AKİT MENÜ

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan çok net Doğu Akdeniz mesajı: Hakkımızı yedirtmeyiz

AK Parti Genel Merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz meselesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Akdeniz'de gerginliği artıran tarafın Yunan ve Rum kesimi olduğunu belirten Erdoğan, "Bizim kimsenin hakkında gözümüz yok ancak hiçbir ülkeye de hakkımızı yedirtmeyiz" diye konuştu.

Güncelleme Tarihi:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin dört bir tarafından yatırımların devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi her alanda adeta şaha kaldırdık." dedi.

Geçmişte taş üstüne taş koymaya çalışan vatansever devlet adamlarının karşılarında her zaman CHP zihniyetini bulduğunu dile getiren Erdoğan, "Biz de attığımız her adımda karşımızda ilk önce CHP ve ortaklarını bulduk. Şimdiye kadar neyi başardıysak CHP'nin takoz ve gerilim siyasetine rağmen başardık." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gezi olaylarında çapulculara meydanları boş bırakmadık. 17-25 Aralık'ta hükümetimize saldıran alçaklara 15 Temmuz'da FETÖ'cü teröristlere boyun eğmedik. Hendek terörüyle vatanımızı parçalamak isteyenleri açtığı çukurlara biz gömdük." ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye hizmet sancağını daha yukarılara taşımaya devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da tepki gösterdi.

"Er ya da geç ortaya çıkacaktır"

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Kılıçdaroğlu'nun tankların arasından sıvıştığını hatırlatan Erdoğan, "CHP Genel Başkanı 15 Temmuz’da yine kışkırtma ve yalan siyasetiyle bunu gölgelemeye çalıştı. O gece darbecilerin kendisine neden yol verdiğini açıklayamadı. O geceye dair karanlık noktaları aydınlatmak varken tüm enerjisini darbeci alçakları aklamak için harcadı. Ancak hakikatlerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır. CHP Genel Başkanı er ya da geç bu gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Kendisine tavsiyemiz sağa sola çamur atmak yerine şüphe bulutlarını dağıtmasıdır." dedi.

Ayasofya'nın 86 yıl sonra yeniden camii olarak ibadete açtıklarını belirten Erdoğan, "Gençlik yıllarımızın rüyası olan bu hedef "zincirler kırılsın Ayasofya açılsın" sloganları attığımız Ayasofya Cami'nin yeniden ibadete açılmasının milletimize, ümmete ve tüm insanlığa tekrar hayırlı olmasını diliyorum. 86 yıl aradan sonra tekrar buranın ibadete açılmış olması bizler için gerçekten mutlulukların en büyüğü. Rabbim bize bunu nasip etti. Tüm İslam alemi ayrı bir mutluluğun içinde. Tabii kimler memnun kimler değil o da işin ayrı bir yanı." şeklinde konuştu.

"Macron'un derdi sömürgeci yapıyı tekrar ayağa kaldırmak"

Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta yaşanan patlamaya değinen Erdoğan, "Kurban Bayramımız maalesef koronavirüs salgınının gölgesi altında biraz buruk geçti. Bayram sonrası Lübnan'dan gelen acı haberler yüreklerimiz dağlandı. Birileri gibi şov yapmak için değil ezeli ve ebedi kardeşliğimiz için Lübnan'dayız. Macron filan bunların derdi tekrar sömürgeci yapıyı ayağa kaldırmak. Bizim böyle bir derdimiz yok. Biz insani ve İslami görevimizi yaptık. Maalesef mezhep taassubundan kurtulamayan İslam dünyasında ülkelerimiz var. Ne mezhep ne ırki taassup. Bizim inancımızda bu yok. Türkiye hiçbir çıkar peşinde koşmadan Lübnan halkının yanında olmaya devam edecektir." açıklamasında bulundu.

Doğu Akdeniz'de yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile görüşeceğini bildirdi.

Türkiye'nin dış siyasette aktif bir yol izlemesinin birilerini rahatsız ettiğini ifade eden Erdoğan, "Ülkemizin Doğu Akdeniz’deki haklarını garanti altına alma yolundaki adımları hem iç hem de dış politikada turnusol kağıdına dönüşmüştür. CHP ülkemize destek vermek yerine Yunan medyasının ağzıyla konuşmayı tercih etmiştir. Özgüven yoksunu bir Türkiye hayali kuranlar, bizim dik duruşumuzdan rahatsız oluyorlar. Bugüne kadar Doğu Akdeniz’de ne yaptıysak meşru temelde yaptık" diye konuştu.

"Hakkımızı yedirtmeyiz"

Akdeniz'de gerginliği artıran tarafın Yunan ve Rum kesimi olduğunu aktaran Erdoğan, oyunlara asla gelmeyeceklerini belirterek şunları söyledi:

"Tüm bunlar Türkiye'yi denizden çevrelemeye yönelik hamlelerdir. Hiçbir ülke, şirketin bizden izinsiz bizim bölgelerimizde arama yapamaz. Kimse kendini dev aynasında görmesin. Şov peşinde de koşmasın. Yunanistan ile çözümü hep diplomatik temelde aradık. Bizim kimsenin hakkında gözümüz yok ancak hiçbir ülkeye de hakkımızı yedirtmeyiz. Oruç Reis'in pazartesi günü başlattığı çalışma Türkiye'nin BM'ye bildirdiği kıta sahanlığı sınırları içerisindedir. Türkiye kıyılarına 2 km, Yunan anakarasına 580 km uzaklıktaki Meis Adası üzerinden deniz yetki alanı talep etmek akılla izah edilemez. 10 km2'lik bir adanın 40.000 km2'lik bir deniz yetki alanına sahip olduğu iddiası komik ve temelsizdir. Doğu Akdeniz'de çözümün yolu diyalog ve müzakeredir. Kazan-kazan temelli bir formül bulunabilir. Biz asla gereksiz macera peşinde değiliz, gerilim de aramıyoruz."

Batı Trakya konusunda Avrupa Birliği'ne çağrı yapan Erdoğan, "Benim Batı Trakya'daki soydaşlarımıza saldıranlar bilsinler ki bunun uluslararası hukukla da diğer yöntemlerle de hesabını verirler. Soydaşlarımızın hukukunu korumak bizim görevimizdir. AB'yi de uyarıyorum. AB olarak üyeniz olan bir ülke, AB hukukuna göre, azınlıkların hukukunu koruma sorumluluğunu yerine getiriyor mu getirmiyor mu? Bunun hesabını AB'nin Yunanistan yönetimine sorması lazım." ifadelerini kullandı.

Koronavirüs salgını konusunda vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Erdoğan şunları kaydetti:

"Koronavirüs salgını hayatımızda pek çok şeyi kökten değiştirdi. Çalışmalarımızı virüs gerçeğine göre yeniden dizayn ediyoruz. Maskeyi takmalıyız. Bakıyorsunuz maskeyi çenesinin altına koymuş. Bu olmaz. Hastanelerimiz yeterli sayıda hatta dünyaya göre çok daha fazla bir konumdayız. Böyle olduğuna göre bizler maskeye, mesafeye, temizliğe dikkat edeceğiz ki öte yandan hastanelerimiz en modern anlamda var. Doktorlarımız büyük çabalar sarf etti, ediyorlar. Ambulanslarımız her an seferberlik halinde. Ama halkımız da bizi anlasın. Toplu yerlerde yapılan eğlencelere ara verin. Herhalde hastane yataklarında komada yatmaktansa eğlenceye ara vermek daha evladır. Bunları yapmayalım aileleri üzmeyelim."

Yorumlara Git

Ahlaksızlığa ve dijital zehire karşı Fransa'da tarihi karargah kuruldu! Darısı Türkiye'nin başına!

Yeni Başbakan hızlı başladı: İlk icraatı elektrikte KDV'yi kaldırmak oldu

Okul katliamında kan donduran ayrıntılar! 43 sayfalık iddianamede şok gerçekler!

Balkanlar’da büyük ihanet! Komşudan katliamcı ABD ordusuna üs kıyağı!

Oktay Saral'dan Fatma Soydaş'a sert tepki: Ucuz ve tiksindirici… Türkiye, din düşmanlarının cirit atacağı bir ülke değildir