonuna, yeni anayasa yapma iddiasıyla oturmak istiyorsa bir siyasi parti, kırmızı çizgilerinin olmaması gerekir” diyen Hakyemez, şöyle devam etti: “Çünkü antidemokratik öneriler değiller. Dolayısıyla kırmızı çizgilerle birlikte Anayasa Uzlaşma Komisyonu masasına oturmaya çalışmak, yeni anayasanın yapılmayacağı anlamına gelir. Önce bir görüşülsün, ondan sonra siz kabul edersiniz ya da etmezsiniz. Çok normaldir. Bunların hiçbirisi olmadan daha işin başında bu bizim kırmızı çizgimizdir şeklindeki yaklaşımlar, aslında yeni anayasa yapma noktasında çok da istekli olmadıkları anlamına gelir. Bu anayasa değişikliğini yapacak olan TBMM’dir. Bu yolları bu şekliyle kapattığınız zaman TBMM dışındaki güçlere davetiye çıkarıyorsunuz, anayasayı siz ancak yapabilirsiniz şeklinde.”

DURAN: CHP, HDP’LİLEŞİYOR

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran da Anayasa Komisyonunun çalışmalarına yeni başladığı bir ortamda CHP’nin “başkanlık sistemi olmasın” dayatmasının, ‘bu komisyondan bir şey çıkmayacağını’ kısa sürede gösterdiğini ifade etti. Duran, şunları dile getirdi: “Demokratik bir tartışma ortamında, meclis ortamında bunun olması gerekirdi. Bu tartışmanın baştan olması CHP’nin 1 Kasım’dan sonraki siyasetinin sert olacağını gösteriyor. Kendi içerisindeki bir takım sert CHP tabanının da harekete geçirdiği Deniz Baykal’ın da son eleştirilerini yaptığı üzere, partinin tabandan koptuğu bir düzlemde sert bir muhalefet yürüteceği gösteriliyor. Kılıçdaroğlu’nun diktatör bozuntusu hakaretiyle de bu görülmüştü. Anayasa Komisyonu, neticede iktidarla muhalefetin beraber bir şeyler yaptıkları bir platform olacaktı. Onu şimdiden kapatarak, aslında Baykal’ın söylemiş olduğu gibi ‘CHP, HDP’lileşiyor’ eleştirisinin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. CHP daha sert bir muhalefete hazırlanıyor.”

AKGÜN: ENGELLEYİCİ TUTUM

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, sol kesimin yeni bir anayasanın sağcı bir iktidarın öncülüğünde yapılmasını istemediğini belirtti. Akgün, şu değerlendirmelerde bulundu: “Gerek 2011 sonrası oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu gerekse şimdi yeni durumda CHP’nin izlediği politika maalesef oyalayıcı ve engelleyici bir yaklaşım sergiliyor.” Akgün, dört partinin eşit şekilde temsil edildiği komisyonda böyle bir şeyi tartışmayı reddetmenin bile yeni anayasa yapım sürecini baltalamaktan başka bir işe yaramayacağını en iyi CHP’lilerin bileceğine dikkati çekti.

Kaynak: Yeni Akit Gazetesi

Yorumlara Git

Özgür Özel’den 3 eşkıyaya anma: Banka soydu, Türk polisine kurşun sıktı

Yüksek Seçim Kurulu’nun yeni başkanı açıklandı

TUSAŞ ile TEI sözleşme imzaladı! ANKA ve AKSUNGUR için 100 motorluk anlaşma

Kongrede aday olacak mı? Ali Koç kararını verdi!

İran yol haritasını verdi! Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem